Ana Sayfa
Gruplar  •  Site Yönetimi  •  Özel Mesajlarınız   •  Giriş   •  Kayıt
Reklam alanı
Sohbet ediyorum
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forumlar
Forumlar
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Albüm
Albüm
Kurallar
Kurallar
Linkler
Linkler
Makaleler
Makaleler
Oyunlar
Oyunlar
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler
İstatistikler
İstatistikler






Kültür/Sanat forumunda Eylül bitmeden konu başlığının kısa özeti; Edebiyatın 'hasat' mevsimi Hazan mevsimi “Eylül” ayı, edebiyatçılar üzerinde oluşturduğu duygu yoğunluğu nedeniyle edebiyatın en çok eserin ortaya çıktığı “hasat mevsimi”...

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok



 
Yeni Başlık GönderCevap Gönder Digg it Stumble it Submit to Del.icio.us Diigo it Prefound it Reddit it Facebook it Blink it Slashdot it Linkagogo it 
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Yazar Mesaj
vişne
Super Friend
Super Friend



Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 575
Tema: Parthenos (32212)



blank.gif

  

Puan: 834
Mesaj Tarih: 24 Eylül 2004, 23:12   Mesaj konusu: Eylül bitmeden
Alıntıyla Cevap VerSonraki Mesaj



Edebiyatın "hasat" mevsimi

Hazan mevsimi “Eylül” ayı, edebiyatçılar üzerinde oluşturduğu duygu yoğunluğu nedeniyle edebiyatın en çok eserin ortaya çıktığı “hasat mevsimi” olarak nitelendiriliyor. İlkbaharda adeta yeniden canlanan doğanın, yeşilden sarıya dönerek canlılığını yitirdiği eylül ayı, yaptığı çağrışımlarla hüzün, aşk ve ayrılığı anlatıyor.


Bu nedenle hüzün mevsimi olarak da bilinen eylül ayında doğada yaşanan bu değişim, duyguların yoğunlaşmasını sağlayıp şiir ya da nesir gibi edebi eserlerin ortaya çıkmasında önemli rol oynuyor. Bu çerçevede, Türk edebiyatında “Eylül”ü konu alan çok sayıda şiir, hikaye ve roman bulunuyor.

Aşklar, arkasından gelen ayrılıklar, yalnızlık ve hüznün konu edildiği bu şiir ve romanlar, Türk edebiyatında her zaman “Eylül” ile ilişkilendirilip, yaprakların dökülmesi gibi kuvvetli benzetmeler yardımıyla oluşturulduğu için okuyan kişileri farklı duygulara sürüklüyor.

Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik romanı olarak bilen Mehmet
Rauf'un “Eylül” adlı romanı, Türk Edebiyatı klasikleri arasında
önemli bir yer tutuyor. Mehmet Rauf, “Eylül”de umutsuz bir aşkı, psikolojik boyutlarıyla ele alıyor.

Gazeteci ve çağdaş Türk romancılarından Ahmet Altan ise Eylül'ü şöyle anlatıyor:
"Aşkı ve ölümü ben bu ayda bekledim
Nasıl da mahzun ve nasıl da tehditkardır
Ben eylülde bütün aşklardan ve kadınlardan korkarım
Ben her yıl eylülün çıplak beyaz ayaklarına bir yazı adarım”

Türkiye Yazarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Köseoğlu, Eylül ayının yazar ve şairler için bir yılda biriktirilen duyguların hasat edildiği dönem olduğunu söyledi.

Mevsimler ve doğa olaylarının kişilerin psikolojisi üzerinde büyük etkisi olduğunu anlatan Köseoğlu, şunları söyledi:“Eylül ayı bize, güzel bir şeyin sonuna yaklaşıldığını anımsatır. Edebiyatçı, herkesin hissedebildiği duyguyu derinlemesine yaşayan kişidir. Bu nedenle yazar, şair ve sanatçıların tamamına yakını, en çok eseri Eylül ayında verir. Aslında şairin kendisi eylüldür. Çünkü, sararıp yapraklarda yiten geçliğini, dökülen yapraklarda ise ebedi ayrılığın hüznünü bulur. Toplumun sıkıntılarıyla dertlenen edebiyatçı, sadece kendinin değil içinde yaşadığı toplumun duygu ve düşüncelerini eylülde dışa vurur.”

