Ana Sayfa Reklam alanı
Gruplar  •  Site Yönetimi  •  Özel Mesajlarınız   •  Giriş   •  Kayıt
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forumlar
Forumlar
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Albüm
Albüm
Kurallar
Kurallar
Linkler
Linkler
Makaleler
Makaleler
Oyunlar
Oyunlar
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler
İstatistikler
İstatistikler

Google


Paylaşmak İstiyorum forumunda Merhum Celal Salik'in yayımlanmamış bir köşe yazısı... konu başlığının kısa özeti; Kabahat kimde? Beni gene okuyor olmanız büyük bir mutluluk. Tabii bu mutluluğu alışılagelmiş bir anlamda ne yazık ki yaşayamıyorum. Beyoğlu 7. Noteri Sulhi beye Ocak 1980 tarihinde verdiğim bu 'son' ...

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok



 
Yeni Başlık GönderCevap Gönder Digg it Stumble it Submit to Del.icio.us Diigo it Prefound it Reddit it Facebook it Blink it Slashdot it Linkagogo it 
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Yazar Mesaj
ComiC
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 18 Ocak 2004
Mesajlar: 6148
Tema: Parthenos (28819)
Nerden: Tkrdg
Yaş: 18

mcdonalds.gif

Cinsiyet:Erkek İkizler At

Puan: 3647
Mesaj Tarih: 07 Ocak 2007, 23:12   Mesaj konusu: Merhum Celal Salik'in yayımlanmamış bir köşe yazısı...
Alıntıyla Cevap Ver


Kabahat kimde?
Beni gene okuyor olmanız büyük bir mutluluk. Tabii bu mutluluğu alışılagelmiş bir anlamda ne yazık ki yaşayamıyorum. Beyoğlu 7. Noteri Sulhi beye Ocak 1980 tarihinde verdiğim bu 'son' yazılarım
ölümümden yirmi beş yıl sonra zarfından çıkarılarak yayımlanabilecek. Siz bu satırları okurken köşe yazarınız çoktan nehri geçmiş, ölüler âleminin kalabalığına karışmış olacak.
"Orada havalar nasıl?" diye soran alaycı gençleri duyar gibiyim. Onları ayıplamıyorum, ben de onlar gibiydim. Ama hayat denen şeyin acılarını fark etmiş, mutluluk peşinden haldır haldır koşmanın yorgunluğunu yaşamış ve varolmak denen tuhaflığın bir anlamı olduğundan zaman zaman şüphelenmiş, ister gençten ister yaşlıdan, ister erkek ister kadın meraklılar ve
bilgeler için bir-iki söz söyleyeyim.
En çok merak edilen soruya cevabım: Burası, öteki dünya ne Florya plajı benzeri, mahşer yeri gibi tıkış tıkış bir kalabalık ne de şairin bir zamanlar sandığı gibi "asude bir bahar ülkesi." Burada her şey geniş bir zamana yayılmış vaziyette ve mekân denen şey de tamamen kaybolmuş gözüküyor.
Böyle bir âlemi gözünüzün önünde canlandıramadığınızı hissediyor, konuyu size daha ayrıntılı anlatmak istiyorum ama tabii dikkatiniz dağılacak, yazı için de yer yok, ilan gelmiş. Ama gene de söyleyeyim: Ölümün güzelliği yaşarken pek az kimsenin onu düşünmeye cesaret edebilmesidir. Ölümü gerçekten düşünebilen birkaç gözüpek cesur kişi de kısa hayatlarının acıklı durumunu anlar hemen ve dut yemiş bülbül gibi neşesiz şakasız bir sessizliğe bürünüverir. Yaşarken asıl mesele hayatı ve ölümü, varlığı ve yokluğu derinlemesine hissettikten sonra hayata içtenlikle gülümseyebilmek. Bu satırları okurken "sen bunları bizim gibi ölmeden önce yazmışsın, öte dünyayı ne bilirsin!" diyecek olanları da işitir gibiyim. Son yirmi beş yılda ciddi hayat sorunlarının, metafizik endişelerin, en temel felsefi soruların köşe yazarının alanından çıktığına inanmak istemiyorum.
Bana kalırsa ülkemde her şey üç aşağı beş yukarı aynıdır. Bende, yirmi beş yıl sonra sevgili okurlarıma seslenme ihtiyacı ve iştahı uyandıran da bu zaten. Hükümet oy almak için dindar seçmene gene göz mü kırpıyor? Askere ve devlete saygılı bir cumhurbaşkanı mı seçelim, yoksa millete ve hukuka saygılı birini mi seçelim tartışmaları da gene eminim kızışmıştır. Komşularımızın hangisiyle kavga etsek, filanca Osmanlı paşası Fransız elçisine haddini nasıl bildirdi, hileli sucuk, kurtlu mercimek satanları nasıl teşhir etsek, eskiler nasıl ahlaklı insanlardı... Ben de çoğu köşe yazarımız gibi ekmeğimi bunlardan kazandım, küçümsemiyorum bu dertleri. Ama bu hayattan iyice uzaklaştığım bu günlerde, yazılarımda hayatın anlamından gene de söz edebilmek isterim.
Mesele hayatla aramıza bir uzaklık koyabilme işidir. Ne kendimizi kaybedecek kadar içinde olalım hayatın ne de büsbütün dışında. Gazete okumak için de aynı kural geçerli. Gazete okuma alışkanlıklarımızda hayatımızdaki eksikliklerin, fakirliğimizin, iç sıkıntılarımızın, keyifsizliğimizin, ham halat halimizin ve siyasi sefaletimizin suçlusunu bulma telaşı var hep. Bizler de suçluyuz biraz, bugün yaşasaydım okurlarıma bunu söylemek isterdim, ama biliyorum dinlemek de istemezlerdi. Köşe yazarlarını, hatta gazeteleri bunu okumak için almıyor kimse. Suçlu kim, içimizde mi dışımızda mı? Kabahat kimde, kimi nasıl cezalandırmalı, kim konuşmalı, kim haddini bilip susmalı? Benim zamanımda bunlar için okunurdu köşe yazısı, şimdi de belki öyle.
Ama iyi köşe yazısının anlamı bulduğu suçluda, yakaladığı kabahatte değil, yazarın dikkatinde, kelimelerin işaret etmeden gösterdiği şeyde ve okur ile yazar arasındaki sevgi ve alışkanlık köprüsündedir. Şimdi uzaklardan bu köprüyü kurmak zor. Ama noter vasıtasıyla hatırlatayım dedim.

