Reklam alanı

Google
Sistem saati: 02 Eylül 2010, 19:33

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]





Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2007, 20:39 
Çevrimdışı
Lover of TurkiyeForum
Lover of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01 Şubat 2007, 16:51
Mesajlar: 949
Yaş: 21
Konum: Bursa

Kendimi düsünmekten alamadigim bir gün, bu satirlari yazmaya basladim.
Yasam; toplumda iletisim içinde olmaktir. Niçin insan iletisim içinde olmak ister? Çünkü insan, yalnizliga karsi ilikleri donduran bir ürpertiye sahiptir. Bu yalnizlik duygusundan kurtulmak için olsa gerek; insanlar ifade sekilleri kendilerininkine benzeyenlerle iletisim kurarlar. Bu iletisim bazen iki bazen ikiden fazla kisiyle grup noktasina ulasir. Toplumdaki iki iletisimden bahsetmek istiyorum sizlere. Birinde kisi baskalarinin beklentilerine uyarak güvenlik kazanma yoluna gider; fakat kendisi olmayi unutur. Ve böyle insanlarin elinde yasam bir kum gibi akip gider. Unutmayalim ki; insani yalnizliktan kurtaracak tek yol boyun egme degildir.

Diger yol; insanla ve dogayla kurulan, kendiliginden olan ve bireyi bireyselligini devre disi birakmaksizin dünyaya baglayan iliskidir. Insanlarin bu tür iliskilere girmeleri, kendilerinin yasayabilmesi az görülendir; ama neyse ki bundan tamamen yoksun degiliz. Eminin sizler de benim gibi, kendiliginde olan; duygulari, düsünceleri ve eylemleri toplumun yarattigi bir robotun degil, kendi özlemlerinin ifadesi olan insanlari taniyorsunuzdur. Bu sekilde kendini ifade edebilen her kisi, hiçlik duygusu içindeki insan grubundan eksilen "bir " kisidir. Bunlar gibi toplumda az rastlanan; fakat görmedigimiz bir büyünün etkisine kapilmisçasina onlara ulasma çabasi içinde oldugumuz bu insanlari saniyorum sanatçi diye ifade etmek yerinde olur. Balzac'in ifadesiyle sanatçiyi; kendi kendine ifade edebilen bir birey, Fromm'a göre ise; sapmalari ve özlemleri nesnel yapitlarla ifade eden kisi olarak tanimlayabiliriz. Sanatçilar ve disinda kalanlar arasindaki fark ise; "eski tarz bir fotografçi ile yaratici bir ressam arasindaki kadardir." der üstat.

Simdi söyleyecegime karsi çikanlar olsa da; hayat, sunulmus bir armagandir bizlere. Öyleyse biz insanlar onu kendi istedigimiz gibi tüm benligimizle yasayabilmeliyiz. Oysa birileri hayati istedigimiz gibi tüm benligimizle yasayabilmeliyiz. Oysa birileri hayati istedigimiz gibi yasamamizdan, kendimiz olmamizdan dahi rahatsizlik duyuyorlar. Okumak, yazmak,bozmak bagirmak, çigirmak, oksamak; Insani,denizi, dogayi kucaklamak, nefretlerimizi ve sevgilerimizi dile getirmek, coskulu olmak, sözün kisasi; çiglik çigliga tüm seffafligimizla yasamak istiyoruz.

Çok sey istemedigimizi biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki; coskuyla kopmaz sekilde baglidir yaratici düsünmek. Oysa toplum, her zaman oldugu gibi su günlerde de coskusalligimizi sinirlandirarak ütopik bir kavram haline getirmeye çalisiyor yaraticiligi. Coskusuz düsünmek sanki ideal olanmis gibi sunuyor. Sanatçilarda ise bastirilan bu cosku siir, resim, dans fotograf vb. Uzun sözün kisasi; sanat olarak ortaya koyuyor kendini. Fakat sanatçilar kadar sansli olmayip, bu yetenekten yoksun olup kendi olabilmis insanlarin varligini kabul etmek gerekir.

