Reklam Alanı
Zaman: 25 Ekim 2014, 21:56

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Eğer sitemizi ilk kez ziyaret ediyorsanız, lütfen Kurallar ve Sıkça Sorulan Sorular sayfalarımızı okuyunuz. Forumlarımıza mesaj gönderebilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. Forumlarımızdaki mesajları görüntülemek için forumlar sayfamızdan istediğiniz forumu seçip ziyaret edebilirsiniz.



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 17 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2
Yazar Mesaj
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 28 Mayıs 2004, 14:49 
Super Friend
Super Friend
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Haziran 2003, 01:25
Mesajlar: 575
Sevgili Eternity,
Eğitim konusunda gerçekten de çok önemli bir noktaya değinmişsin.Ben de, aynı eğitim döneminde birebir gözlemlediğim 2 farklı durumu paylaşmak istiyorum.
Bahsettiğim sene, 8. sınıfları okutuyordum. Sınıf öğretmeni olduğum sınıfa o yıl yeni bir öğrenci kayıt edildi. Çok sessiz, içine kapanık bir çocuktu. Herşeyden öte çok donuk bakıyordu etrafına. Görme sorunu olmadığını bilmesem görmüyor diyebilirdim.Okula alışamamanın dışında başka bir sorunun olduğunu düşünerek rehberlik servisine sordum bunun nedenini.Aldığım bilgiyle şok yaşamıştım. Çok detaylı anlatmak istemiyorum ama size aktarabileceğim tek şey babasının gözleri önünde öldürüldüğüydü. Çocuğun,3 kere intahar girişiminde bulunduğunu öğrenmek ise gerçekten de benim için çok üzücü ve bir o kadar da tedirgin ediciydi.
Tahmin edebileceğiniz gibi ona karşı çok hassas ama diğer yandan başına gelenleri bildiğimizi belli etmeden , farklı davrandığımızı hissettirmeden yaklaşmamız gerekiyordu. Öylece başladık seneye.
Biraz da yine aynı sınıfta, hatta bahsettiğim öğrencinin arkasındaki sırada oturan başka bir öğrencimden bahsetmek istiyorum. Bir ailenin tek çocuğu, zeki ama tüm arkadaşlık bağlarını koparacak boyutta hırslı ve asosyal biri. Bu hırsı yüzünden tüm öğrencilerin antipatisini kazandığını ve onların tabiriyle "ot kokuyor" diyerek yanına yaklaşmak istemedikleri biri olarak çok yalnız olduğunu ama bunun bile farkında olmadığını da eklemek istiyorum.
8. sınıf stres düzeyi yüksek bir senedir. Tıpkı ÖSS ye hazırlanan öğrenciler gibi onlar da LGS için çok fazla sınav kaygısı taşırlar. Bu sebeple çok sık veli toplantısı yaparız ve ailelerinin de bu önemli senede çocukların yanında olmalarına çabalarız.
Bu veli görüşmeleri boyunca, canı, kanı, örnek alacağı babasını kaybederek büyük bir çöküntü yaşayan , yaşamaktan zevk almayan, okulmuş, dersmiş, arkadaşlıkmış, gelecekmiş, eğitimmiş gibi değerleri görmeyen bir çocuğun, annesinin o yılmayan çırpınışlarıyla, tüm sevgisiyle, ona olan sonsuz güveniyle nasıl değiştiğini, hayata bağlandığını birebir gördüm.
O kadın, oğluna bu büyük güveni aşılarken bir diğer anne oğluna "Çalış!Yoksa sütümü helal etmem" diyecek kadar insansı,günde bin soru çözmediği taktirde babasının uyumasına izin vermeyeceğini söyleyerek korkutucu oldu.Babası "Bak O senden daha yüksek not almış. Bu mu senin başarın" diyerek annesiyle ne kadar uyumlu !?! olduğunu gösterdi.
İşin en kötü yanı ise, çocuklarını her gün bu sözlerle hatta yeri geldiğinde tokatlarıyla ezen bu anne baba "okumuş" dediğimiz, hani çocuğuna nasıl davranacağını en azından daha iyi bilir diyebileceğimiz türden insanlardı.
Şimdi o çocuklar lise 3 öğrencisiler. Ailesinin sayesinde karakteri "yen, ez, başar"!!!! şeklini almış öğrencimiz şu an hiç istemediği hatta son tercihi olan bir Anadolu Lisesinde hala asosyal bir yaşam sürüyor. Diğer öğrencimiz ise aynı kampüste bulunduğumuz lise binasında. Öğlen yemeğinde kendisini gördüm, yan okulla yaptıkları basket maçını almanın heyecanını benimle paylaştı :) kucaklayarak....



