Ana Sayfa
Gruplar  •  Site Yönetimi  •  Özel Mesajlarınız   •  Giriş   •  Kayıt
Sohbet ediyorum
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forumlar
Forumlar
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Albüm
Albüm
Kurallar
Kurallar
Linkler
Linkler
Makaleler
Makaleler
Oyunlar
Oyunlar
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler
İstatistikler
İstatistikler






Hayatın İçinden forumunda Bir Saatiniz Kaldı konu başlığının kısa özeti; Acil servisteydim. Mesleğe yeni başlamanın heyecan ve zevkini yaşıyor, 'doktor bey' hitabına alışmaya çalışıyordum. Her büyük hastahanenin acil servisinde olduğu gibi, burada da nöbet hareketli geçiyo...

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Sayfa 1, 2  Sonraki

 
Yeni Başlık GönderCevap Gönder Digg it Stumble it Submit to Del.icio.us Diigo it Prefound it Reddit it Facebook it Blink it Slashdot it Linkagogo it 
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Yazar Mesaj
Glfm
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 08 Temmuz 2006
Mesajlar: 7054
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 16

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan İkizler Maymun

Puan: 7376
Mesaj Tarih: 17 Ağustos 2006, 20:14   Mesaj konusu: Bir Saatiniz Kaldı
Alıntıyla Cevap VerSonraki Mesaj



Acil servisteydim. Mesleğe yeni başlamanın heyecan ve zevkini yaşıyor, 'doktor bey' hitabına alışmaya çalışıyordum. Her büyük hastahanenin acil servisinde olduğu gibi, burada da nöbet hareketli geçiyordu. Tecrübeli uzman hekimlerin yanında, bana pek sorumluluk düşmüyordu. Ben sadece olup bitenleri dikkatlice izleyerek tecrübe kazanmaya çalışıyordum.

Saat gecenin bir buçuğuydu. İki bayan, kollarından tuttukları, 16-17 yaşlarında, esmer, topluca bir delikanlıyı hastahaneye getiriyordu. Delikanlının babası olduğu anlaşılan bir bey arkalarından soluk soluğa geliyor, bir yandan da şöyle sesleniyordu:

-Kurtarın yavrumu, kurtarın çocuğumu!


Nöbetçi doktor, gecenin yorgunluğuyla gömüldüğü koltuğundan doğruldu. Bu arada hemşireler yeni gelenleri karşılıyordu. Ben doktorun yanında ayakta bekliyordum. Adam konuşmaya devam ediyordu:


-Doktor bey, oğlum intihar niyetiyle ilâç içmiş. Annesi fark edince, hemen getirdik.

-Aldığı ilâçlar yanınızda mı?
Adam, ceketinin ceplerinden hap kutularını çıkarıp doktora gösterdi.

-Şu haptan on beş-yirmi tane, şundan on kadar, şundan da üç-beş tane içmiş.

-Ne zaman içtiğini biliyor musunuz?

-İki saat kadar olmuş.

Doktor hap kutularını uzun uzun inceledikten sonra, bir delikanlıya, bir de kutulara baktı. Ardından kafasını sağa sola sallayıp yüzünü buruşturarak:

-Hımm! Yazık, çok yazık!

Aile endişe ve merak içinde, doktorun bir şeyler söylemesini bekliyor, ama doktordan ses çıkmıyordu. Bense, gencin midesini yıkayacağımızı düşünüyordum. Kısa süren bir sessizlik, babanın sorusuyla bozuldu:

-Ne yapacağız doktor bey?

Doktorun yüzü gerginleşti. Bakışlarını ümitsizce kaldırdı. Dudaklarını ısırdı. Başını çaresizce sağa sola salladı. Elleriyle de çaresizlik işareti yaptı. Ağzından dökülen son sözler, hasta ve yakınları için kurşun gibiydi.

-Üzgünüm! Yapılacak bir şey yok. Hem bu ilâçlar... Üstelik de geç kalmışsınız.

Ben göz ucuyla aileye baktım. Hepsinin gözleri fal taşı gibi açılmış, beti benzi atmıştı. Delikanlının yüzü korkuyla gerilmişti. Annesi ve kız kardeşinin desteğiyle ayakta zor duran delikanlı, birden doğrulup pür dikkat doktora baktı. Doktorun ifadelerindeki kesinliği ve yüzündeki ciddiyeti görünce sarsıldı. Dizlerinin bağı çözülmüşçesine kendini yere bıraktı. Aile fertlerinin ayakta duracak mecalleri kalmamış olacak ki, her biri bir kenara çöktü. Baba ve anne, bir şeyler mırıldanıyorlardı. Uzun süren bir suskunluk ve şaşkınlıktan sonra:

-Ne olacak doktor bey? Hiçbir şey yapamaz mısınız?

