Reklam Alanı
Zaman: 25 Ekim 2014, 21:56

Tüm zamanlar UTC + 2 saat [ GITZ ]


Eğer sitemizi ilk kez ziyaret ediyorsanız, lütfen Kurallar ve Sıkça Sorulan Sorular sayfalarımızı okuyunuz. Forumlarımıza mesaj gönderebilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. Forumlarımızdaki mesajları görüntülemek için forumlar sayfamızdan istediğiniz forumu seçip ziyaret edebilirsiniz.



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 04 Nisan 2006, 17:23 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Şubat 2006, 11:34
Mesajlar: 2721
Safra taşları safra kesesi içerisinde depolanan sıvı içerisindeki bazı maddelerin çökerek sertleşmesi ile oluşur. Safra vücudun yağların sindiriminde kullandığı bir maddedir. Safra karaciğer tarafından yapılır ve safra kesesi içerisinde depolanır.Yağlı gıdalar mideden onikiparmak barsağına geçtiğinde safra kesesi kasılarak safra kanalı vasıtasıyla safrayı ince barsaklara gönderir. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Koç, safra kesesi taşlarıyla ilgili bilgileri Mynet okurları için yazdı.

Safra su,kolesterol,bazı yağlar,safra tuzları ve bilirübinin bileşiminden oluşur.Safra tuzları yağı parçalar,bilüribin safraya ve büyük abdeste kahverengimsi rengi veren maddedir.

Normalde sıvı halde olan safra çok fazla kolesterol,safra tuzu veya bilirübin içerir ise bunlar çökerek taş oluştururlar.

Safra taşları kolesterol ve pigment taşları olmak üzere iki tiptir.Kolesterol taşları sarı-yeşil renktedir ve primer olarak kolesterolün sertleşip çökmesi ile oluşur.Tüm safra taşlarının yaklaşık olarak % 80'i bu tip taşlardır.Pigment taşları ise küçük,koyu renkli,bilirübin tarafından oluşturulan taşlardır. Safra taşları bir kum tanesi gibi küçük olabileceği gibi bir pinpon topu büyüklüğüne ulaşabilir.Safra kesesi tek büyük bir taş,çok sayıda küçük taşlar veya bunların çeşitli kombinasyonlarını oluşturabilir.

Safra kesesine ve safrayı ve diğer sindirim enzimlerini karaciğer,safra kesesi ve pankreastan ince barsaklara taşıyan kanallara topluca bilier sistem denir. Safra taşları bu kanallardan herhangi birini tıkayarak normal safra akışını durdurabilirler. Tıkanabilecek bu kanallar safrayı karaciğer dışına taşıyan hepatik kanallar,safra kesesinin kanalı olan sistik kanal veya hepatik ve sistik kanallardan gelen safrayı ince barsaklara taşıyan ana safra kanalı olabilir. Bu kanallarda birikip akamayan safra; safra kesesi,kanallar veya nadiren karaciğer içinde iltahaba yol açabilir. Pankreas kanalı da ana safra kanalı ile birleşerek barsağa açılır. Eğer safra taşı bu kanalı tıkar ise pankreas enzimleri akamaz ve bu kez aşırı ağrılı ve bazen de tehlikeli bir rahatsızlık olan pankreatite yol açabilir. Eğer kanallardan herhangi biri uzun süre tıkalı kalacak olursa safra kesesi,karaciğer ve pankreası etkileyecek oldukca ağır ve bazen ölümcül hasarlar oluşabilir.Bu ciddi problemin belirtiler ateş,sarılık ve devamlı ağrıdır.

Safra Taşlarının Sebepleri Nelerdir?

Kolesterol taşları: Eğer safrada kolesterol ve bilirübin miktarı çok fazla veya safra tuzları çok az ise kolesterol taşları oluşur, safra kesesinin yeterli boşalamaması da diğer bir sebeptir.

Pigment taşları: Pigment taşlarının sebebi tam bilinememektedir. Sirozlu,safra yolları iltihabı olan kişilerde ve orak hücreli anemi gibi ailevi bazı kan hastalıklarında oluşmaktadır. Safrada bilirübin çok arttığında kalsiyum gibi diğer bazı maddelerle bileşim oluşturarak çöker ve siyah safra taşlarını oluşturur.

Safra Taşı Oluşumunda Risk Faktörleri Nelerdir?

Obesite: Şişmanlık özellikle kadınlarda safra kesesi taşı oluşumunun majör risk faktörüdür. Normalden orta derecede daha kilolu olmak bile riski arttırır. Bunun sebebi obesitenin safra içeriğindeki safra tuzları miktarını azaltıp kolesterol artmasına yol açmasıdır. Obesitede ayrıca safra kesesi boşalması da yavaşlamıştır.

Estrojen: Gebelik,hormon tedavisi veya doğum kontrol hapı alımıyla estrojen miktarının artması safradaki kolesterolü arttırmak ve safra kesesi çalışmasını yavaşlatmak yolu ile safra taşı oluşumunu arttırır.

Cinsiyet: Safra taşları kadınlarda daha çok görülür. 20-60 yaş arası kadınlarda erkeklerin iki misli oranında taş görülür.

