<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
  <title>Türkiye Forum</title>
  <link>http://www.turkiyeforum.com/</link>
    <description></description>
  <language>en_us</language>
  <copyright>Copyright 2003, Türkiye Forum</copyright>
  <lastBuildDate></lastBuildDate>
  <docs>http://backend.userland.com/rss</docs>
  <generator>phpBB 2.0.23 : CMX News Mod</generator>
  <category></category>
  <managingEditor>noreply@turkiyeforum.com</managingEditor>
  <webMaster>noreply@turkiyeforum.com</webMaster>
  <ttl>60</ttl>
    <item>
    <title>Sözleşmesiz iPhone'lar</title>
    <pubDate>Sun, 09 Nov 2008 14:29:19 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=37668</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/6278/6776278.jpg" border="0" align="right" /><span style="font-weight:bold">Vodafone, sözleşmesiz iPhone satışına da başladı. Ayrıntılar ve fiyatlar ise burada...</span>
<br />

<br />
iPhone 3G'yi cep telefonu kullanıcılarıyla buluşturan dünyadaki ilk GSM operatörü olan Vodafone, telefonun Türkiye'de paketli seçeneklerinin yanı sıra şimdi de sözleşmesiz satışına başladı. Sözleşme koşulu bulunmayan iPhone'lar, KDV hariç 645 Euro karşılığında Vodafone satış noktalarından alınabiliyor.
<br />

<br />
iPhone 3G'yi 25 Eylül'ü 26 Eylül'e bağlayan gece Türkiye'deki meraklılarıyla buluşturan Vodafone, cep telefonu kullanıcılarını sunduğu cazip paketlerle de iPhone sahibi yapıyor. iPhone 150, 350, 750 ve 1500 olmak üzere dört farklı paket seçeneği sunan Vodafone'dan 1 yıl sözleşmeli 1500'lük paketi satın alıp ayda 149 YTL ödeyerek bu telefona ücretsiz sahip olmak mümkün.
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal">Kaynak: hurriyet.com.tr</span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=37668</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Ölünce MSN hesabınıza ne olacak?</title>
    <pubDate>Fri, 17 Oct 2008 10:56:10 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=37323</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/0993/6650993.jpg" border="0" align="left" /><span style="font-weight:bold">Ölen birinin MSN hesabı ya da internetteki resimlerinin akıbeti ne oluyor?</span>
<br />

<br />
Örneğin bir MSN hesabının, resimlerin ya da blog yazılarının sahibi olan kişi hayata veda ettiğinde, bu kişinin internette yayınladığı materyaller ne oluyor?
<br />

<br />
Olaya hukuki açıdan bakıldığında sorunun cevabı aslında gayet açık. OUT-LAW.com'da editör olarak görevini sürdüren Struan Robertson'a göre kişi telif hakkına sahip olduğu tüm materyalleri dilediği bir kişiye miras bırakabilir. Robertson'ın bu konudaki düşüncesi ise şöyle: &quot;Diğer bir deyişle eğer istersem, ölümümden sonra internette bulunan fotoğraflarımı veya sitemi bir arkadaşıma bırakabilirim. Bunu yapmadığım taktirde 70 yıl boyunca bu materyaller internet üzerinden yayınlanmaya devam eder ve akabinde yayından kaldırılır.&quot;
<br />

<br />
Örneğin Facebook gibi sitelerde kullanıcı hesabını pasif konuma getirmediği müddetçe aktif olarak kaldığı biliniyor ve kullanıcı Facebook'taki verilerini kendisi silmediği müddetçe tüm bu veriler aynen hayatta kalmaya devam ediyor.
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">Ölümün ardından domain'lerin durumu</span>
<br />

<br />
Websiteleri söz konusu olduğunda işler biraz daha karışıyor. Bir domain ismi satın aldığınızda, bu domain'in süresi genellikle 2 yıllık bir süreyi kapsar ve bu sürenin sonunda domain'inizi yenilemezseniz, hakkınız elinizden alınmış olur. 
<br />

<br />
Bunun yanında kişilerin kendisine ait olan blog sayfalarının durumu da önem teşkil ediyor. Örneğin Wordpress.com, herhangi bir blog hesabı pasif durumda olsa bile bu hesaba ellemiyor ve yayınlanmaya devam ediliyor.
<br />

<br />
Bu konuya geniş yer ayıran Forbes dergisine göre, eğer kullanıcılar öldükten sonra hesaplarıyla ilgili planları varsa, bu durumda kullanıcıların kullanıcı adı ve şifreleri gibi anahtar verileri güvendikleri birine vermelerini öneriyor. Bu sayede ölümünün ardından tam yetkiyle donatılmış olan kişi, ölen kişinin hesabını ortadan kaldırabilir.
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal">Kaynak: hurriyet.com.tr</span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=37323</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Aylık 1 YTL'ye internet</title>
    <pubDate>Tue, 09 Sep 2008 17:34:44 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=36824</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5935/6385935.jpg" border="0" align="right" /> <span style="font-weight:bold">İnternet kampanyaları inanılmaz boyutlara ulaştı. Son bomba ise Türksat'tan.</span>
<br />

