|
Edebiyat/Felsefe/Şiirler forumunda Umutsuzlar Parkı.. konu başlığının kısa özeti; Biliyorsunuz parkların
Sizi çağıran tarafları
İnsanın gizli, karanlık köşeleriyle oranlı
Orada saklanıyor onlar
Çünkü her türlü saklanıyorlar orada
Bir yağmur öncesinin loş sokaklarıyla
Dağınık ...
|
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
|
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
Sayfa 1, 2 Sonraki
|
| Yazar |
Mesaj |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
Biliyorsunuz parkların
Sizi çağıran tarafları
İnsanın gizli, karanlık köşeleriyle oranlı
Orada saklanıyor onlar
Çünkü her türlü saklanıyorlar orada
Bir yağmur öncesinin loş sokaklarıyla
Dağınık mavisiyle gözlerinin
Sevgi vermez kadın uçlarıyla
Korkuya, sadece korkuya sığınmış olarak
Eskimiş, kurtlanmış ikonlarıyla kiliselerinin
Yalvaran bakışlarıyla - nasıl da sevimsiz -
En kötüsü, belki de en kötüsü
Bir duygu açlığıyla soluyarak
Parklara yerleşiyorlar, parkların
Onları çağıran köşelerine..
Bir karıncayı selamlıyorlar, besili, siyah.
Bacak aralarından.
Çömelmiş, öyle sakin
Selamlıyorlar..
"Günaydın" diyorlar atılmış bir kâğıt parçasına,
Kuleler yapıyorlar ayak parmaklarından..
Birinci katta bir kibrit çöpü oturuyor,
Acılar alıp veriyor dünyadan..
Dillerini gösteriyorlar, dizkapaklarını..
Bir sıkıntı şiiri gibi,
Sıkıntı
İşte
Tam orada duruyorlar.. |
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
| Bu Başlık İçin Teşekkür Eden Kullanıcılar: |
| 1 Kullanıcı bu başlık için teşekkür etti: tush (02-07, 3:21), Teşekkürler dEEp başlık için |
 |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
Bu kimin duruşu, bu sizin en gülmediğiniz saatlerde
Her cümlede iki tek göz, bu kimin
Ya da kim korkuttu bu kadar sizi
Bu nasıl sevişmek, üstelik bu kadar hızlı
Ya da tam tersine
Boş vermek öperken, severken boş vermek sevmelere
Sulardan ürpermek gibi dokununca,
Ya da ben kimi sarmışım böyle kollarımla
Kime söz vermişim, biraz da unutmak gibi
Denir mi, ama hiç denir mi, iş edinmişim ben
İş edinmişim öyle kimsesizliği
Kendimi saymazsam - hem niye sayacakmışım kendimi -
Çünkü herkese bağlı, çünkü bir yığın ölüden gelen kendimi
Konuşmak? konuşuyorum, alışmak? evet alışıyorum da
Süresiz, dıştan ve yaşamsız resimler gibi..
Ne çıkar sanki sardıysam sizi kollarımla
Unutmak, belki de unutmak olsun diye mi..?
Onu da tatmak gibi
Oysa ne bir evim oldu, ne de bir yerim var şimdi gidecek
Ama gitmenin saati geldi
Kirli bir gömleği çıkarıp asmak
Yıkayıp kurutmak ister ellerimi
Su içmek, saati kurmak ve sebepsiz dolaşmak biraz da
Açınca camları - diyelim camları açtık ya sonra? -
Sonrası şu: ben bir camı, bir perdeyi açmış adam değilim
Bilirim ama çok bilirim kapadığımı
Öyle iş olsun diye mi, hayır
Bilirim içerde kendimi bulacağımı
Dışarda görüldüysem inattan başka değil
Evet, çünkü bu karanlık işime en geleni
Kendimi saklıyorum ya, bir yığın ölüden gelen kendimi
Oramı buramı dürtüyorum, bunu sahiden yapıyorum
Ve açıyorum bütün muslukları
Diyorum sular mı böyle, sular mı olmalı
Ne geldiği, ne de gittiği yer belli
Olmuyor, gene kendimi düşünüyorum
Alıştım istemiyorum.. |
|
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
Binlerce, ama binlerce yıldır yaşıyorum..