Yaş: Yaş ilerledikce safra kesesi taşı oluşma oranı artar.

Kolestero düşürücü ilaçlar: Kandaki kolesterol düzeyini düşüren ilaçlar, safrada salgılanan kolesterol miktarını arttırırlar, bu da taş oluşumunu arttırır.

Kan triglserit yüksekliği: Kanda bulunan bir yağ asidi olan trigliserit düzeyi yüksek olan kişilerde safra taşı oluşumu artmıştır.

Diabet: Diabetli hastalarda genellikle trigliserit düzeyi yüksektir, bu da taş oluşum riskini arttırır.

Hızlı kilo kaybı: Hızlı kilo kaybı esnasında vücut yağı metabolize ederken bu durum karaciğerden safra içersine ekstra kolesterol salgılanmasına yol açar, bu da safra taşlarına yol açar.

Açlık: Uzun süreli açlıkta safra kesesi hareketleri yavaşlar bu da, kese içerisinde kolesterol konsantrasyonunun artmasına ve taş oluşumuna yol açar.

Chron hastalığı: Bu hastalık barsakların iltihabi bir hastalığıdır,bu durumda safra asidi metabolizması bozulur, safra içerisinde kolesterolü çözünür halde tutacak yeterli safra asidi oluşturulamaz ve kolesterol çökerek taş oluşturur.

Safra Kesesi Taşlarının Semptomları Nelerdir?

Safra kesesi taşı olanlarda gıdaların sindirimi etkilenir, özellikle yağlı gıda alımında bazı yakınmalar oluşur. Bu yakınmalar: -Karında şişkinlik

-Karın ağrısı
-Geğirti
-Gaz
-Hazımsızlık gibi yakınmalardır.

Safra taşları sıklıkla 'safra kesesi atağı' denilen ani oluşan semptomlar yaparlar. Bu ataklar genellikle yağlı yemekleri takip eder, gece uyku esnasında başlayabilir.Tipik bir atakta:

- Karın üst kısmında ani oluşan, devamlı, şiddetli bir ağrı vardır, yarım saat ile saatler boyu sürebilir.

- Sırta, orta kısma veya sağ kürek kemiği altına yayılan ağrı olur.

- Bulantı veya kusma olur.

Özellikle terleme, titreme, ateş, sarılık yakınmaları olan hastaların derhal bir doktora başvurmaları gereklidir.

Safra kesesinde taş olan bazı kişilerde ise hiçbir semptom yoktur, bu kişilere 'asemptomatik' ve bunlardaki safra taşlarına da 'sessiz safra kesesi taşları' denir. Bu taşlar hiçbir belirgin yakınma olmadan uzun yıllar sessiz kalabilirler.

Safra Kesesi Taşları Nasıl Teşhis Edilir?

Sessiz safra taşları veya belirgin yakınma yapmayan taşlar başka rahatsızlıkların incelenmesi veya check-up esnasında tesbit edilir. Ancak bazı yakınmalar nedeni ile safra kesesinden şüphelenilir ise ultrasonografi yapılmalıdır. Ultrasonografi vücuda ses dalgaları gönderilerek ve bunların organlardan geri yansımaları bir monitörde değerlendirilerek yapılan bir incelemedir. Safra taşları bu tetkik ile tesbit edilebilir.Ayrıca kolesistografi, kolesintigrafi, tomografi ve emar denilen radyolojik yöntemler gereğinde kullanılabilir. Safra kanalları içerisinde taş olup olmadığını anlamak için MRCP (emar kolanjiopankreatografi) veya ERCP (endoskopik retrograt kolanjiopankreatografi) yapılabilir. Ayrıca kan testleri ile enfeksiyon,tıkanma,pankreatit veya sarılık bulguları tesbit edilebilir.

Safra taşı semptomları kalp krizi, apandisit, ülser, barsak hastalıkları, mide fıtığı, pankreatit ve hepatit ile karışabilir, bu nedenle doğru tanı konması çok önemlidir.

Safra Kesesi Taşlarında Tedavi

Safra kesesi taşlarının tedavisi cerrahidir.Bu amaçla yapılan ameliyata 'kolesistektomi' denir, Safra kesesinin çıkartılması anlamına gelir. Günümüzde yapılan standart ameliyat 'laparoskopik kolesistektomi'dir. Bu ameliyatta karında yapılan 4-5 adet 0.5-1 cm'lik insizyondan cerrahi aletler ve minyatür bir video kamera yerleştirilir. Bu kamera yardımıyla cerrah karın içindeki organ ve dokuları önündeki monitörde büyütülmüş olarak ve yakinen görür. Cerrah monitöre bakarak cerrahi aletlerini kullanıp safra kesesinin kanalını ve damarlarını bağlar, karaciğerden dikkatli bir şekilde sıyırır ve bir toba içine koyarak açmış olduğu ufak yaraların birinden karın dışarısına alır.