-Artık çok geç. Bu durumda maalesef bir şey yapamayız. Yapsak da yararı olmaz. Herhalde bir saate kadar hastayı kaybederiz. Gene de hastayı müşahede altına alalım.

Ben de en az aile kadar şaşırmıştım. Delikanlının yüzüne bakıyordum. Ölüm endişesi ve ümitsizlik, iliklerine kadar işlemiş gibiydi. Kendimce neler hissettiğini düşündüm. Ölüme bu kadar yaklaşmak, gerçekten zor bir durum olmalıydı. Hem, insan bir saat sonra öleceğini bilse neler düşünür, neler hisseder, neler yapardı? Aslında her birimizin, ölüme bir saat yaklaşacağı an gelmeyecek miydi? Hayatın karmaşa ve med-cezirleri arasında, ölüm gerçeğini nasıl da atlıyor veya kendimize uzak görüyorduk. Şimdi bu delikanlı, geçmişini, arkadaşlarını, ailesini düşünüyor olmalıydı. Veya ölümden sonraki hayatı; yani bir saat sonrasını... Belki de arkasından neler düşünüleceğini, konuşulacağını... Halbuki ne kadar çok plânı vardı. Şimdi ise, o plânları düşünmek bir yana, son saatini nasıl geçireceğine dair doğru düşünme melekesini bile kaybetmiş gibiydi.

Diğer taraftan, hayat devam ediyordu. İçeride yatmakta olan bir hastanın yakınları doktora bir şeyler sorarken, sedye ile bir hasta daha getiriliyordu. O ara başka bir doktor kapıdan içeri giriyordu. Biliyorum, sohbet için geliyor. Az ötede, hemşirelerin küçük teybinden, bir arabesk parça yükseliyor: Batsın bu dünya! 'Hayatla ölümün iç içeliği galiba bu.' diyorum kendi kendime.
Baba toparlandı. Yalvaran bir eda ile sorusunu tekrarladı:

-Hiçbir şey yapamaz mısınız doktor bey? Hiç mi ümit yok?

İçeri yeni giren doktor, kaş-göz işaretiyle ne olduğunu sordu. Doktor ayağa kalkıp kesin bir ifade ile cevap verdi:

-İntihar girişimi doktor bey. Geç kalmışlar maalesef. Durum da ciddi. Yapılacak bir şey kalmamış. Sonra raporunu tanzim ederiz.

Söylenenleri dikkatle dinleyen delikanlıyı ölüm gerçeği ile yüzleşmek ürkütmüştü. Pişmanlık duygusu içerisinde ve titrek bir sesle doktora; 'Kurtulmak için ne yapmak gerekiyorsa yapmaya hazırım. Ne olur doktor! Beni kurtarın, ölmek istemiyorum!" dedi. Doktor oralı bile olmadı. Ölüme bu kadar yakın bir kimseyi daha önce hiç görmemiştim. Üstelik çok da gençti. Hayalen morga gidip, gencin otopsisini düşünüyorum. Demek, karşımda duran bu diri beden birazdan ölecek, otopsi için açılacak ve biz bir rapor tanzim edip bırakacağız! Hayat ve ölüm... Yaşamak ve ölmek... Genç olmak, yaşlı olmak, hayatı anlamak, ölümü benimsemek... Hayatı ölüme bir girizgah olarak değerlendirebilmek... Ölüme her an hazır olmak... Veya kendini hazır hissetmek... Kısacası ölümü kuşanmak... Hayata ve ölüme anlam kazandırmak... Bir sürü düşünce beynime doluşuyor.

Doktor oradan uzaklaştı. Ben de peşinden gittim. Biraz acemilik kokan bir tavırla sordum:

-Doktor bey! Serumla bol mayi verip, bir yandan da idrar söktürücülerle kanını temizleyemez miydik?

Doktor dönüp, gözlerimin içine baktı:

-Kardeşim görüyorsun, burada ayakta zor duran yaşlılar bile biraz daha hayatta kalmak için mücadele ederken, bu delikanlı daha on yedi yaşında ve intihara kalkışıyor. Ölmek istiyorsa, neden ona mâni olalım? Biraz isteği ile baş başa kalsın bakalım. Ölüm ne imiş, hayat ne imiş düşünsün! Yaşamanın değerini, ailesine ne kadar acı çektirdiğini fark etsin! Dahası Allah'ı hatırlasın; kul olmayı... Ölümü ve sonrasını da tabii ki...