<br />
TÜRKSAT A.Ş'nin yeni kampanyasında, 1024 Kbps kotalı internete abone olanlar, 3 ay süreyle 1 GB kotalı kablo internet hizmetini 1 YTL'ye alabilecek.
<br />
TÜRKSAT A.Ş'den verilen bilgiye göre, 1 Eylül&#8211;30 Ekim arasında başvuruda bulunanlardan 1024 Kbps kotalı internete abone olanlar, 3 ay süreyle 16 YTL'lik 1 GB kotalı kablo internet hizmetine 1 YTL ödeyecek.
<br />

<br />
Kampanyadan mevcut aboneler ve yeni müşteriler 2 yıl abonelik taahhüdünde bulunmak şartıyla faydalanabilecek.
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal">Kaynak: Hürriyet</span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=36824</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Digital yayın devrimi yaklaşıyor</title>
    <pubDate>Tue, 09 Sep 2008 17:28:27 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=36823</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/1155/6391155.jpg" border="0" align="left" /><span style="font-weight:bold">50 yıldır analog yayından televizyon izleyen Türkiye'de digital yayının haritası belirlendi.</span>
<br />

<br />
Yaklaşık 50 yıldır analog izlenen televizyon, yeni yılla birlikte ABD'de sayısallaşacak. Amerika'da 17 şubat 2009'dan itibaren yayınlar dijital olacak.
<br />

<br />
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) raporlarından derlediği bilgilere göre &#8220;Dijital Televizyon Devrimi&#8221; olarak da nitelendirilen DTV (Dijital Televizyon) yayınları için hazırlıklarını sürdüren ABD, bu tarihten itibaren televizyon teknolojisini değiştirecek. FCC'nin raporuna göre, ABD'de yayın yapan aktif 1798 televizyon kanalından 1794'ü Şubat 2009'dan itibaren dijital yayına başlayacak. Bu kanallardan 1002'si hazırlıklarını tamamlarken 736'sı bu tarihe kadar hazırlıklarını tamamlayabileceğini bildirdi. Kanallardan 56'sı bu süreyi &#8220;bir miktar geçirebileceğini&#8221; belirtirken, 1 televizyon kanalı çalışmaları 
<br />
&#8220;kesinlikle&#8221; yetiştirmeyeceğini açıkladı ve 3 televizyon kanalı ise gerekli başvuru formlarını &#8220;hiç&#8221; doldurmadı.
<br />

<br />
Dijital yayınları almaya uygun cihazı olanlar sadece yayınların başlamasını beklerken, buna uygun televizyonu olmayanlar &#8220;Set Top Box&#8221; olarak adlandırılan ve ABD'de 40-70 dolar arası satılan küçük kutu vasıtasıyla yayınları dönüştürerek izleyebilecek ancak bu kutularla HDTV (High Defination Tele Vision) yayınları izlenemeyecek.
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">TÜRKİYE'DE 2015 YILINDA BAŞLANABİLİR</span>
<br />

<br />
Türkiye'de ise dijital televizyon yayını denemelerine 2006'da başlandı. 2014'e kadar Türkiye'nin yüzde 95'inde sayısal yayınların izlenebilmesinin mümkün olacağı öngörülüyor. Sayısal karasal yayını alma oranı yüzde 80'lerin üzerine çıktığı analog yayınların kapatılması için ek bir süre verilecek ve 2015 yılından itibaren analog yayınlar tamamen kaldırılacak.
<br />

<br />
RTÜK'ün internet sitesinde sayısal televizyonun faydaları ile ilgili şu bilgilere yer veriliyor:
<br />