Paylaş:
  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 02 Haziran 2004, 15:39 
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 23 Haziran 2003, 22:52
Mesajlar: 2849
Eğitim bölümünün forumda yer alması konusu 2-3 hafta öncesine dayanır ve bu konu ortaya atıldığında "bizim gibi eğitime dü$kün bir millet bu konuya ne kadar ilgi gösterir acaba" gibisinden bir cümle sarfedip gülmü$tüm. Ve nihayetinde biraz dü$ündükten ve bu bölümün yükünü kaldırabileceğine emin olduğum vişne ile yaptığım konu$malar sonucunda varılan nokta üzerine hiç dü$ünmeden bu bölümü foruma ekledim. İ$in aslı beklediğimden daha fazla ilgi gördü ha bu demek değil ki $u an ki katılımdan memnunum, hayır değilim. İnsanların eğilimlerine tabi ki yön veremeyiz ama düz mantık bir hesap yapıldığında ömrümüzün 10 ila 15 senelik(daha fazlada olabilir) bir bölümünü kapsayan ve oldukça büyük bir öneme sahip olan eğitim hayatımız ile ilgili fikir payla$ımlarının bir cümle ile bile olsada olması gerektiğini dü$ünüyorum.

İlgi gösterip, katkıda bulunan arkada$lara te$ekkür ederim ve (umarım) daha fazla katılımın olacağı bir bölüm olacaktır. :)


  
 
 Mesaj Başlığı: Eğitimsizlik sistemi ...
MesajGönderilme zamanı: 27 Haziran 2004, 07:29 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 06 Mayıs 2004, 19:03
Mesajlar: 1375
Yaş: 35
Konum: nereye...
Türkiye'deki eğitim denince durup düşünmek lazım gelir. Keşmekeş mi desem yoksa boyutsuz bir düşünce platformu mu. Belki de düşüncesizlikler üzerine kurulmuş bir platform. Eğitim demek insan demekse şayet, insanın değeri var ise şayet o zaman bu değersizlik nedir ? Eğitime verilen değer, harcanan emek, maddi manevi külfet ne kadar yeterli benim ülkemde. Yeterli mi kelimesi bile ne durumda olduğumuzu göstermiyor mu zaten ? İnsanların bakış açıları, düşünce yapıları, hayat görüşleri eğitim sayesinde değişir. Bu değişim çoğu zaman iyi yönde olur. Elbette ki istisnaları göz ardı etmiyorum ama bilinen gerçek o dur ki, eğitim her şeydir. Alanın yanına kar kalır, almayan kendisi bilir ikilemi olan bir "eğitimsizlik sistemi" içinde yaşıyoruz. İşte bu benim ülkemin gerçeği. İşte bu benim ülkemin eğitim gerçeği. Türkiye'de eğitim alıyorum. Peki aldığım eğitim ne için? Yeterli mi ? İşte yine aynı soru. Türkiye'de eğitim hakkında ki görüşlerim, düşüncelerim, yaşadıklarım hep bir karmaşaya götürür beni. Eğitimde fırsat eşitliği kavramı geldi ülkeme. Ama nedense hala kavram halinde varlığını sürdüyor. Hayata geçmesi mucizelere bağlı ama mucizeye inanan sadece yönetim. Bu eğitim sistemi, bu eşitsizlik nasıl ortadan kalkar bilmiyorum. Ülkemin her köşesine, her metre karesine eğitimi götüremezsem, geleceğin öğretmeni olan ben öğretmekten kaçarsam, kim hangi eğitimi alabilir ki ? Teoriyi değil, artık uygulamaları konuşalım. Somut bir şeyler yapılıyorsa onları irdeleyelim. Bizim bu ortamda paylaştığımız düşünceler ne kadar yeni boyut katar bu olaya bilmem ama, bildiğim bir şey var ki o da insanların gözleri hala kapalı ve kapatılamaya da devam ediyor. Bir çok anket sorusuna verilen cevaplar da bunun en güzel örneği değil mi zaten. Neden popstar ? Neden BBG'ler ? Neden üç kuyu varken tek kuyudan su çekiyorsunuz (!) Türkiye'de insanlar yönlediriliyor, hem de çok iyi bir şekilde. Ama eğitim konusunda yönlendirmek deyince maalesef ki çöl ortasında susuz kalıyorsunuz. Gelecek kaygısı, ekonomik koşulların yetersizliği, çalışma azmi ve güdüsü ne güzel de konuluyor önümüze. Sonra da eğitim alın diyoruz, çabalayın kazanın diyoruz. Eğitim hayatı bitmez ! Yeter ki isteyin, kimseden beklemeyin biri gelsin de bize eğitim versin. Şartları oluşturun derim ben ülkemin şartlarını göz önüne alıp. Eğitim saygıdır, birbirini anlayan bireyler topluluğu yetiştirmek için bir alt yapı sürecidir. O zaman diyorum ki, ülkemde kendine yeten bireyler isterdim ben. Eğitimi arayıp bulan, eğitimden kaçmayan. Türkiye'deki eğitim gerçeği de şudur ki; sadece oku, sınava gir, çık, tekrar oku. Bu devran böyle döndükçe okutmaya devam edecekler zaten ! Saygılarımla...