Bunu göklerden anlıyorum, kendimden anlıyorum biraz..
İnsan, insan, insandan ; Ne iyi ne de kötü,
Kolumu sallıyorum yürürken, kötüysem yüzümü buruşturuyorum..
Çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum..
Öldüklerimi sayıyorum, yeniden doğduklarımı..
Anlıyorum, ama yepyeni anlıyorum bıktığımı.
Evlerde, köşebaşlarında değişmek diyorlar buna,
Değişmek..
Biri mi öldü, biri mi sevindi, değişmek koyuyorlar adını..
Bana kızıyorlar sonra, anısızın bana..
Kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma..
Oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan,
Ve geçilmiyor ki benim,
Duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan..
Bilmezler, kızmıyorum, bunu onlardan anlıyorum biraz..
Erimek, bir olmak ve unutulmak içindeki onlardan,
Ya da bir başkaca şey : Ben kendimi ayırıyorum,
O yapayalnız olmaktaki kendimi..
Böyleyken akıp gidiyorum bir nehir gerçeği gibi..
Sanki ben upuzun bir hikâye,
En okunmadık yerlerimle,
Yok artık sıkılıyorum.. |
|
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
Sevdazan
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Ankara
Yaş: 30


Puan: 5373
|
art arda 3 ekleme dEEp kardeşimizden
teşekkürler |
|
|
_________________ ***SEVGİ: ASIL KUDRETİN SAHİBİDİR***
www.sevdazanca.tr.cc
|
|
| Oylanmadı
|
       |
 |
barbar
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 05 Kasım 2006
Mesajlar: 2740
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Kartal yuvasından
Yaş: 18


Puan: 3104
|
Biliyorsunuz, size geldim sadece
Kapınızdan aldım, ballı çöreklerinizden
Peki bu sevinmek niye?
Girdim ki içeriye yıllardır soyunuyordunuz
Ve işte giyiniyordunuz yıllarca
Bir Mısır, bir Roma, belki de bir Yunan elleriyle
Eski bir insandınız merdivenler gıcırdıyordu
Her eski daha bir eskiyi uyarıyordu
Otlar ve geyikler duruyordu tanımsız sadelikler içinde
Sesler mi? acı sesler geliyordu erkeksiz, yanık
Bir türlü bakıyor, gene bir türlü soluyordunuz işte
Düşündüm, ama merdiven gıcırdıyordu
Olmazdı sanki gıcırdamasın, ürpermesindi bir yerimiz
Biliyorsunuz olmazdı
Ağzımız koksun, ama koksun, biz iğrençliğe de varız
Yatalım, leş gibi yatalım, öylesine alıştığımız ki bu
Bir kumru bir kumruyu tamamlasın
Bir yılan, bir fare bir deliği kapasın bu
Sadece bu.
Bak göreceksin nasıl da ayrılmak istiyoruz sonra
Nasıl da kaçmak istiyoruz birbirimizden
Yeniden yeniden yeniden
Yeniden hazırlanıyoruz
Sanki bir güzelliği ödüyoruz
Belki bir güzelliği ödüyoruz. |
|
|
_________________ Keşke hiç büyümeseydikte,dizlerimiz kanasaydı kalbimiz yerine..
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
barbar
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 05 Kasım 2006
Mesajlar: 2740
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Kartal yuvasından
Yaş: 18


Puan: 3104
|
Biz olmayan insanlarız, ya da çok kuşkuluyuz - böyle
Nereden geldiniz, tam sizi soracaktım - böyle
Biraz da soğuk almışım, biraz da içki, biraz da bahçe
Yukarı çıkalım, hadi çıkalım, annem çay pişirir size
Çünkü o bizim yukarda her zaman bir mavi olur
Güneşler girer çıkar ellerinize
Biriyle konuşursunuz, olmayan biriyle, hadi sevinin
Kim bilir, belki de buluşursunuz
Söz verip sizi bekletenlerle
Sonra da çıkarız - niye olmasın - bahçeye çıkarız birlikte
Otlara basarız, dallara değeriz, bunları hep yaparız
Biraz da susmalıyız. İnsan bir şeyler aramalı kendinde.
