|
Edebiyat/Felsefe/Şiirler forumunda Sakince Yaşamak Bir Yalanı konu başlığının kısa özeti; Herşeye isim verebilir insan,
Katlayıp koyabilir dünyayı
arka odadaki dolabına,
Ve mesela sakince yaşayabilir bir yalanı...
Gözlerinde belirsiz bir yansımayla
anlatabilir kendince hayatı,
...
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
|
| Yazar |
Mesaj |
DiLeMmA
Best of TurkiyeForum


Kayıt: 01 Şubat 2005
Mesajlar: 2936
Tema: Parthenos (31768)
Yaş: 22


Puan: 3753
|
Herşeye isim verebilir insan,
Katlayıp koyabilir dünyayı
arka odadaki dolabına,
Ve mesela sakince yaşayabilir bir yalanı...
Gözlerinde belirsiz bir yansımayla
anlatabilir kendince hayatı,
Ya da durduğu yerde kabul etmeden soluksuz bir anıyı,
O durduğu en uçurum, en yalnız,
en sahipsiz yerde
Cesaretlenip hatırlar kürek kemiğinin çıkıntısını
Ya da mesela yaşayabilir sakince bir yalanı....
Yağmurun izi toprağın derinindedir
Bir karanlık basar,
cılız bir mum en basit temennidir.
Umutlandığı yerden başlar rüyalanmaya
Bir kanadın üzerinde seyahat eder
Sonra yarı yoldan döner
Gözlerini kapattığı zaman
parmaklarının arasından hile yapar
Binlerce isim arasından unutur adını
Ve mesela sakince yaşayabilir bir yalanı...
Gözyaşının izi kalbin en derinindedir
En savunmasız anda çıkar acısı,
ama hala gitmektedir
Bir çakıltaşının üzerine yazılır günün biri
sonra bir diğeri, ve bir diğeri....
Yorgunluğun sancısından,
yolculuğun sonrasından
beterse yalnızlığın ağırlığı
Ve mesela ben
sakince yaşamakta olabilirim bir yalanı... |
|
_________________ Sensiz kalacak bu şehir...
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
| Bu Başlık İçin Teşekkür Eden Kullanıcılar: |
| 1 Kullanıcı bu başlık için teşekkür etti: dEEp (15-12, 0:12), Teşekkürler DiLeMmA başlık için |
 |
dEEp
Super Friend


Kayıt: 18 Eylül 2004
Mesajlar: 550
Tema: Parthenos (31768)
Nerden: Cehennemin dibinden..
Yaş: 14


Puan: 828
|
Kaç yıl önce olduğunu bile anımsayamadığım,
Uzun bir zaman yolculuğunun en son köşesindeydi,
Aşk denen duygu ateşinin yüreğime ilk düştüğü vakitti,
Bir yaz haytalığında süregiderken mavi gözlerindeki yolculuğum.
Aşk denilen kelimenin sözlüğe, anlamı yeni yazılmak üzereydi.
Her aşk yüklenmiş kırmızı gülü sana getirmek isterken.
Karşına gelince, sadece al yanaklarının sıcaklığında gönlümü ısıtabilmekti galiba aşk.
Hiç utanmadan dokunabildiğim pamuk ellerini,
Ve duyduğum tüm aşk şarkılarında, şiirlerinde bir seni bir beni canlandırırken,
Ve tüm acıklı ayrılık şarkılarını, sanki en büyük korkularımla yüzleşmişçesine,
Dinlemekten çekinmekti galiba aşk.
Sonbahar gelmesin diye geceleri boğan uykusuzluklarda,
Hep seni ağlamaktı galiba aşk, hep seni sayıklamak,seni aramaktı.
Yaz bitmesin diye Allah Babaya haykırışlar,yağan her yağmurda,
Yavaşça tükenen umutlardı galiba aşk..
Yanına gelmeden önce hasret yüklü bir ton sözü sırtlanıp,
Ama seni görünce hepsini unutup,gözlerinde kaybolmaktı galiba aşk..
Tüm boş bulmaca karelerini isminle doldurup,
O bulmacaların bir köşesine sıkışmayı istemekti galiba..
Akşamları saklambaç oynamak yerine,çıplak ayakla,
Bir sahil kenarında seni düşünerek sana yürümekti belki de..
O herkesin tehlikeli dediği kuyuda boğulurken,
Seni düşünüp mutlu olabilmekti galiba aşk..
Sonbaharın gelecek olması ihtimalini,
Korkudan düşünememekti belki de,
Süt mısırı tazeliğindeki sapsarı saçlarına,
Bir daha hiç dokunamamak ihtimaline karşı,
En kral isyanlarla cephe almaktı belki de aşk..
Rüzgârdan senin sırtına doğru esmesini istemek..
Seni az da olsa bana yakınlaştırması için yalvarmaktı..
Hatta o güzel yüzünü aydınlattığı için güneşe,
Akşamları sahilde yürürken yolumuza mehtap tutan ay dedeye,
Teşekkür etmek,minettar olmaktı..
Çaresizce ayrılık sırasını beklerken bir mevsimin kanatlarında,
Kimsesiz köşelerde korkudan hıçkıra hıçkıra ağlamaktı galiba,
Sorugusuz sualsiz,sığınmak istemek bir baba şefkatine,
Biraz korku,biraz gariplik,biraz isyan kundaklamaktı galiba aşk..
Cesur cesur aşağı bakmaktı gözlerinin uçurumunda,
Ve düşmekten değil bakışlarından uzak kalmaktan korkmaktı aşk..
Uykularından kıskanmaktı,rüyalarına sızmak için bahaneler aramaktı..
Ve kutlamak istemekti ellerini ilk tuttuğum günü,
Kırk gün,kırk gece..
Dudaklarının sarhoşluğunda yok olmak istemekti bir aşk sözlüğünde,
Bir rüyâ nasıl bir ömre yayılır diye mucitçe düşünceler her eridiğinde,
Yavrusunu yitirmiş bir kartal gibi,son sürat uçup,
Bir dağa çakılmak istemekti galiba aşk..
Ve ayrılık günü gelip çattığında,
Konuşmaya bile mecâli olmadan,
Bir şehit edasıyla,ismini taşlara yazdırmaktı aşk..
Kimsesiz bir sokak karanlığı da olsa ayrılık,
Ağlamak ile gülmek arasında sıkışmış bir vapur gibi,
Bir o yana bir bu yana,savrulmaktı galiba aşk..
O an "Bir şimşek çaksa,dünya ortadan ikiye yarılsa,
Ya bu ayrılık olmasa,
Ya da herkes ölse,dünya kararsa.." diye haykırmaktı galiba aşk..
Arasından çok yıllar geçsede,şöyle bir düşünebilmek,
Unutamamak,yarı güler,yarı ağlar bir kalemle,
Uğruna bir şiir yazmaya çalışmaktı galiba aşk..
Her aşk yüklenmiş kırmızı gülü sana getirmek isterken,karşına gelince,sadece al yanaklarının sıcaklığında gönlümü ısıtabilmekti galiba aşk.. |
|
|
_________________ Kâmil iken cahil ettim alimi, vahşi iken yahşi ettim zalimi.. Yavuz iken zebun ettim Selim'i, her oyunu bozan gizli zor benim..!
|
|
| Oylanmadı
|
    |
 |
|
|
|
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot Kayıtlı Kullanıcılar: Yok
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
|
|