Arkasından, beni bir kez daha şaşırtan bir kahkaha atıp şöyle dedi:

-Yoksa, sende mi inandın öleceğine?

-Ne yani, delikanlı ölmeyecek mi?

Gülerek, ilaç kutularını gösterdi. Elindekiler, vitamin hapı, öksürük kesici ve balgam sökücülerdi.

Yaşanmış bir hâdisedir.


Alıntıdır.

 Oylanmadı Glfm offlineKişisel Galeri - GlfmKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
DrAjE
Fast Friend
Fast Friend



Kayıt: 03 Eylül 2006
Mesajlar: 110
Tema: Parthenos (32170)
Nerden: geldik nereye gidiyoruz
Yaş: 18

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan Boğa At

Puan: 111
Mesaj Tarih: 03 Eylül 2006, 23:00   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


etkileyiciymiş baya en azından ben etkilendim sayılırSmile
 Oylanmadı DrAjE offlineKişisel Galeri - DrAjEKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
ComiC
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 18 Ocak 2004
Mesajlar: 6156
Tema: Parthenos (32170)
Nerden: Tkrdg
Yaş: 18

mcdonalds.gif

Cinsiyet:Erkek İkizler At

Puan: 3655
Mesaj Tarih: 03 Eylül 2006, 23:08   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Güzel hikaye bazı şeylerin kıymetini bilmiyoruz doktor iyi göstermiş ama ailesine yazık şimdi gerçekte olmayacak bir olay. Babamın kalbi var falan öyle birşey olsa adamcağız gider orda


_________________
Madde 2. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
 Oylanmadı ComiC offlineKişisel Galeri - ComiCKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSN MessengerICQ Numarası
ilteris
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 25 Temmuz 2006
Mesajlar: 1072
Tema: Parthenos (32170)
Nerden: nereyi istersen ora
Yaş: 17

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek İkizler Keçi

Puan: 1123
Mesaj Tarih: 04 Eylül 2006, 00:03   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


eline saglik çok güzel bir hikaye Smile Very Happy

sevdim ben doktoru Very Happy Very Happy
 Oylanmadı ilteris offlineKişisel Galeri - ilterisKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
noshulu
New Friend
New Friend



Kayıt: 03 Eylül 2006
Mesajlar: 14
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 26

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Terazi Köpek

Puan: 14
Mesaj Tarih: 04 Eylül 2006, 01:30   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Zeki insanlara hayatın her anında ihtiyaç var..tabi onları bize yansıtacak kişilerede..anı için teşekkürler


_________________
No MeRcY
 Oylanmadı noshulu offlineKişisel Galeri - noshuluKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
Glfm
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 08 Temmuz 2006
Mesajlar: 7054
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 16

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan İkizler Maymun

Puan: 7376
Mesaj Tarih: 04 Eylül 2006, 10:36   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Beğendiğiniz için ben teşekkür ederim...
 Oylanmadı Glfm offlineKişisel Galeri - GlfmKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
grace
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 29

blank.gif

Cinsiyet:Bayan Boğa Keçi

Puan: 3749
Mesaj Tarih: 04 Eylül 2006, 18:38   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Gerçekten güzel bir yazı.. Neden bir şeyleri kaybetmeden yada kaybetmeye bir adım uzaklıkta iken değerini anlarız ki..
'Dahası Allah'ı hatırlasın; kul olmayı... Ölümü ve sonrasını da tabii ki... '
Anlamlı paylaşım için teşekkürler..


_________________
Yaşamak ne güzel şey;
Anlayarak usta bir kitap gibi
Bir sevda şarkısı duyup
Bir çocuk gibi şaşırarak yaşamak..