Dedim ya, annem de var, ama çay pişirmez size
Durur da durur işte yıllanmış heykeller gibi
Bilmem ki, bilmiyorum da, belki de benim annem yok
Belki de öyle beyaz ki, alışmış görünmezliğe.
Nereye gidiyorsunuz ama nereye
Sanki biz olmayan insanlarız biraz da kuşkuluyuz
Ya da çok kuşkuluyuz - böyle. |
|
|
_________________ Keşke hiç büyümeseydikte,dizlerimiz kanasaydı kalbimiz yerine..
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
barbar
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 05 Kasım 2006
Mesajlar: 2740
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Kartal yuvasından
Yaş: 18


Puan: 3104
|
Yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
Elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
Siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum
Belki de kim diye sorsalar beni
Güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
Belki de alıp başımı gideceğim
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı.
İşte bir denizdeyim, dalgalar ortasında
Kim olsa denizci der, denizden anlayan der bana
Adımı bilmeden der, adımı bilmeden
Şafaklar kadar güzel adımı
O zaman bir kıvrılandır, bir kuruyandır dudaklarım
Ve gittikçe sıkılmaktır ülkesi sıkıntının
Sanki bir yokluğa, bir çaresizliğe bakar gibi
Nice yüzler görürüm, nice değişik kıyılar
İnsanı, o kayalar gibi sert insanı
Bekledikleri kadar.
Bir ağız, bir tütün, bir mızıka gerçeği gibi
Varınca kıyıya birden
Değilsin artık gemici. |
|
|
_________________ Keşke hiç büyümeseydikte,dizlerimiz kanasaydı kalbimiz yerine..
|
|
| Oylanmadı
|
     |
 |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
Bana bir şeyler söylediniz, anlamadım
Bir cümle, bir iyi söz, gene anlamadım
Doğrusu hiç anlamadım, siz ne demiştiniz..?
Ben ne demiştim, ve çekip gitmiştim sonra
Öyle ya, niye hiç değişmedi bakışlarınız?
Bitmedi, bitmedi şaşkınlığımız..
O gün bugündür işte - ben mesela
Çok usta bir avcının gözleri karşısında
Bir çocuk olarak taptaze oyuncakların
Ve çok ölçülü saatlerinde ev kadınlarının
Ki birdenbire açılan kucaklarında
Bitmed, ama bitmedi şaşkınlığımız..
Bitmedi anlaşıp soyunduğumuz gün - o beyaz
Bir taşı kaldırdığımda o akıl almayacak yaşayış
Tanrıyı sorduğumda, olur ya, günün birinde tanrıyı
Odama kapanıp saydığımda ayak parmaklarımı
Kapımı çaldıklarında - bunu size söylüyorum anladınız
Kaykılmış, büyümüş gözleriyle onların
Kim der ki yalan, ve yalandır orda konuştuklarımız
Bitmedi, daha bitmedi şaşkınlığımız..
Üstelik bitecek gibi değil
Biri kopmuş ayağından, biri kopmuş kimsesizliğinden
Sımsıkı tuttuğu dönerken köşeyi
Elinde bir bıçakla
Ve öldürmek isterken - kimiyse kimi
Gülünç, sebepsiz, bilinçaltı
Ama tutalım, koyvermeyelim
Tutalım koyvermeyelim bırakın kibarlığı
Yanılmak kolay, üstelik çok belli işte yanıldığımız
Bitmedi, diyorum bitmedi şaşkınlığımız..