Kaynak:Hürriyetim

 Oylanmadı vişne offlineKişisel Galeri - vişneKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
vişne
Super Friend
Super Friend



Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 575
Tema: Parthenos (32212)



blank.gif

  

Puan: 834
Mesaj Tarih: 24 Eylül 2004, 23:23   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Eylülün Sesiyle / Edip Cansever

Baylar!
Bin dokuz yüz seksen birdeyiz
Karşınızda eylülün sesi
Ağustosa çekildi, eylülün sesi
Birazdan konuşacak
"Bu dünyada yaşamak can sıkıcı bir şeydir baylar."

Tepelerde bulamaçların kahverengi eridiği
Eriyip sarı sarı aktığı bir mevsim
Bir saat gibi işlerken avucumdaki güz çiçeği
Yosunların kapılara usulca
Tırmanıp yerleştiği
Yani eylülün sesi, buysa çok iyi baylar.

Yaz geçti, sözgelimi midyelerden yorulduk
Eni boyu belirsiz bir ıslaklıktan
Upuzun gündüzlerden, sevimsiz otellerden
Eylül ki, sorabilir mi
Hüzünler iç kamaştırıyor, aşklarsa niye yoksul
Bir asfaltın kuru sıcak soğuğundayız
Oysa bir deniz feneri mevsimsiz ölür baylar.

Dahası
Bu düğmesiz giysileri şöylece giymek
Bir boşluuğu giyinmek mi olur
Olsun
İşte karşınızda ekimin sesi
Kasımın sesi sonra
Yağmurun eşliğinde -çocuğunu emziriyor yaz-
Bundan böyle günlerimiz nasıl geçecek baylar.

Her şey o kadar dokunaklı ki
Eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
Dağınık, renksiz bir mozayık gibiysem
Üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
Aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı
Bu dünyada çekingen olmak çok iyi bir şeydir baylar.

Sonra bir kır kahvesi kendini okurken
Masaları toplanmış, bardakları toplanmış
Tam kendini okurken
Derim ki bir semti iyi tanımak kadar
İyi tanımal dünyayı
Açın radyolarınızı: eylülün sesi
Bu dünyada can sıkıntısının bir başka anlamı var baylar.

Elmalar silik silik kırmızı artık -olsun-
Gözlerimiz tozlanmış, kirli
Gizlisi yok, bu dünyada böyle sıkılmak iyi
Sıkılmak iyi baylar
Biz hazır tuttukça böyle
İçi yangından alev alev
Dışı buz tutmuş kalplerimizi.
 Oylanmadı vişne offlineKişisel Galeri - vişneKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
vişne
Super Friend
Super Friend



Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 575
Tema: Parthenos (32212)



blank.gif

  

Puan: 834
Mesaj Tarih: 24 Eylül 2004, 23:26   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Eylül


Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir [yasaklı kelime] kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Akşam rüzgarları; tene dokunan bir kamçı kadar şehvetlidir.
Ben her yıl ölümü ve aşkı bu ayda beklerim.....

Ve eylülün çıplak ayakalrına bir yazı bırakırım.
Eylül sabahları; kılıçlar kadar keskin ışıltılarıyla
tenimi kanatarak uyandırır beni.
Ben eylüle akarım.
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle kanayan bir aşk gibi,
siyah şallara bürünmüş,genç bir ölüm gibi akarım.
Sevişerek,ağlayarak ve ölerek akarım ben eylüle.
Her yıl,hep aynı vakitte,geniş bir ırmak gibi
bütün hayatı berrak sularında yıkayarak gelir,
beni ve herşeyi koynuna alarak,
bir meçhule hüznüyle emzirerek götürür hep.
Kadınları ve hüznü eylülde severim...

Keman konçertolarını,
akşam saatlerinde bir bir ışık yangını ile kıpkızıl tüten
yalnız ağaçları,ürkek tebessümleri ve edepsiz kahkahakarı severim.
Lacivert bir deniz benim ellerimde oynaşır.
Sahiller,yaşlı bir kadın gibi kendine terkedilir
Şarkılar,incecik bürümcükten acılar vaad eder her dinleyene
Bitenin başlayana dokunduğu yerdir eylül...