<br />
-İzleyiciler açısından daha kaliteli, net görüntü ve ses alışı sağlanacak.
<br />
-Analog yayın için bir kanaldan bir TV program yayını yapılabilirken, karasal sayısal yayın bir kanaldan en az dört en fazla altı TV program yayını yapılmasına imkan verdiğinden kısıtlı ve milli bir değer olan frekansların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanacak.
<br />
-DVB-H yayınlarına uyumlu el cihazlarına ve cep telefonlarına yönelik televizyon yayınları iletilebilecek. Analog teknolojide mümkün olmayan hareket halinde alış, karasal sayısal yayın teknolojisi ile mümkün hale gelecek ve televizyon yayınlarının mobil alışı sağlanacak.
<br />
-Tek frekans ağı (SFN) teknolojisi sayesinde aynı kanaldan yayın yapan farklı noktalardaki sayısal yayınlar birbirlerini bozmak yerine kuvvetlendirdiğinden bu sayede enterferans sorunu ortadan kalkacak, frekansların etkin ve verimli kullanılması sağlanacak.
<br />
-Yine sayısal yayın avantajlarından olan portable-taşınabilir alışa uygun olarak yapılacak planlamada ve uygulamada metropol alanlarda binaların bahçe katında ve daire içerisinde net bir görüntü alışı sağlanacak.
<br />
-Yakın gelecekte, karasal sayısal televizyon deneme yayınlarıyla beraber etkileşimli televizyon yayıncılığı sayısal sistem üzerinden yapılabilecek. Yüksek çözümlemeli televizyon yayıncılığına (HDTV) geçiş bu sistem üzerinden sağlanabilecek. Cep telefonları ve el cihazlarıyla televizyon yayınlarının alınması (DVB-H) mümkün olacak. Böylece televizyon yayıncılığı ile internet ortamı ve haberleşme birbirlerine yakınsanmış olacağından AB müktesebatına uygun olarak zamanında ve öz kaynaklarla sayısal sistem transferi sağlanacak.
<br />
-Karasal sayısal televizyon yayıncılığında kullanılan televizyon vericilerinin daha az güç harcayarak aynı alanı kapsaması sağlanacak. Böylece insan sağlığını tehdit eden elektromanyetizma azaltılacak.
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal">Kaynak: Hürriyet</span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=36823</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Google Chrome</title>
    <pubDate>Wed, 03 Sep 2008 17:36:07 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=36725</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.nethabercilik.com/images/news/45799.jpg" border="0" align="right" /><span style="font-weight:bold">Google, &#8216;Google Chrome&#8217;'u 100 Ülkede Kullanıma Başlattı</span>
<br />

<br />
Google, yeni web tarayıcısı Google Chrome'un deneme versiyonunu 100 ülkede başlattı.
<br />
Arama motoru Google, &quot;Google Chrome&quot; adlı yeni web tarayıcısının deneme versiyonunu bugün başlatacağını açıkladı. 
<br />

<br />
Google yeni web tarayıcısının prototipini bugün kullanıma soktu. Google yetkililerinin arama motorunun resmi bloğundan yaptıkları açıklamaya göre, &quot;Google Chrome&quot; adı verilen ve Windows kullanıcılarının yararlanabileceği yeni tarayıcının Beta versiyonu bugün deneme amaçlı olarak kullanılacak. 
<br />

<br />
Yetkililer, 100'den fazla ülkede başlatılacak deneme versiyonu ile bu konuda daha geniş bir tartışma açmayı hedeflediklerini söyledi. 
<br />

<br />
Google'ın ürün yönetim müdür yardımcısı Sundar Pichai, Google'ın bu hizmetinin &quot;web&quot;de yeniliği teşvik etmek amacını da taşıdığını duyurdu. 
<br />
Arama motorunun yöneticileri, &quot;İhtiyacımız olan sadece bir tarayıcı değil, aynı zamanda web sayfaları ve uygulamalar için de modern bir platform. Yapmaya çalıştığımız da bu&quot; ifadesini kullandı. 
<br />

<br />
&quot;Google Chrome&quot; daha iyi bir hız ve cevap verme kapasitesiyle ve &quot;dolandırıcı sitelere&quot; karşı da daha güçlü bir güvenlikle hizmet vermeyi hedefliyor. 
<br />

<br />
Internet Explorer adıyla dünyada en çok kullanılan web tarayıcısının sahibi Microsoft, pazardaki bu hakimiyeti yüzünden sürekli mahkemelerde kendini savunmak durumunda kalıyordu. Önce ünlü arama motoruyla piyasaya hakim olan Google'ın yeni web tarayıcısı, bu alanda Microsoft'un karşısına çıkan rakiplerden sadece biri.
<br />

<br />
<a rel="nofollow" href="http://www.turkiyeforum.com/rlink/rlink.php?url=http://www.google.com/chrome?hl=tr" target="_blank" class="postlink">Google Chrome Türkçe Sürümü İndirmek İçin Tıklayın</a>
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal"><span style="font-weight:bold">Kaynak:</span> <a rel="nofollow" href="http://www.nethabercilik.com/haber/google-google-chrome-100-ulkede-kullanima-baslatti.htm" target="_blank">http://www.nethabercilik.com/haber/google-google-chrome-100-ulkede-kullanima-baslatti.htm</a></span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=36725</comments>
  </item>
    <item>
    <title>XP ömrünü doldurdu</title>
    <pubDate>Mon, 23 Jun 2008 11:12:15 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=34802</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5218/5835218.jpg" border="0" align="left" /><span style="font-weight:bold">Microsoft, 30 Haziran'dan itibaren Windows XP yüklü sistemlerden vazgeçecek.</span>
<br />