Yaptığı şey ilginç ve değişik geldiği için buraya ekledim. Adam ölmeden önce bir köşe yazısı yazıyor ve bunu ölümünden tam 25 yıl sonra yani tam bugün yayınlanmasını istiyor. O zamanla bu zaman arasında pek bir fark yok gibi geldi. Sizce?



_________________
Madde 2. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
 Oylanmadı ComiC offlineKişisel Galeri - ComiCKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSN MessengerICQ Numarası
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık


Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
Etiketler: acıklı, acılarını, adam, ahlaklı, alanından, alaycı, almak,

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forumlar Cevaplar Son Gönderilen
Yeni mesaj yok Sabit: Köşe Yazıları DiLeMmA Edebiyat/Felsefe/Şiirler 15 27 Temmuz 2007, 00:14 Son Mesajları Gör
barbar
Yeni mesaj yok Sabit: Bu, günün yazısı/şiiridir dediklerimiz.. DiLeMmA Aşk/Sevgi 104 07 Eylül 2008, 11:49 Son Mesajları Gör
DiLeMmA
Yeni mesaj yok Fenerli futbolcular dört köşe RSS-Haber Aktüel 0 09 Aralık 2007, 00:00 Son Mesajları Gör
RSS-Haber
Yeni mesaj yok Alnımın yazısı... Baby Aşk/Sevgi 0 19 Ocak 2006, 22:23 Son Mesajları Gör
Baby
Yeni mesaj yok EDEBİYAT DÜNYASI-ANAYURT GAZETESİNDE yayınlanan KÖŞE YAZISI aligunduz Edebiyat/Felsefe/Şiirler 0 06 Şubat 2008, 23:38 Son Mesajları Gör
aligunduz



Google



Bu Siteye Ait Çerezleri Sil

© 2003, 2049 Türkiye Forum :: Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
Tüm saatler GMT +2 Saat :: :: Forum Arşivleri
Hata: sayfa oluşturma = 1.01541 saniye, sql sorguları = 38
Türkiye Forum başlık özet akışları

Reklam alanı  

CBACK CrackerTracker tarafından korunuyor
23188 Girişim engellendi.


AdslDigiturk

Forum Haritası: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127