Onun için yanık yanık tütsü kokar,
Onun için değdiği yeri kanatır.
Eylülde aşk,eylülde acı,eylülde yalnızlık zordur,
eylülde herşey zordur,ben eylülü onun için severim.
Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır
Herkes herşeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'.
Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur.
Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim.
Nasıl da mahsun ve nasıl da tehditkardır.
Ben eylülde bütün aşklardan ve ve kadınlardan korkarım...

Ben her yıl eylülün çıplak ayaklarına bir yazı adarım.
Ve ben eylüle akarım
Bir hüzün gibi akarım ben eylüle,
kanayan bir aşk gibi akarım,
Siyah şallara bürünmüş bir genç ölüm gibi akarım...

Ahmet Altan
 Oylanmadı vişne offlineKişisel Galeri - vişneKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
ibryapici
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 27 Temmuz 2004
Mesajlar: 1446
Tema: Parthenos (32212)
Nerden: anadoludan
Yaş: 24

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek İkizler Fare

Puan: 1850
Mesaj Tarih: 24 Eylül 2004, 23:32   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


yani gelecek aylarda edebiyat dünyamıza bir sürü eser katılacak öle mi?


_________________
Karanlık Aydınlıktan, Yalan Doğrudan Kaçar.
Güneş Yalnızda Olsa Etrafa Işık Saçar.
Üzülme Doğruların Kaderidir Yalnızlık.
Kargalar Sürüyle Kartallar Yalnız Uçar.
 Oylanmadı ibryapici offlineKişisel Galeri - ibryapiciKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSN MessengerICQ Numarası
vişne
Super Friend
Super Friend



Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 575
Tema: Parthenos (32212)



blank.gif

  

Puan: 834
Mesaj Tarih: 24 Eylül 2004, 23:46   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Hüzün mevsimi sonbaharın asude ayı Eylül geldi geçiyor bile. Artık havalar yavaş yavaş soğuyacak, yağmurlar birçok isteklerinin gerçekleşmeyeceğini çok sonradan anlayacak genç sevgilileri ıslatacak. Yağmur damlalarının görüşü kapattığı karanlık saatlerde sinemalara gidilecek.Sobalar kurulmaya başlanacak, kömürler taşınıp, odunlar kırılacak.Yazın, baharın ruhlarımızı havalandıran, aklımızı başından aldıran etkisi geçip ruhlarımız yeniden özüne dönecek. Tatillerinden dönenler, yazlıklarını kapatanlar "Bir daha ki seneye!" diyerek vedalaşacak.Baharda havaya düşen cemre , göçmen kuşlarla birlikte gidecek.Yaza girerken dolaplara kaldırılıp tozlanmasın diye üstleri örtülen yorganların, battaniyelerin sesleri gelecek evlerden.Eylül'de aşk bambaşka olacak.Suratı astıran, sırılsıklam bıraktıran yağmur damlalarına sevgiler anlatılacak.Binlerce yaprak binlerce sen olacak. Düşen her sarı yaprak, solan yüzler olacak.Toprağa düşen her damla umut olacak.

Eylül'e dair iki sevdiğim şiiri paylaştım. Bir de Bülent Ortaçgil'in "Eylül akşamı" şarkısı vardır ki onu da yazmadan edemeyeceğim.

hiçbir neden yokken, yada biz bilmezken tepemiz atmış... ve konuşmuşuzdur.
onca neden varken ve tam sırası gelmişken hiçbirşey yapmamış ve
susmuşuzdur.
aynı anda aynı sessiz geceye doğru içim sıkılıyor demişizdir.
aynı sabaha uyanırken kimbilir aynı düşü görmüşüzdür. olamaz mı?

onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında.

belki benim kağıt param, bir şekilde, döne dolaşa senin cebine girmiştir. belki aynı posta kutusuna, değişik zamanlarda da olsa, birkaç mektup
atmışızdır.
ayın karpuz dilimi gibi batışını izlemişizdir deniz kıyısında. aynı köşeye
oturmuşuzdur köhnede belki de birkaç gün arayla olamaz mı?

onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında.

bostancı dolmuş kuyruğunda sen başta ben en sonda öylece beklemişizdir.
sabah 7:30 vapuruna sen koşa koşa yetişirken, ben yürüdüğümden
kaçırmışımdır.
aynı anda başka insanlara, seni seviyorum demişizdir.
mutlak güven duygusuyla, başımızı başka omuzlara dayamışızdır olamaz mı?

onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında.