<br />
Microsoft, Windows XP'nin dağıtımını bu ayın sonu yani 30 Haziran 2008 itibariyle sonlandırıyor. Bundan böyle satılan bilgisayar sistemleri, mini-PC'ler hariç, sadece Windows Vista yüklü olarak son kullanıcıya ulaşacak. 
<br />

<br />
Microsoft, uzun bir süredir Windows Vista ile ilgili olan şikayetleri dinliyor ve bir çözüm bulmaya çalışıyordu. Vista yüzünden çokça eleştiri alan Microsoft, sonunda Vista'yı alternatifsiz bırakarak Windows XP'den tamamen kurtulmayı planlıyor. 
<br />

<br />

<br />
Her ne kadar Microsoft, Windows XP'yi gözden çıkarmaya başladıysa da önümüzdeki yıl da Windows XP yaşamını mini-laptop ve mini-PC'ler nedeniyle sürdürmeye devam edecek. Ancak piyasadan yavaş yavaş kaybolan XP ile beraber kullanıcılar mecburen XP dışında bir alternatife yönelmek durumunda kalacak.
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">Kaynak:</span> Hürriyet]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=34802</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Firefox'un ihaneti</title>
    <pubDate>Mon, 19 May 2008 03:25:55 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=31541</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/3146/5473146.jpg" border="0" align="right" /><span style="font-weight:bold">Şok açıklama: Firefox tarayıcısı yakın bir gelecekte kullanıcı verilerini toplayabilir.</span>
<br />

<br />
Mozilla Foundation, &quot;Data&quot; ismindeki proje ile Firefox kullanıcılarının verileri toplamak istiyor ve &quot;hem sosyal hem de kapitalist tipler&quot; için açık bir veri bankası oluşturmaya niyetli. Bu ifadeyi bizzat Mozilla şefi John Lilly, kendi blogunda kullandı. 
<br />

<br />
Lilly'ye göre herkes &quot;kullanıcı verilerini analiz etme, bunlardan tecrübe edinme ve başkalarıyla paylaşma imkânına sahip olacak.&quot; Şimdiye kadar Mozilla kullanıcılar hakkında neredeyse hiç veri toplamıyordu. Sadece tarayıcı güncellemelerini daha iyi dağıtabilmek için Firefox'un en sık nerelerde kullanıldığı hakkında bilgi ediniliyordu.
<br />

<br />
Lilly şu an daha geliştirilme aşamasında olan &quot;Data&quot; projesinin gittikçe daha da popülerleşen tarayıcıya tam olarak nasıl entegre edileceğini açıklamadı. Ona göre, bu proje kullanıcılara karar vermelerinde yardımcı olacak. Ancak kullanıcıların bu duruma nasıl tepki vereceklerini kestirmek biraz zor. 
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">Kaynaklar:</span> chip.com.tr &amp; hurriyet.com.tr]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=31541</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Saatler artık bir ileri bir geri alınmayacak</title>
    <pubDate>Tue, 04 Mar 2008 16:23:32 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=24854</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://image.haber7.com/haber/82423.jpg" border="0" align="left" /><span style="font-weight:bold">Gün ışığından daha fazla istifade etmek amacı ile yapılan yaz saati uygulaması tüm yıla yayılıyor. Tasarrufu artırmayı hedefleyen Enerji Bakanlığı'nın çalışmasına göre gelecek yıldan itibaren saatler artık geri alınmayacak. Dışişleri ise değişikliğe olumsuz görüş bildirdi. </span>
<br />

<br />
Enerji Bakanlığı her yıl mart ve ekim aylarında saatlerin bir saat ileri ve geri alınma uygulamasına son vermek için bir çalışma başlattı. Çalışmanın Bakanlar Kurulu'nda kabul görmesi halinde önümüzdeki yıldan itibaren yaz saati uygulaması sabit kalacak ve saatler bir daha geri alınmayacak. 
<br />

<br />
Bakanlığın bu şekilde yılda 132 milyon YTL'yi bulan tasarrufu artırmayı hedeflediği belirtiliyor. Ayrıca saat farkı sebebiyle havanın erken karardığı doğu illerinde enerji tüketimini azatılması öngörülüyor. Dışişleri Bakanlığı ise Avrupa ülkeleri ile saat farkı oluşacağı ve ticareti sıkıntıya sokacağı gerekçesi ile olumsuz görüş bildirdi. 
<br />

