Ana Sayfa
Gruplar  •  Site Yönetimi  •  Özel Mesajlarınız   •  Giriş   •  Kayıt
Sohbet ediyorum
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forumlar
Forumlar
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Albüm
Albüm
Kurallar
Kurallar
Linkler
Linkler
Makaleler
Makaleler
Oyunlar
Oyunlar
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler
İstatistikler
İstatistikler






Sinema/Tiyatro forumunda sahi"ölümüne tiyatro" Ne biçim bir şey konu başlığının kısa özeti; Sahi, "Ölümüne Tiyatro" Ne Biçim Bir Şey ? İlginç bir ülkede yaşıyoruz. Sağ olsunlar her kişi, her kurum, her oluşum ve her seçim -bu yazıyı seçim ertesinde yazıyorum!- sonuçta, ...

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok



 
Yeni Başlık GönderCevap Gönder Digg it Stumble it Submit to Del.icio.us Diigo it Prefound it Reddit it Facebook it Blink it Slashdot it Linkagogo it 
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Yazar Mesaj
EcCeNtRiC
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 21 Haziran 2004
Mesajlar: 6922
Tema: Parthenos (32151)
Nerden: izmiR
Yaş: 19

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan Başak Yılan

Puan: 8860
Mesaj Tarih: 01 Şubat 2007, 03:02   Mesaj konusu: sahi"ölümüne tiyatro" Ne biçim bir şey
Alıntıyla Cevap Ver



Sahi, "Ölümüne Tiyatro" Ne Biçim Bir Şey ?




İlginç bir ülkede yaşıyoruz. Sağ olsunlar her kişi, her kurum, her oluşum ve her seçim -bu yazıyı seçim ertesinde yazıyorum!- sonuçta, şaşırmamamız gerektiğini bize bir kez daha hatırlatıyorlar ve biz hiç değilse sanatın o kendine has şaşırtıcılığından bihaber günleri, ayları ve yılları devirmeye devam ediyoruz. Bu yıkımda kimsecikler "çetele" tutmayı akıl etmiyor. Belleğin gücüyle ters orantılı olan belleğin unutkanlığını bir güzel yarıştırıyoruz ve kar hanemize ardı ardına hüsran yazılıyor.

Umutsuz yazılardan bıktım. Parıltı vaad etmeyen konuşmalardan da. İnsanların eğlenmek istemesi boşuna değil belki. Katlanılabilinen dostlukların ölçütü "eğlenebilirlik". Bizi neşelendiren dostlar istiyoruz. Sıkıntısını yüzümüze haykıran sorunlu tanıdıklar içimizi katılaştırıyor!

Sanatta da, -hadi konumuza geri dönelim- tiyatroda da bunu istiyoruz. Fazla kafamızı yoran "tezli oyunların" liselerde burnumuza dayatılan logaritma cetvellerinden farkı yok. Biz hayattan her zaman beden dersi talep ettik. Belki biraz da müzik ve resim egzersizleri! Kimse haksız değil bu arada. Sanat yüzünü soğuttuysa, yöntem konusunda ikircikli davranmaya başladıysa, hele hele kendini "olduğundan başka türlü" göstermeye kalktıysa, bunun sonuçlarından ötürü hiçbir alıcıyı suçlayamazsınız!

İşin biraz daha önde gideni de var bu arada. Hani, "damarlarımı kessen sarı kırmızı akar" söyleminin bir benzeri hali! Neymiş o? Kaba tanımıyla, "perdemi kessen Brecht akar" ciddiyeti, ya da "tiyatro benim için bir yaşam biçimidir abiler" zevzekliği. Kimsenin güzelim tiyatroyu böylesine ipotek altına almaya hakkı yok oysa. Tiyatro bir ""yaşam biçimi" filan değildir çünkü. Kırk tane -sevimli sevimsiz- tarif de sıralayabilirsiniz ama bir "gereksinim", ya da şu anlamsız "yaşam biçimi" abuk sabukluğunu asla söyletemezsiniz bana.

Konuyu daha da açalım dilerseniz. Bir yazarın "yazmak benim için her şeydir, yazmadan asla yaşayamam" türü ifadeleri de sevimsiz gelir bana. Bunu diğer disiplinler için de yinelemek mümkün. Çünkü, sanat öncelikle "haz" verir. Bir başka boyutta insanı -yaratıcısıyla, izleyeniyle- zenginleştirir. Yaşadığımız cümle saçmalıkları değiştirir, bozar ve yeniden biçimlendirip sunar bizlere. Üstelik bunu öylesine eğlenerek yapar ki, bu eylemin "gerçekleşme" düşüncesi bile keyiflendirir bizi. Bir Beethoven senfonisinin provasını izlemek bu nedenle müthiş hoş bir ayrıcalık olmalıdır. Bir kez daha var etmeye tanık olmanın hazzını, kişi sonsuz bir alemde kendisiyle paylaşır çünkü. Bir filmin, şu montajda kullanılmayan artıklarını bu nedenle eğlenerek izleriz. Yönetmenin yaratı sürecindeki seçimlerini, neyi çıkarıp neyi eklediğini hoş bir "ara oyun" gibi takip ederiz. Bir yazarın küçük el notları, bir rejisörün çalışma defteri, bir heykeltraşın eskizleri... kocaman bir lunaparkın bilet koçanını ele geçirmekten asla farklı değildir. Birazdan müthiş bir şamata başlayacaktır. Böyle bir cümbüşe tanıklık etmek az ayrıcalık mı?