Nazım Hikmet
 Oylanmadı grace offlineKişisel Galeri - graceKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
basim_belada
Quick Friend
Quick Friend


 Uzaklaştırıldı
Kayıt: 03 Eylül 2006
Mesajlar: 56
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 20

blank.gif

Cinsiyet:Erkek Koç Ejderha

Puan: 64
Mesaj Tarih: 05 Eylül 2006, 00:20   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


bence doktor biraz abartmış sonuçta çocuğa ers vereyim derken ailesini düşünmemiş.o insanlar ne hale girmiştir.
 Oylanmadı basim_belada offlineKişisel Galeri - basim_beladaKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
unlegality
Quick Friend
Quick Friend



Kayıt: 01 Ekim 2006
Mesajlar: 92
Tema: Parthenos (32170)

Yaş: 29

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Akrep Keçi

Puan: 119
Mesaj Tarih: 08 Ekim 2006, 00:02   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj


Yaklaşık 2 sene önce askerdeyken (Yanlış olmasın ama) Erhan Bener in "Yalnızlar" adlı romanını okumuştum - Roman daki kahramalardan biri oldukça bencil ve kendini beğenmiş bir doktor du (ne tesadüf) , kitabın başlarında doktor daki bu kibre varan özgüvenden tiksiniyor ve ondan nefret ediyorsunuz , ama geçen sayfalarla birlikte aslında bu kibrin ve özgüvenin ondan başka kimseye böyle yakışmayacağına ve ancak böyle kendine güven ve insanlara tepeden bakmayla insanlara bazı dersler verilebileceğini , onların yönetilebileceğini anlıyorsunuz .
Kitabın sonunda aşkı için intahar etmeyi göze alabilecek ve aşkı için hiçbir şey yapamayacak iki insanı birleştirme vakti geldiğinde intahar etmek isteyene yardım etmeyi kendine hak görebilecek bilgelikte biri olup çıkıyor . Gerçek aşkı için zamanında hiç birşey yapamayan genc ise kendi için intahar edebilecek başka birini görünce harakete geçiyor ve onun için elinden geleni yapıyor .
Tüm bunlar olurken ise doktor kendinden emin elindeki panzehir ile insanların kendilerini sorgulamalarını bekliyor.
"Atina bir at , bense bir at sineğiyim" (Sokrates)
Bazen ağır da olsa , insanları rahatsız da etse böylesine bilgeliğe tüm hayatımız boyunca ihityacımız var .
GLFM ye atfen :
Benim asıl merak ettiğim gencin aslında tehlike de olmadığını farkeden ailesi böylesi bir oyuna sonradan ne tepki vermiştir????
 Oylanmadı unlegality offlineKişisel Galeri - unlegalityKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
güz--
Slow Friend
Slow Friend



Kayıt: 22 Ekim 2006
Mesajlar: 43
Tema: Parthenos (32170)
Nerden: göz bebeğinden düşen bir yağmur damlasından:)
Yaş: 17

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan Kova At

Puan: 46
Mesaj Tarih: 24 Ekim 2006, 12:58   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerÖnceki Mesaj


intihar edenlerin bi çoğu son anda pişman olurmuş zaten...hayalleri, yapamadıkları gelir aklına insanın, kolaymı


_________________
Yapamadıklarımdan pişman olmaktansa...
yaptıklarımdan pişman olmayı tercih ederim!
 Oylanmadı güz-- offlineKişisel Galeri - güz--Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Sayfa 1, 2  Sonraki

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
Etiketler: acemilik, acil, acı, adam, aile, ailesine, ailesini,

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forumlar Cevaplar Son Gönderilen
Yeni mesaj yok SON 24 saatiniz olsa sevgiliniz için ne yapardınız ??? ultrActor Aşk/Sevgi 12 23 Temmuz 2005, 07:47 Son Mesajları Gör
sevgi
Yeni mesaj yok Ramazan a Az Kaldı commando İslam Dünyası 3 22 Eylül 2006, 01:35 Son Mesajları Gör
dJ4
Yeni mesaj yok 4 gün tuvalette kaldı RSS-Haber Aktüel 0 11 Aralık 2007, 12:00 Son Mesajları Gör
RSS-Haber
Yeni mesaj yok Zilin çalmasına az kaldı vişne Eğitim/Öğretim 11 22 Aralık 2004, 22:19 Son Mesajları Gör
afili
Yeni mesaj yok Nihat Sociedad'da kaldı! Fatalrhymer Futbol 0 29 Aralık 2005, 20:38 Son Mesajları Gör
Fatalrhymer


Bu Siteye Ait Çerezleri Sil

© 2003, 2049 Türkiye Forum :: Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
Tüm saatler GMT +2 Saat :: :: Forum Arşivleri
Hata: sayfa oluşturma = 0.84173 saniye, sql sorguları = 47
Türkiye Forum başlık özet akışları

Reklam alanı

CBACK CrackerTracker tarafından korunuyor
25509 Girişim engellendi.


phpBB Türkiye

Forum Haritası: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133