|
Edebiyat/Felsefe/Şiirler forumunda yılmaz erdoğan şiirler konu başlığının kısa özeti; SANA BAKMAK
Herşey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela.
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın.
Veya şiir y...
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
|
| Yazar |
Mesaj |
tasmanyaaa
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 03 Haziran 2005
Mesajlar: 1873
Tema: Parthenos (32225)
Nerden: CeNnEt
Yaş: 20


Puan: 2553
|
SANA BAKMAK
Herşey yapılabilir
Bir beyaz kağıtla
Uçak örneğin, uçurtma mesela.
Altına konulabilir
Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
Sallanan bir masanın.
Veya şiir yazılabilir
Süresi ötekilerden kısa
Bir ömür üzerine..
Bir beyaz kağıda
Herşey yazılabilir,
Senin dışında..
Güzelliğine benzetme bulmak zor,
Sen iyisimi sana benzemeye çalışan
Herşeyden:
Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor.
Belki tabiattadır çaresi
Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin..
Ve benim
Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim..
Anlarım bitkiden filan
Ama anlatamam
Toprağın güneşle konuşmasını
Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
Sen bana ışık ver yeter
Bende filiz çok..
Köklerim içimde gizlidir
Gelen giden, açan soran, bere budak yok
Bir şiir istersin
"içinde benzetmeler" olan
Kusura bakma sevgilim
Heybemde sana benzeyecek kadar
Güzel birşey yok
Uzun bir yoldan gelen
Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum
Yaralı yarasız sevdalardan geçtim
Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
Herşeyi anlattım..
Olan olmayan, acıtan sancıtan..
Bilsem ki sana varmak içindi
Bütün mola sancıları
Bütün stabilize arkadaşlıklar
Daha hızlı koşardım
Severadım gelirdim
Gözlerinin mercan maviliğine..
Sana bakmak
Suya bakmaktır..
Sana bakmak
Bir mucizeyi anlamaktır..
Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
Aşk sorgusunda şahanem
Yalnız kelepçeler sanıktır
Ne yazsam olmuyor
Çünkü bilenler hatırlar..
Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
Bahçıvan değil tüccarlardır
Sen öyle göz,
Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
Sen teninde cennet kayganlığı iken,
Sana şiir yazmak ahmaklıktır..
Bir tek söz kalır
Dişlerimin arasından
Ben sana gülüm derim
Gülün ömrü uzamaya başlar
Verdiğim bütün sözler
Sende kalsın isterim
Ben sana gülüm derim
Gül sana benzediği için ölümsüz..
Yazdığım bütün şiirler
Sana başlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak
Bir beyaz kağıda bakmaktır.
Her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır..
gördüğün suretten utanmak..
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır..
sana bakmak
Allah’a inanmaktır.
yılmaz erdoğan |
|
En son tasmanyaaa tarafından 27 Haziran 2005, 14:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
Enchanting
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 09 Haziran 2005
Mesajlar: 7798
Tema: Parthenos (32225)
Nerden: Ankara
Yaş: 18


Puan: 7936
|
Çok hoş.. |
|
|
_________________
"Sessizdi hayata haykırışlarım oysa..
Bu gürültü niye?"
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
tasmanyaaa
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 03 Haziran 2005
Mesajlar: 1873
Tema: Parthenos (32225)
Nerden: CeNnEt
Yaş: 20


Puan: 2553
|
kasetindeki şiir....dinlememiş olanlara tavsiye |
|
|
_________________ sewemedim kimseyi içimdeki sen gibi...
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
tasmanyaaa
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 03 Haziran 2005
Mesajlar: 1873
Tema: Parthenos (32225)
Nerden: CeNnEt
Yaş: 20


Puan: 2553
|
Anladim
anladim
sabahlari açilir
esnaf çarşilari yeminle
"bedreddinim bir agaca asilir"
anladim
en büyük yalan yemindir
edilir sabahlari
gecesini hatirlamayan esnaflarin
tüm merasimleri gömdüm
ömrümün reklam amaçli takvimlerine
anladim
kimse üzgün degildi
bayraklar yariya indiginde
bir tek el isteyen
yordam ve özür dileyen
anladim
herkese kötü şeyler hatirlatan yüzüm
evet yüzümdü
her görüşmeye taşidigim
kandirilmaya gönüllü bir gönülle
az sütlü neskafelere sigaralar iliştirdim
göz gördüm başka açilara ayarli
uzun bir yüz gördüm
meger filmin sonu diye ayarsiz
fin yazardi se end zamaninda
bir zamanlar
fransizlar hep fransiz kalacaklar
sabah sinemasinda pazarlari
aklimi alip dogdugum evin
müze olma istegine saklayacaklar
ama kavaklar büyüyecek
herkesten gizli boyatmak
bir kavagin becerecegi iştir ancak
anladim ki agaçlar
topraga aci verdikçe büyüyorlar
her pazartesi and içip
cumalari marşa basan
camiler dolusu yemin edip
taburlarca yalan söyleyen
bu toprakta bu agaç
kuruyacaktir elbet
anladim
kimseye aci vermeden
büyünmüyor
namusum ve şerefim ve
çocuklugumun üzerine beton dökerim ki
tüfek filan degil
çimento icat edildi de
bozuldu mertligin mimarisi
esrarli bir ülkeye göçtü sabrin taş ustalari
anladim
alti dükkan olsun istiyor evinin
ve aglamakli bulmuyor apartimanlari
benim taş ustamin karisi
ve her yerde
şube açmak istiyor
iskender kebabini icat eden
büyük iskender’in çocukları
ki gölge filan etmez
yoğurtlu bir ziyafet çekerdi
diyojen’le karşilaşsaydi.
anladim
bursali iskender’in
romalı arkadaşından daha çoktur
uygarlığa katkısı
oysa
bu satırlarla üstünü örten ben
kelimelerle sargı bezi ve
melhem yapan
ozanlığı en çok kendini üzen ben
anladım
sadece öğlenleri açarım yaramı
ve hiçbir yerde şubesi olmaz
bu kanamalı hastanın
anladım. |
|
|
_________________ sewemedim kimseyi içimdeki sen gibi...
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
tasmanyaaa
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 03 Haziran 2005
Mesajlar: 1873
Tema: Parthenos (32225)
Nerden: CeNnEt
Yaş: 20


Puan: 2553
|
Sevebilme ihtimali
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gün Veyselkarani'de haşlama yeme ihtimalini sevdim.
İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında
Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman
özlemeye başladım herkesi...
Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..
Bizim Kemalettin Tuğcu'larımız vardı...
Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı...
Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,
solculuk oynamaya başladık..
Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla...
Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve
Türk Dil Kurumu'na inat bir Türkçeyle...
Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.
Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.
Oysa Ankara'da hiç sevişmedim ben.
Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..
Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..
Ankara'ya usul usul kurşun yağıyordu..
Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.
Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim
Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım
Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece
Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde
Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu
Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.
Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.
Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini
Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü
Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum
Muş ovasının yalancı maviliğini
Otobüs oluyordum bir süre
Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde
Otobüs oluyordum
Bir ülkeden bir iç ülkeye
Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.
Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin
Korkuyordum
Sonra iniyordum otobüsten
Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,
ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,
ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.
Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..
Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan
Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam
Ben seninle bir gün Van'daki bir kahvaltı salonunda
Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği
bir yol üstü lokantasında
Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan
Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında
Ben seninle herhangi bir insan elinin
terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim
Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!
YILMAZ ERDOĞAN |
|
|
_________________ sewemedim kimseyi içimdeki sen gibi...
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
|
|
|
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
|
|