Paralar bozduruyoruz, gereksiz eşyalar alıyoruz bu yüzden
İçtikçe içiyoruz o çocukluk günlerinin yüzüyle
Biri mi öldüydü ne, selviler, mezar taşları, kalabalık
Ya da bir masal mı söyleniyordu, hiç mi hiç bitmeyecek bir masal
Kimbilir n'olduydu gene
İşte bir sevgilinin bırakıp gitmesi üzerine
Apışıp kaldığımız, yatıverdiğimiz yemekten sonra
Saatin kaç olduğu - üstelik sorulmaz ki
Sabaha kadar sabaha
Uyuyup uyandığımız
Bitmedi, diyorum bitmedi şaşkınlığımız..
Evlere sığamıyoruz, öylesine büyüdü ki vücutlarımız
Ve konuşmalarımız, öylebüyüdüler ki peşi sıra
Hani hep bir olup da eve taşıdıklarımız
Kahveden, meydandan, sokak içlerinden
Bulup da çıkardığımız
Konuşmalar:
- Biri geliyor sözü değiştirelim
- Yürüsek açılırdık
- Bu ne uzun bakmak kendinize
- Ağzım mı kokuyor ne, yaa!... çok kötü bir günümdeyim
- Akşama bezik, evet, siz ne içerdiniz?
- Annem mi, çok sevinecek..
, Belki de sinemaya gideriz..
- Bilirsin erken kalkmalı, yarın.. (gülüşler) yok canım!
- Siz yarın deyince aklıma ölmek geliyor, katıla katıla ölmek
- Bana kalırsa..
- Evet size kalırsa
- Bana kalırsa şimdiden eğlenelim
- sus!
- Biri geliyor
- Biri geliyormuş sözü değiştirelim..
Yengemin başı ağrıyor, tek sebebi büyümek
Masalar, tabaklar, hani şu kirazlar koyduğumuz
Kalmadı adım atacak yer bu yüzden
Oğuza söylemeli, bir daha çiçek getirmesin
Lale de saçlarını kestirmeli
Sonra gereksiz eşyalar var, bir gün oturup konuşalım
Örneğin şu hasır koltuk neye yarıyor
Bana kalırsa babamın mineli saati
Tek bşaına bütün bir odayı dolduruyor
Hele annemin güneş gözlükleri
Yarından tezi yok, çakımı, kol saatimi, eldivenlerimi
Aaaa! kitaplarınız
Bitmedi, daha bitmedi şaşkınlığımız..
Üstelik bitecek gibi değil
Çok yaşlı bir kadın yün eğiriyor - düpedüz ilgisizlik
Bisiklet yarışları, akşam gezintileri, insan ne güzel eğleniyor
Bir hırsız giriyor ellerinize polisler hırsızı kovalıyor
Daha akşama çok var - olsun - biri sizi öpmeye hazırlanıyor
Bense berbere uğrayacağım, şu saçlarıma bakın!
Üstelik bilmiyorum bu şarapları nasıl içiyoruz
Balıkları nereden geliyor soframızın hele
Yıllardır ama, yıllardır neyi koysalar önümüze
Alıştık, sadece bir türlü bakıyoruz.
İşte biz böyle yapıyoruz.. |
|
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
fanta
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 28 Haziran 2007
Mesajlar: 2553
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: istanbul/sefaköy
Yaş: 19