<br />
Değişikliği destekleyen Prof. Dr. Fehim Üçışık, ileri saatteki çelişkileri şu şekilde ortaya koyuyor: &quot;21 Aralık'ta Trabzon'da güneşin doğuşu saat 06.36, güneşin batışı 16.03. Aynı tarihte doğusundaki Artvin, Iğdır Ağrı ve Erzurum'da hava daha erken kararıyor. Fakat okullar, resmi daireler, bankalar ve işyerlerinde mesaiye ışıklar yakılarak devam ediliyor. Isınma maliyetleri ile enerji tüketimi artıyor.&quot; Avrupa'ya uyum gerekçesi de şu örnekle tutarsız bulunuyor: &quot;23 Mayıs'ta Paris'te saat 21.43'te güneş batarken, İstanbul'da güneş 20.40'larda batıyor. 
<br />

<br />
Avrupa'nın sağladığı tasarrufu yine sağlayamıyoruz.&quot; Üçışık, &quot;Ekonomiye birkaç Keban Barajı büyüklüğünde katkısı olacak.&quot; diyor. Yaz saati uygulamasını ABD, AB'ye üye ülkelerin tamamı, Avustralya ve Rusya kullanıyor. Afrika kıtasının bir bölümü ve Uzakdoğu'daki bazı ülkeler ileri saati uygulamıyor. Çin, Japonya, Güney Amerika'nın büyük bölümü ve Orta Asya'daki birçok ülke ise önce uygulayıp sonra vazgeçti. 
<br />

<br />
Elektrik enerjisini daha verimli kullanmak için başlatılan çalışma çerçevesinde Enerji Bakanlığı ve Tedaş'ın değişik kurum ve bakanlıklardan görüş istediği öğrenildi. Bazı kurumlar, 'İleri saat uygulamasının kalıcı hale getirilmesinin herhangi bir sakıncası olmayacağı' yönünde görüş beyan ederken Dışişleri Bakanlığı Avrupa ülkeleri ile saat farkı oluşacağından dolayı olumsuz görüş iletti. Dışişleri, cevabında, sürekli yaz saati ile doğacak saat farkının ticari hayatı da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. AB ülkeleri ileri saati uyguluyor. 
<br />

<br />
Türkiye, yaz saati uygulaması başlangıç ve bitim tarihlerinde Avrupa ülkeleriyle birlikte hareket ediyor. Enerji Bakanlığı ortaya çıkan görüşlere göre son kararını verecek. Yeni uygulamanın, saatlerin ileri-geri alınmasından ötürü uyum sorunu yaşayan vatandaşlar tarafından kabul göreceği tahmin ediliyor. Tedaş, Nisan-Ekim 2007 dönemine ait ileri saat uygulamasıyla 987 milyon kwh tasarruf sağlandığını hesapladı. 
<br />

<br />
Tasarrufun parasal değeri ise 131,4 milyon YTL. Sözkonusu rakam, orta büyüklükteki bir barajın üretimine denk geliyor. Yaz saati uygulamasını ABD, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin tamamı, Avustralya ve Rusya kullanıyor. Arap yarımadası, Afrika kıtasının bir bölümü ve Uzakdoğu'daki bazı ülkeler ileri saati uygulamıyor. Çin, Japonya, Güney Amerika'nın büyük bölümü ve Orta Asya'daki birçok ülke ise önce uygulayıp sonra vazgeçti. Türkiye'de yaz saati uygulamasının başlangıç tarihi 1923'e kadar uzanıyor. İleri saati ilk kez 1923'te uygulayan Türkiye, 1940'a kadar ara verdi. 1940'tan sonraki dönemlerde de kısmen uygulamaya ara vererek devam etti. 
<br />

<br />
En son 1978-1983 tarihleri arasında yaz saati uygulamayıp sabit saat sistemi kullanıldı. Bir ara günlük iki saat olarak uygulanan yaz saatine, 1984'te ilgili kanunda yapılan değişiklikle bir saat sınırı getirildi. 697 sayılı Kanunun 3097 sayılı kanunla değişik 2. maddesinde, &quot;Greenwich'e göre 30. derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. Ayrıca başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmek ve bir saati aşmamak şartıyla yaz saati uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir'' hükmü yer alıyor. 
<br />