Zamandan hızlı , zamanın ötesini arayanların eylülü kaçırmamaları dileğiyle.
 Oylanmadı vişne offlineKişisel Galeri - vişneKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
ibryapici
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 27 Temmuz 2004
Mesajlar: 1446
Tema: Parthenos (32212)
Nerden: anadoludan
Yaş: 24

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek İkizler Fare

Puan: 1850
Mesaj Tarih: 25 Eylül 2004, 01:09   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


OYUN

İyi ki yapmışım,
Gülümsüyorum
Düşündükçe
İyi ki yapmışım.
Baktıkça gözlerine
Uzaklarda bir yerdeyim
Canımı acıtıyor
Pişmanım
Niye yaptım ki?
Sonra O Bakıyor
İkimizin sırrı var gözlerinde
Kaçırıyorum gözlerimi
Utanıyorum, nefes alamıyorum
Ben bakıyorum gözlerine
Yine uzaklardayım
Sonra yine gülümsüyorum
İyi ki yapmışım
Bu bir oyun
Siz ve sen
Bedenler yenik düştüğündde kendine
Sen ve ben
Sonra herşey yeniden
Siz ve sen
Bu oyun hiç bitmesin
Siz ve sen
Ne zaman sen ve ben
İşte o zaman............
İyi ki yapmışım,
Gülümsüyorum.

G.K.


_________________
Karanlık Aydınlıktan, Yalan Doğrudan Kaçar.
Güneş Yalnızda Olsa Etrafa Işık Saçar.
Üzülme Doğruların Kaderidir Yalnızlık.
Kargalar Sürüyle Kartallar Yalnız Uçar.
 Oylanmadı ibryapici offlineKişisel Galeri - ibryapiciKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSN MessengerICQ Numarası
EcCeNtRiC
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 21 Haziran 2004
Mesajlar: 6922
Tema: Parthenos (32212)
Nerden: izmiR
Yaş: 19

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan Başak Yılan

Puan: 8860
Mesaj Tarih: 25 Eylül 2004, 14:13   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerÖnceki Mesaj


eyLüLde bir güzeLLik bir iLham kaynağı var heraLde Sad)


_________________
*Her yeni başlayan macera
Heyecan dolu çilek kokar.. Wink
 Oylanmadı EcCeNtRiC offlineKişisel Galeri - EcCeNtRiCKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık


Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
Etiketler: adarım, adeta, adlı, ahmet, alan, altan, alıyor,

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forumlar Cevaplar Son Gönderilen
Yeni mesaj yok 12 Eylül. abrakadabra Sinema/Tiyatro 0 11 Eylül 2008, 16:49 Son Mesajları Gör
abrakadabra
Yeni mesaj yok Bir '11 Eylül' daha vega Sinema/Tiyatro 1 17 Ağustos 2005, 20:40 Son Mesajları Gör
excalibur
Yeni mesaj yok Eylül Fırtınası DiLeMmA Aşk/Sevgi 3 06 Ocak 2006, 23:38 Son Mesajları Gör
HIS
Yeni mesaj yok Eylül Dokunuşları... Enchanting Aşk/Sevgi 0 14 Ocak 2006, 13:34 Son Mesajları Gör
Enchanting
Yeni mesaj yok 12 EylÜl PapaĞani basim_belada Fıkralar 1 09 Eylül 2006, 09:17 Son Mesajları Gör
ushuaia


Bu Siteye Ait Çerezleri Sil

© 2003, 2049 Türkiye Forum :: Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
Tüm saatler GMT +2 Saat :: :: Forum Arşivleri
Hata: sayfa oluşturma = 1.12167 saniye, sql sorguları = 44
Türkiye Forum başlık özet akışları

Reklam alanı

CBACK CrackerTracker tarafından korunuyor
25590 Girişim engellendi.


phpBB Türkiye

Forum Haritası: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133