Puan: 2728
|
bitmez umutlarım... |
|
|
_________________ Bütün renkler aynı hızda kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler...
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31669)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
İnsan doğduğu günleri iyi bilmeli
Size çiçekler aldım, adımı yazdım üstüne, iyi bilmeli
Korkunç bir Yahudi, korkunç bir pastayı bölüyordu ikiye
Bir avlu taptaze bir çaydanlığı gösteriyordu giderek
Oooo! demek bütün insanlar çay içecek
Bilmem, çok uzakta biri sevindi
Sonra ben sevindim; acı mı, sevinç mi, ama bilmeden
Belki de ilk olarak vardım ayakta durmanın tadına
Sıktım ki sıktım bir ara dişlerimi
Bir bakış, bir korku, ya da gereksiz bir eşya
Yani ne varsa atılması gereken sırtımda
Önce yavaş yavaş, sonra hızlı hızlı
Ve bir Ortodoks kabalığınca içten
Soyundum, yıkandım, ki görülmemiştir böylesi
Aklıma geldi derken; acı mı, sevinç mi, gene aklıma
Ben ki bir ölüyü beklemekle geçirdim geceyi
Bir ölüyü ve ölünün bütün inceliklerini
Size çiçekler aldım, adımı yazdım üstüne, biraz da bunun için
Gözlerim görüyordu, öyle ki, benden ayrı görüyordu gözlerim
Dişlerim ağrıyordu, denir ki ayrıca ağrıyordu benden
Bilmem, çok uzaklarda biri sevindi
Sonra ben sevindim, kadınlar sarışındı
Ben biraz esmerdim, o kadar
İşlerim kötü gitti
Bilseydim katılırdım savaşlar oldu ötemde
Yaşayanlar güzeldi
İnsan doğduğu günleri iyi bilmeli.
Geçen yıl korkulu bir çağda uyandım
Sur sışlarına çıktım, sıcak havaları severdim
Mezarlar gördüm, müzeler daha güzeldi
Annem sevinmek için boncuklar alıyordu çarşıdan
Ben boncuğu hiç sevmem, hele kırmızı hiç sevmem
Demek çok uzaklarda biri sevindi
Sonra ben sevindim, o ben ki işte bütün gün
Bir ölüyü bekledim ve ölünün bütün inceliklerini
Biri bir cinayetten dönüyordu, şan getiren bir cinayetten
Biriyse bir köleydi, kâğıtlar kalemler içinde
Akşamlara dek bir masa katılığınca gülen
Ama o gün bugündür ayrılmadım ben
Ayrılmadım işte o
Beklediğim ölüden.
Pek yakınım olacak, karım, ya da kızkardeşim
Belki hiçbiri değil, sadece bir kız
Öyle ki, biralar, yaz günleri onunla biraz güzeldir
Ama çok iyi bir günde çıldırıverdi
Yalnızlıktan
İnsan doğduğu günleri iyi bilmeli
Sonra temizce bir yemek yemiştim, hatırlıyorum
Dövülmüş kısraklar gibi uyumuştum
Bir şeyler ummuştum, umudu kesmek gibi
Sonra da gürültüler yapmak için dışarı çıktım
Kocaman bir adamdı dışardakiler
Bilmem, böylece kaça çıktı beklediğim ölüler
İşte her bakımdan kendini arıyordu biri
Şaşırmış arıyordu - ben miydim neydim -
Yıkılmış, bunalmış, sürgün içinde
Kendini arıyordu, aynı renk, aynı biçimdeki kendini
İnsan doğduğu günleri iyi bilmeli.
Koşup duruyorken, önce aşkların peşi sıra
İyi günler, serin evler, baygın kokulardan gelen aşkların
Bu sanki en azından tanrıyla işbirliği
Ya da buluşmak gibi özüyle insanların
Oysa bir sığıntıydım çok uzaktan bir gülmeye
Yalvaran gözleriyle - açılmış açıldıkları kadar -
Ya da bir tilki avında kim bilir kimin inceliği
- Gözleri, ufukta bir yerdi işte gözleri -
Belki de yer alıyordum korkuyla avuntu karşısında
Belki de yitirilmiş, yok bakacak yeri
Ya da bir ölüydük işte ve ölünün bütün incelikleri
Size çiçekler aldım, adım yazdım üstüne, iyi bilmeli
Korkunç bir Yahudi, korkunç bir pastayı bölüyordu ikiye
Bir avlu taptaze bir çaydanlığı gösteriyordu giderek
Oooo! demek bütün insanlar çay içecek
Hayır! Çok uzakta biri sevindi.. |
|
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
|
|
|
|
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)
|
Sayfa 1, 2 Sonraki
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
|
|