<br />
AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak, Enerji Bakanı Hilmi Güler'e gönderdiği mektupta yaz saati uygulamasının kış aylarında da devam etmesini istemişti. Böylece elektrik tasarrufunun devam edeceğine işaret eden Badak, &quot;Üstelik ilkbahar döneminde bir saat daha ileriye alınıp Rusya ile aynı saat diliminin kullanılmasının, ülkemizde her alanda verimliliği artıracağı görülmektedir.&quot; dedi. Bakü ve Kazan, Türkiye'den 17 meridyen sonra olduğu halde 2 saat, Moskova'nın, 5 meridyen sonra olduğu halde Türkiye'den 1 saat ileride olduğunu, Berlin ile Paris'in ise 23 ve 30 meridyen önce oldukları halde sadece 1 saat geride gün ışığı kullandığını ifade eden Badak, şöyle devam etti: &quot;Mevcut uygulama, güneş ışığından 1 saat kaybetmemize yol açıyor. Sabahları güneş olduğu halde eşit meridyenlerdeki diğer ülkelere göre Türkiye'de resmi hayat 1 saat geç başlıyor ve akşam 1 saat geç bitiyor. Bu sebeple ülkemizde elektrik tüketimi artıyor. Özellikle büyük şehirlerde çalışanlar karanlıkta yolları dolduruyor, trafik problemleriyle halk beziyor. Çalışanlar, akşamüstü aileleri ile dinlenme zamanı bulamıyor, alışveriş yapamıyor, rahatlayamıyor. Televizyon programları bu akışa uyduğundan ana programlar geç vakit bitiyor, çalışanlar uykularını alamıyor, sabah dinlenmeden işe gidiyorlar. Bu kısır döngü, yorgun, asabi, neşesiz toplum meydana getiriyor. 
<br />

<br />
Güneş kaybı çok büyük iş kaybı oluşturuyor.&quot; Badak'a göre, kış döneminde de yaz saati uygulanmaması sebebiyle yılda 750 milyon iş günü kaybı oluşuyor. Günde 1 saatten 20 milyon saat, bir günlük çalışma süresinin 8 saat olduğu hesaplandığında da günde 2.5 milyon iş günü kaybediliyor. Badak, taleplerini şöyle sıraladı: &quot;Yaz saati uygulaması kışın da sürmeli. Resmi dairelerin, fabrikaların, okulların açılma saatleri 30'ar dakika farklı olarak düzenlenebilir. Örneğin, fabrikalar 07.30'da, okullar 08.00, resmi daireler 08.30 da açılabilir. 
<br />

<br />
Böylece resmi daireler 17.30'da kapandığında kışın hava yeni kararmaya başlayacak, yazın hava 21.30'da kararacağından çalışanların 4-5 saat gün ışığında gezme, dinlenme, alış veriş yapma zamanı kalacak. En önemlisi de elektrik tasarrufu yapılacak. Çalışanlar trafik stresine girmeyecek, kazalar azalacak, dinlenmiş toplum kesimleri oluşacak. Gün ışığında çalışmak isteyenler 1 saat daha değer sağlayacaktır.&quot; Prof. Dr. Fehim Üçışık da çalışmaya tam destek verdi. &quot;Yürekten desteklenmesi gereken bir çalışma. Bu konu çok mühim. Ekonomiye katkısı çok büyük olacak.&quot; ifadelerini kullanan Üçışık'a göre, mevcut uygulamada orta büyüklükteki santral kadar elektrik tasarrufu sağlandığı hesap edildiğinde ileri saatin sürekli hale getirilmesiyle birkaç Keban Barajı büyüklüğünde tasarruf sağlanacak. Mevcut uygulamanın iş gücü kaybına neden olduğuna dikkat çeken Üçışık, &quot;Güneş enerjisinden yeterince faydalanamıyoruz. Fransa yazın Kütahya'dan geçeni, kışın İsviçre yakınlarından geçen enlemi dikkate alıyor. Biz neden kendimize en uygunu kullanmayalım.&quot; dedi. 
<br />

<br />
İstanbul'un trafiğini rahatlatacağını ise şöyle örneklendiriyor: &quot;Mesai bitiş saatleri 16.30 yerine 17.30 olacağı için insanlar gündüz evlerine dönmüş olacak.&quot; Statlardaki elektrik sarfiyatının da azalacağını dile getiren Üçışık, maçlar yaz aylarında olduğu gibi gün ışığında oynanacağı için tasarruf yapılacağını vurguluyor. 
<br />

<br />
Zaman
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">Kaynak:</span> <a rel="nofollow" href="http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=301734" target="_blank">http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=301734</a>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=24854</comments>
  </item>
    <item>
    <title>&quot;Satılık Amerika&quot;</title>
    <pubDate>Tue, 19 Feb 2008 00:13:41 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=24701</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<span style="font-weight:bold">Son yıllarda etkisini giderek artıran yabancı sermaye ABD ekonomi gündemini de meşgul ediyor. Bir yandan yabancı sermayenin gerekli olduğundan bahseden uzmanlar, diğer taraftan da olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.</span><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4998443.jpg" border="0" align="right" />
<br />

<br />
Amerika'nın en önemli ekonomi gazetecilerinden biri olan Geoff Colvin, Fortune'da 'Amerika for Sale' (Satılık Amerika) başlığıyla çok ilgi çekici bir makale yayınladı. Ekonomideki yabancı işgaline işaret eden Colvin, Amerikalıları bir an evvel harekete geçmeye çağırdı. 'Daha fazla tasarruf edin' diyen Colvin, yoksa durumun giderek daha kötüye gidebileceğini savundu. 
<br />