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 27 Temmuz 2004, 18:03 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 27 Temmuz 2004, 15:27
Mesajlar: 1961
Yaş: 24
Konum: Tekirdağ
wallah eğitim hakkında iç açıcı şeyler söylemek pek mümkün değil. Çok diüşündüm bu konuda. İnsanların hayatlarını 2 sınava bağlamanın pek mantıklı olmadığını düşünüyorum.bu sene LGS'ye girdim ve pek başarılı olamadığımı sanıyorum(yarın açıklanacak).İnsanın başarılı olacağı liseye veya üniversteye sınavla girmesi eğitim sistemindeki büyük bir açık.

_________________
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek...
Diyorsanız ki, okumasın
Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 30 Ekim 2004, 23:27 
Super Friend
Super Friend
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 25 Haziran 2003, 01:25
Mesajlar: 575
Tıp öğrencileri de gelecekten endişeli



Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenciler arasında yapılan araştırmada, öğrencilerin büyük bölümünün gelecek endişesi taşıdığı belirlendi. Tıp fakültesine giren öğrencinin, daha birinci yıl Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı (TUS) düşündüğünü ifade eden Dr. Yeşim Şenol, “Öğrenciler tıp fakültelerine hekim olma isteğiyle giriyorlar ama uzman olma isteğiyle çıkıyorlar. TUS, intörnlük eğitimini de olumsuz etkilemektedir” diye konuştu.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Mehmet Aktekin başkanlığında bir ekip tarafından yapılan araştırmada, tıp öğrencilerinin endişe düzeyleri araştırıldı.

Ekipte görev alan Dr. Yeşim Şenol, tıp fakültelerine, ülkenin ihtiyacından daha fazla sayıda öğrenci alındığını belirterek, şunları söyledi: “Bugün Türkiye’deki tıp fakültelerinde yaklaşık 32 bin öğrenci eğitim almakta ve her yıl yaklaşık 4 bin 500 hekim mezun olmaktadır. Bu kadar çok hekimin mezun edilmesi, bir takım sorunlar yaratmaktadır. Bunlardan biri de işsizlik sorunudur. Bugün Türkiye’de hekimler açısından, gizli işsizlik oldukça yaygın bir sorundur.”

Gerçekleştirdikleri araştırmada, 126 öğrencinin, okula girdiği andan mezun oluncaya kadar olan endişe düzeyine bakıldığını belirten Şenol, birinci sınıftaki öğrencinin gelecek endişesi orta seviyedeyken, son sınıflarda şiddetli hale dönüştüğünün belirlendiğini kaydetti.

Gelecek endişesini etkileyen en büyük nedenler arasında ekonomik, ailevi sorunlar ve Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın (TUS) önemli yer tuttuğuna işaret eden Şenol, bu sorunun giderilmesi için, maddi sıkıntıda olan öğrencilerin ekonomik açıdan desteklenmesi, burs, kredi gibi olanakların artırılmasının uygun olacağını belirtti.

Birinci basamak hekimliğinin, çalışma şartları ve ekonomik durumun iyileştirilmesi yoluyla daha cazip hale getirilebileceğini vurgulayan Şenol, ülke koşullarına ve önceliklerine uygun olmayan tıp eğitim müfredatının da bir başka sorun olarak ortaya çıktığını söyledi.

HEKİM VE UZMAN OLMA İSTEĞİ

Tıp fakültesine giren öğrencinin, daha birinci yıl Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı (TUS) düşündüğünü ifade eden Dr. Yeşim Şenol, “Öğrenciler tıp fakültelerine hekim olma isteğiyle giriyorlar ama uzman olma isteğiyle çıkıyorlar. TUS, intörnlük eğitimini de olumsuz etkilemektedir” diye konuştu.