Laparaskopik cerrahide karında büyük bir yara açılıp, adeleler kesilmediği için hastalar eskiden yapılan açık ameliyatlara göre daha az ağrı duyarlar ve daha az komplikasyon riski taşırlar. Hastalar bu ameliyatta hastanede sadece bir gece kalırlar ve birkaç gün içerisinde normal yaşam ve aktivitelerine dönebilirler.

Eğer cerrah laparoskopik ameliyat esnasında aşırı iltahaplanma,çevre dokularla aşırı yapışıklık gibi engellerle karşılaşırsa aynı anda açık cerrahiye dönülebilir.Bazı durumlarda bu sorunlar ameliyattan önce de bilinebilir ve açık cerrahi önceden planlanabilir. Bu ameliyata 'açık cerrahi' denmesinin sebebi cerrahın safra kesesini alabilmek için 10-15 cm'lik bir insizyon yapma zorunluğudur. Bu da majör bir cerrahi işlemdir ve hastanede birkaç gün yatmayı gerektirir, evdeki nekahat süresi de birkaç haftayı bulabilir. Günümüzde açık cerrahi, deneyimli ellerde safra kesesi ameliyatlarının % 5'inden daha azında gerekmektedir.

Eğer safra taşları kanallara düşmüş ise ameliyat öncesi ERCP yapılmalıdır. ERCP'de hastaya ağız yoluyla uzun bir endoskop yutturularak ince barsağa ulaşılır, safra kanalının barsağa açıldığı yer bulunur. Endoskoptaki özel bir bıçakla kanalın ucu kesilip genişletilir,buradan kanala girilip taş özel aletlerle çekilip barsağa düşülür.

Daha önce kolesistektomi ameliyatı geçirmiş olan kişilerde nadiren ameliyattan haftalar,aylar ve hatta yıllar sonra safra kanalları içinde taş tesbit edilebilir. Bu taşlar da ERCP ile başarıyla tedavi edilebilirler.

Başka hastalıklar nedeniyle anestezi alamadığı için ameliyat edilemeyen hastalarda, eğer hastada kolesterol taşı varsa bir takım ilaçlarla bu taşlar eritilmeye çalışılmaktadır. Taş eritilmesi başarılı olsa bile altta yatan patoloji devam ettiği için bu kişilerin çoğunda yine taş oluşabilmektedir.

Safra Kesesinin Alınmasının Zararı Var mıdır?

Kişide safra kesesi olmadığı zaman da normal yaşam sürdürülebilmektedir. Safra kesesinin olmaması diyette bir değişikliği gerektirmez. Safra kesesi alındığında karaciğerin yapmış olduğu safra, safra kesesinde depolanmak yerine direkt olarak kanallarla barsağa akar, bunun devamlı akması az sayıda bazı hastalarda ishal sebebi olabilir, bu durum da diyet ve ilaçlarla düzeltilebilmektedir.

Mynet'ten alıntıdır.

_________________
Yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır.

Nietzsche



Paylaş:
  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 


Benzer başlıklar
 Başlıklar   Yazar   Cevaplar   Görüntüleme   Son mesaj 
Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Menopoz Hakkında Bilinmesi Gerekenler

ComiC

0

1181

19 Eylül 2004, 13:28

ComiC Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Alzheimer Hakkında Bilinmesi Gerekenler

ComiC

2

1713

25 Eylül 2004, 23:06

ComiC Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. 'Kortizon' hakkında bilinmesi gerekenler...

Alamut

1

110891

26 Ocak 2005, 07:24

ZOYA Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Deri Kanseri hakkında bilinmesi gerekenler

kokomela

1

1893

01 Aralık 2005, 10:37

ilmurat Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Gizemli Hastalık: 'Sarkoidoz' hakkında bilinmesi gerekenler.

Alamut

1

3315

02 Eylül 2004, 12:36

EcCeNtRiC Son mesajı görüntüle

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz


© 2003, 2014 Türkiye Forum | Kullanım Koşulları | Gizlilik İlkeleri | Geçerli XHTML | CSS | Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
phpBB SEO

Reklam Alanı

Sitemize kayıt olan bazı kullanıcılar forumlarımıza mesaj/başlık/konu/içerik gönderme veya yazma yetkisine sahip olurlar.Bu nedenle bu kayıtlı kullanıcılar sitemiz üzerine ya da forumlarımıza direkt olarak (önceden onaysız) mesaj gönderebilmektedirler. turkiyeforum.com yöneticileri ve yardımcıları bu kullanıcılar tarafından yayınlanabilecek her türlü uygunsuz, etik kurallara aykırı, site kurallarımıza aykırı, telif haklarının ihlalini içeren, yasa dışı v.b. içerikleri/mesajları/ögeleri tespit eder etmez derhal ilgili konuyu/mesajı/başlığı/yazıyı site üzerinden sileceklerdir/yayından kaldıracaklardır ve gerekirse kullanıcının IP adresini tespit edip ilgili kullanıcıyı siteden uzaklaştıracaklardır. Yine de her türlü duruma karşı tarafımızdan tespit edilemeyen, gözümüzden kaçan, takip edilemeyen bu tarz ilgili kurallara ya da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletişim formunu ya da admin @ turkiyeforum.com e-posta adresini kullanarak bize bildirebilirsiniz.