<br />
İşte Colvin'in Fortune'daki yazısında dikkat çekenler...
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">NEDEN BU KADAR İLGİLİSİNİZ?</span>
<br />

<br />
&quot;Büyük yabancı fonların Citigroup, Merrill Lynch ve Morgan Stanley gibi bankalardan aldıkları hisseler 2008'de ne olacağının ufak bir göstergesi. Kuveyt ve Singapure gibi ülkelerden gelen dev fonlar bu yıl ABD şirketlerinden hisse almaya devam edecekler. Bu satın alma trendi, sermayeye ihtiyaç duyan Wall Street firmalarına yatırım yapmanın da ötesine geçecek. 
<br />

<br />
Aslında burada dikkat etmemiz gereken, neden bu duruma geldiğimiz ve önümüzdeki dönemin neden görünürden daha kötü olacağı...
<br />

<br />
Yabancılar geçtiğimiz yıl 414 milyar dolar tutarında rekor bir hisse alışı yaptı. Burada doların ucuz olması satın almaların artmasında önemli bir faktör. Ama ötesi de var...
<br />

<br />
En büyük alışların çoğu, servetinin tamamına yakını zaten dolarda olan Asya veya Ortadoğu fonları ve şirketleri tarafından gerçekleştirildi. Dolayısıyla bu yatırımcılar doların düşen değeri yüzünden hisseleri ucuza almış olmadı. Bu arada geçtiğimiz yılın önemli bir bölümünde ABD borsaları rekor yüksekliklere ulaştı. Amerikan ekonomisinin kelepir olduğunu da söylemek şu durumda oldukça zor. Peki neden yabancılar bu kadar ilgili?
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">YABANCILAR FARKETTİ, ORTAK OLMAYA BAŞLADI</span>
<br />

<br />

<br />
Sorunun yanıtını vermek için 10 yıl öncesine, yani Amerikalılar'ın diğer ülke şirketlerinden büyük miktarlarda hisse aldığı döneme gitmek gerekiyor. 
<br />

<br />
1970'lerden bu yana ABD'nin dış ticaret açığı devamlı artıyor. Bu artış 1990'ların sonunda yavaşladı, ancak sonrasında tekrar hızlandı. Dünyaya gönderdiğimiz bütün dolarlar, kimisi mal ve hizmet alımı kimisi de yatırım olmak üzere bize geri döndü. Yıllardır bu yatırımlar ABD bonolarına yapıldı. Ancak belirli bir süre sonra ABD'nin milyarlarca dolarlık bonolarını elinde tutan yabancılar sinirlenmeye başladı. Yabancı kreditörler, hükümetin doların değerini yükselterek borcunu aşağı çekebileceğini farkettikleri için kendilerini garanti altına almanın yolunu şirketlere direkt olarak ortak olmakta buldular.
<br />

<br />
İşte şu anda ABD'de yaşanan da budur ve bu sürecin iki nedenden dolayı hızlanarak devam etmesini  bekliyoruz. 
<br />

<br />
Birincisi, ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz indirimleri enflasyonu artırabilir ve bu durum yabancıları ürküterek daha fazla hisse alımına teşvik edebilir.İkinci neden ise, ABD'nin dış açığı çok büyük ve muhtemelen 2007 itibariyle 700 milyar doları geçecek. Bu para ABD'ye yatırım olarak geri gelmek zorunda...
<br />

<br />
İşte şu anda ABD'de yaşanan da budur ve bu sürecin iki nedenden dolayı hızlanarak devam etmesini  bekliyoruz. 
<br />

<br />
Birincisi, ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz indirimleri enflasyonu artırabilir ve bu durum yabancıları ürküterek daha fazla hisse alımına teşvik edebilir.İkinci neden ise, ABD'nin dış açığı çok büyük ve muhtemelen 2007 itibariyle 700 milyar doları geçecek. Bu para ABD'ye yatırım olarak geri gelmek zorunda...
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">DURUM NEDEN KÖTÜ?</span>
<br />

<br />
Aslında yabancıların hisse alımı ABD ekonomisi açısından çok da kötü değil. Öncelikle Wall Street'teki hastalıklı bankaların sermayeye ihtiyacı var. Biraz daha geniş bir perspektiften bakarsak, yabancıların artan yatırımı ABD ekonomisine olan güveni gösteriyor ve Amerikalılar için binlerce iş yaratacak. 
<br />