Oysa gördüğüm, yaşadığım, tanık olduğum ve zaman zaman dahil olduğum! dünya öyle değil. Lunaparkın eğlenceli cihazları çalışmıyor. Makinistlerin yüzü asık. Sanki atlıkarıncayı bir döndürseler dünyanın açısını değiştirecekler! Bu ciddiyet, bu yapılan işle "müthiş buluşma" başka bir düzlemde fazlasıyla eğlendiriyor beni, ama inanın aslında olan biten hiç komik değil! İyi kötü sevdiğimiz, benimsediğimiz, bir ucundan tutup hem kendimizi hem becerebildiğimiz ölçüde başkalarını eğlendirdiğimiz bu "eğlenceli" oyun bir yerden sonra azabın yeni tarifi olup çıkıyor. Tıpkı sevdiğini bir yana bırakıp "aşka aşık olan" kişinin hem kendine hem karşısındakine acı vermesi durumu gibi!

İnsanın yaptığı işe saygı duyması, özen göstermesi elbette önemli bir şey! Ne ki, ölçütü tutturamayıp ipin ucunu elden kaçırmamak koşuluyla. Bir dönemde yazılan her romanla memleket kurtarılmaya "soyunulurdu" hatırlayacaksınız. Bu kutsal çabada, yazım kurallarının canına okunmuş, anlatım teknikleri delik deşik edilmiş... kimin umurunda! Tiyatro asla dışında kalmıyor bu genellemenin. Kendisini eğlendiremeyen başkalarını hiç eğlendiremez. Yaptığın iş seni ezmeye başladıysa silkinmende yarar var, yoksa sıradanlaşırsın. Ciddiyeti o soğuk ve ahmak tavırda değil, ortaya çıkardığın işin "niteliğinde" göster bana. Çünkü kimse " tabanca zoruyla" sanat yapmıyor. Hem bu iş senin öznel seçimin değil mi yoksa? Bana "bir şeyler vermek" için çıktığın yolculukta benden bir şeyler -örneğin yaşam tadı- almaya başladıysan öncelikle sarıldığın sanata haksızlık etmiş olmaz mısın?

Sanırım, bu bir tarz ve işin kolayı biraz da. Geliştirdiğimiz tek oyunculuk, sahneye taşıdığımız tek teknik ve yazdığımız tek metin bu belki de. Isıtıp ısıtıp sunabiliriz. Çünkü elimizden başka bir şey de gelmiyor! Pazarda limon satacak olan kişinin kendi sesine gereksinimi var öncelikle! Belki de o sesi bile kaybettik çoktan.

Tiyatroya ilginin azalmasını hep bildik şeylerde ararken benzeri hataya düşüyoruz bu nedenle. Her alanda olduğu gibi, sanatta da "dokunulmazlar" var çünkü. Yazarken, çizerken oynarken eleştirinin semtine uğramamaya yeminli kişiler bunlar. Yaptıklarını sonuna kadar savunabilirler. Yazdıkları kutsal kitaptan alıntılardır çünkü. Oynadıkları parmak ısırtır!

Bu arada "estetik zeminimizde" hiçbir sarsıntı olmaz ama ne gam! Bu tür bir arayış bizi "farklı" kılar. Ayrıca "hazlar" değil renkler önemlidir! Karşımızdaki "ölümüne" çaba yalnızca alkışlanmalıdır.

Tıpkı o bildik fıkradaki gibi alkışlamaya devam etmekte yarar var bence. Bırakın kendisi "bis" istediğimizi sansın! Hayır, biz onu "öğrenene kadar" yazmaya, çizmeye, oynamaya, yontmaya... davet ediyoruz yalnızca!

Bu da bir "ütopya", biliyorum! Aldanıp alkışlamayın sakın!

AHMET ÖNEL



_________________
*Her yeni başlayan macera
Heyecan dolu çilek kokar.. Wink
 Oylanmadı EcCeNtRiC offlineKişisel Galeri - EcCeNtRiCKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık


Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
Etiketler: tiyatro, sahi, quot, biçim, bir, zoruyla, zevzekliği,

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forumlar Cevaplar Son Gönderilen
Yeni mesaj yok Sabit: myBB Kurlumu ("Resimli Anlatim") AngelSlayer Webmaster Genel 6 05 Eylül 2008, 12:49 Son Mesajları Gör
erecan26
Yeni mesaj yok Sabit: "Benim Eserim"-FOTOĞRAF YARIŞMASI Fable Paylaşmak İstiyorum 37 01 Şubat 2008, 23:45 Son Mesajları Gör
yagmurfurkan
Yeni mesaj yok Sabit: Sinema ve Tiyatro Haberleri kokomela Sinema/Tiyatro 108 10 Nisan 2006, 17:42 Son Mesajları Gör
kokomela
Yeni mesaj yok Al Pacino tiyatro Sahnesinde: "Salome" Affedilmeyen Sinema/Tiyatro 6 26 Mart 2006, 22:43 Son Mesajları Gör
eniyikameraman
Yeni mesaj yok ""PARTY VIDEO"" 'LARI ILK VE TEK " AnatoLia Müzik 3 14 Ağustos 2004, 15:24 Son Mesajları Gör
AnatoLia


Bu Siteye Ait Çerezleri Sil

© 2003, 2049 Türkiye Forum :: Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
Tüm saatler GMT +2 Saat :: :: Forum Arşivleri
Hata: sayfa oluşturma = 1.67205 saniye, sql sorguları = 41
Türkiye Forum başlık özet akışları

Reklam alanı

CBACK CrackerTracker tarafından korunuyor
25489 Girişim engellendi.


phpBB Türkiye

Forum Haritası: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133