Dr. Şenol, erkek öğrencilerin endişe düzeyinin daha yüksek olduğunu da belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tıp fakültelerinde okuyan erkek öğrenciler, kadın öğrencilere göre daha fazla gelecek endişesi taşıyor. Ekonomik ve aile sorunu olanların gelecek endişesi, diğerlerine göre yüksek. Araştırmada, öğrencilerin yaklaşık dörtte birinin, tıp fakültesine girdiğine pişman olduğu saptandı. Bunun nedeni de eğitimin yetersiz olması, meslek yaşamına başladığında verdiği emeğin karşılığını alamama endişesi gibi faktörlerdir.”



Tarih: 17/10/2004

www.egitimhaber.com


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 18 Kasım 2004, 06:37 
Türkiye'de eğitim denen kör düğümün en temelinde yatan sebep: eğitime verilen önem! (bakarsan bağ bakmazsan dağ olur, yeterince üzerinde durulmayan eğitim sistemimizin sorunları bırakın dağı ,sıradağ şekline geldi Türkiye yüzölçümünün %75'ini şimdiden kapladı!) Bazılarınında
(üstüne vazife olanlar) bu sorunu düşünemedikleri (ya da işlerine öyle geldiği için)ve beyinlerini çalıştırmadıkları için beyinlerinin %99'u örümcek bağladı, tozdan, kirden. ne demişler işleyen demir ışıldar. işlemeyeninki işte böyle örümcek bağlar.

Eğitime verilen öneme güzel bir örnek: Kuzey Kıbrıs Rum kesiminin bir köyünde okula gidecek tek bir çocuk bulunmaktadır. Bizde böyle bir durumda o okulun kapısına kilit vurulur çünkü tek bir öğrenci için okul açık tutulmaz.o çocuk en yakın merkezdeki okula yöneltirilir giderse gider gitmezse kendi bilir.Ya da gidebilirse gider gizemesse yine kendi sorunu. ama Kuzey Kıbrıs Rum kesimindeki o çocuk için devlet atama yapmış ve çocuk eğitimine devam ediyor.


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 18 Kasım 2004, 06:58 
sabahın bu saati olmuş uykusuzum. ve bu konular şalterimi attıran konular. resmen tersim dönmüş. Yukarıda acayip bi hata yapmışım. Kuzey Kıbrıs Rum Kesimi yazmışım. Kuzey Kıbrıs Biz Türklerindir:)
düzeltiyorum Güney Kıbrıs rum Kesimi..


  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 17 mesaj ]  Sayfaya git Önceki  1, 2


Benzer başlıklar
 Başlıklar   Yazar   Cevaplar   Görüntüleme   Son mesaj 
Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. İnteraktif Eğitim Platformu UĞUR TV Hakkında

menza

0

3872

17 Şubat 2009, 12:19

menza Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. AB Sürecinde Türkiye ve Eğitim

vişne

6

1686

01 Haziran 2004, 11:10

MARTI Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Türkiye Eğitim ve Sevgi Seferberliği'ne Davet

BIRDUNYAUMUT

0

1582

04 Haziran 2006, 22:35

BIRDUNYAUMUT Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Sunum için Türkiye hakkında konu

ilkerbresson

3

953

01 Şubat 2011, 12:56

Agapenar Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Eğitim...

Alamut

3

2556

24 Mayıs 2004, 15:24

Alamut Son mesajı görüntüle

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz


© 2003, 2014 Türkiye Forum | Kullanım Koşulları | Gizlilik İlkeleri | Geçerli XHTML | CSS | Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
phpBB SEO

Reklam Alanı

Sitemize kayıt olan bazı kullanıcılar forumlarımıza mesaj/başlık/konu/içerik gönderme veya yazma yetkisine sahip olurlar.Bu nedenle bu kayıtlı kullanıcılar sitemiz üzerine ya da forumlarımıza direkt olarak (önceden onaysız) mesaj gönderebilmektedirler. turkiyeforum.com yöneticileri ve yardımcıları bu kullanıcılar tarafından yayınlanabilecek her türlü uygunsuz, etik kurallara aykırı, site kurallarımıza aykırı, telif haklarının ihlalini içeren, yasa dışı v.b. içerikleri/mesajları/ögeleri tespit eder etmez derhal ilgili konuyu/mesajı/başlığı/yazıyı site üzerinden sileceklerdir/yayından kaldıracaklardır ve gerekirse kullanıcının IP adresini tespit edip ilgili kullanıcıyı siteden uzaklaştıracaklardır. Yine de her türlü duruma karşı tarafımızdan tespit edilemeyen, gözümüzden kaçan, takip edilemeyen bu tarz ilgili kurallara ya da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletişim formunu ya da admin @ turkiyeforum.com e-posta adresini kullanarak bize bildirebilirsiniz.