<br />
Ancak trend neden her zaman olduğundan daha kötü görünüyor? Çünkü Ekonomik Araştırmalar Bürosu'na göre, yabancıların ABD'deki hisselerinin tutarı, ABD'lilerin dışarıdaki hisselerinin tutarını geçmiş durumda. Aradaki fark 2006 yılında 2.6 trilyon dolardı ve bu fark 2007 yılı rakamları gelince daha da açılmış olacak. 
<br />

<br />
ABD'de net yabancı sahipliği hızla artıyor. Son 10 yılda denge büyük oranda yabancıların lehine değişti. Bu fark ne kadar büyürse, ABD'den dışarıya kar ve temettü transferi de o kadar artacak. Yabancılara daha fazla para vereceğiz ve onlar da gelip daha fazla şirket alacaklar. Bu da böyle sürüp gidecek...
<br />
  
<br />
Net yabancı sahipliği oranı şimdilik fazla yüksek değil. Ama oran arttıkça terse çevirmesi giderek daha zor olacak...  
<br />

<br />
Bu durum bizim için kaçınılmaz değil. Daha az harcayarak, daha fazla tasarruf yaparak ve düşük dolar gibi piyasa güçleriyle bu durumdan kurtulabiliriz. Ancak bunları yapmadığımız her gün, içimizdeki delik giderek büyüyor...&quot; 
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal"><span style="font-style:italic">Geoff Colvin kimdir?
<br />

<br />
Amerika'nın en önemli ekonomi gazetecilerinden biri olan Geoff Colvin, 1978 yılından bu yana Fortune'da çalışıyor. CBS Radio için program yapan Colvin bunun yanında ABC, CNN ve BBC gibi kanallar için özel röportajlar hazırlıyor. Fortune için 20 yılda yüzlerce makale kaleme alan Colvin, Fortune'ın düzenlediği konferansların da aranan moderatörü. Harvard Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Colvin, New York Üniversitesi'nden de MBA derecesini aldı.  </span></span>
<br />

<br />

<br />
<span style="color:#ff003f"><div style="text-align:right">*hurriyet</div></span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=24701</comments>
  </item>
    <item>
    <title>Gizli numarayı nasıl engellersiniz?</title>
    <pubDate>Fri, 11 Jan 2008 07:47:38 +0000</pubDate>
    <link>?topic_id=24258</link>
    <category></category>
    <description>
    <![CDATA[<img src="http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4742713.jpg" border="0" align="left" /><span style="font-weight:bold">Artık cep telefonlarından yapılabilen yönlendirmeyle gizli numara çağrıları engellenebiliyor.</span>
<br />

<br />
1 Ocak 2008 tarihi itibariyle GSM operatörleri üzerinden gizli numarayla arama dönemi sona erdi. Ancak,  yine gizli numarayla arama yapılabiliyor. İşte bu sorundan kurtulmak çok basit bir işlemle mümkün olabiliyor. Ancak, cep telefonlarından yapılabilen basit bir işlemle gizli numaralar deşifre edilebiliyor.
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">İŞLEM ÇOK BASİT</span>
<br />

<br />
Vodafone hariç diğer GSM numarasını kullanıyorsanız, telefonunuzla &#8220;yıldız 253 kare&#8221; tuşlarına basıp arama yapın. Bağlı olduğunuz GSM operatörü size sesli cevap vererek gizli numaradan aranamayacağınızı bildirecek. Böylece, gizli numarayla sizi aramak isteyenler engellenmiş olacak. Yapılan bu işlemden sonra numarasını gizleyerek sizi arayan abonelere bağlı oldukları GSM operatöründen (Numaranızı gizlediğiniz için arama yapamıyorsunuz) mesajı iletilecek. İlgili abone gizleme işlemini iptal etmediği sürece de sizi arayamayacak.
<br />

<br />
<span style="font-weight:bold">VODAFONE KULLANICILARI İÇİN...</span>
<br />
 
<br />
Vodafone Gizli Numaraya Kapalı Servisi&#8217;ni kullanmak isteyen Vodafone aboneleri cep telefonlarından 7048'i arayarak, önceden aldıkları altı haneli şifreyle birlikte GIZLINUMARAYAKAPALI işlem kodunu 7048'e kısa mesajla göndererek veya <a rel="nofollow" href="http://www.vodafone.com.tr" target="_blank">www.vodafone.com.tr</a> üzerinden My Vodafone aracılığı ile abonelikle ilgili işlemlerini anında gerçekleştirebiliyor.
<br />

<br />
<span style="color:green">Hürriyet</span>
<br />

<br />
<span style="font-size:9px; line-height:normal">Etiketler: Cep telefonundan gizli numaraları engelleme, gizli numaralardan aranmama, cep telefonlarından gizli numarayla aranmayı engelleme.</span>]]>
    </description>
    <comments>http://www.turkiyeforum.com/viewtopic.php?topic=24258</comments>
  </item>
  </channel>
</rss>