Tüm bunlarin disinda bir insan tipinden daha bahsetme geregini duyuyorum. Bunlar topluma boyun egmeme cesaretini göstermis; fakat sanatçi gibi kendini ifade edemedigi için çeliski yazisi ne yazik ki yenilgiyle sonuçlanmis; nevrotik tip diye nitelendirilen insanlardir. Fromm'a göre; "Nevrotik kisi tam boyun egmeye karsi girisilen savastan vazgeçmemis olan, ama ayni zamanda da büyülü yardimci figürün almis olabilecegi figür ne olursa olsun, ona bagimli kalan insandir. Nevrozun ise; her zaman için temelde basarisiz bir girisim olarak anlasilmasi gerekir." Freud da Fromm gibi bu insanlarin sorunlarini, "Içgüdüsel dürtülerin toplum degerleri tarafindan yarattigi çatismadir." diye tanimlamaktadir. Çevremde çok *** duydugum ama duymaya hala alisamadigim ve hiç bir zaman alisamayacagim "sana dayanamiyorum hayat" çigligi atan, nevrotik olma yolunda ilerleyenlere tek çözümün sanat oldugunu hatirlatmak isterim. Tüm bunlar bir kenara sizlerde benim gibi bir sürü insan taniyorsunuzdur.; oturdugu yerde bireysellik, özgürlük diye kolunu dahi kipirdatmadan elde etmeyi bekleriz. Oysa sanatçi, elde etmeyi istedigi belki de edemedigi bu özgürlügün en azindan bunu simgeledigini düsündügü denizi, gökyüzünü, kuslari, dogayi, maviyi, tüm çiplakligiyla kadini ve erkegi yapitlarina aktarmaya çalisarak özgürlüge ve beraberinde kendine bir adim daha yaklasir.Bütün bu anlattiklarimin isiginda bir insan düsünün : Bas kaldiran. Sizce bu kisinin baska bir siniri olabilir mi? Iste sanatçi, yani sinir tanimaz siradan ve kliselerle degil, kendine özgü yapitlarla her seyden önce kendiligindenligi ve bireyselligi savunandir. Ayrintilarla ugrasandir. Ve ayrintilarin yasama pirilti katan yildizciklar oldugunu bilendir sanatçi.

_________________
Seni sevmeyi ağır ödüyorum...
Resim


Başa Dön
 Profil  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2007, 22:31 
“Sanatçı, kalbinin ve beyninin ürettiklerini estetik bir biçimde ifade eden, kendisini değil en yüksek hislerle meydana getirdiği ya da yorumladığı eserleri ön plana taşıyan ve taşıdıklarıyla topluma ayna olan, duygu ve düşünceleriyle birkaç adım önde olan, özüyle, sözüyle ,fikriyle, tüm yaşantısıyla insanların saygınlığını kazanan,ülke ve dünya sorunlarına karşı duyarlılığıyla çözüm arayan ve yaratan, konuşması,davranışları ve bir bütün olarak her türlü haliyle herkese örnek gösterilen ve gösterilmeye aday olan kişidir.”


Başa Dön
  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 05 Mayıs 2007, 22:47 
Çevrimdışı
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 02 Şubat 2005, 00:28
Mesajlar: 3375
Yaş: 23
Kopyala yapıştır yaparken dikkat et.Kötü bir görüntü oluyor."Sanatçi" gibi mesela..

_________________
*Nerdesin hayat? Inan ki seni de geride birakabilirim.. Ama bir inat..*


Başa Dön
 Profil  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Benzer başlıklar
 Başlıklar   Yazar   Cevaplar   Görüntüleme   Son mesaj 
Yeni mesaj yok Buda'nin YaŞam ÖykÜsÜ

Alamut

0

1301

17 Temmuz 2004, 13:37

Alamut Son mesajı görüntüle

Yeni mesaj yok Sanat Nedir?

Affedilmeyen

1

13422

10 Mart 2006, 01:15

Zen Son mesajı görüntüle

Yeni mesaj yok Kültür Nedir?

Affedilmeyen

0

311520

12 Mart 2006, 21:10

Affedilmeyen Son mesajı görüntüle

Yeni mesaj yok Bu sanat değilse nedir? Yok böyle bir olay!

m4ng0

2

509

16 Nisan 2009, 23:29

KaRaMeL Son mesajı görüntüle

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  

© 2003, 2010 Türkiye Forum | Geçerli XHTML | CSS | Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
phpBB SEO

Sitemize kayıt olan kullanıcılar forumlarımıza mesaj/başlık/konu/içerik gönderme veya yazma yetkisine sahip olurlar.Bu nedenle tüm bu kayıtlı kullanıcılar sitemiz üzerine ya da forumlarımıza direkt olarak (önceden onaysız) mesaj gönderebilmektedirler. turkiyeforum.com yöneticileri ve yardımcıları bu kullanıcılar tarafından yayınlanabilecek her türlü uygunsuz, etik kurallara aykırı, site kurallarımıza aykırı, telif haklarının ihlalini içeren, yasa dışı v.b. içerikleri/mesajları/ögeleri tespit eder etmez derhal ilgili konuyu/mesajı/başlığı/yazıyı site üzerinden sileceklerdir/yayından kaldıracaklardır ve gerekirse kullanıcının IP adresini tespit edip ilgili kullanıcıyı siteden uzaklaştıracaklardır. Yine de her türlü duruma karşı tarafımızdan tespit edilemeyen, gözümüzden kaçan, takip edilemeyen bu tarz ilgili kurallara ya da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletişim formunu ya da admin @ turkiyeforum.com e-posta adresini kullanarak bize bildirebilirsiniz.