Ana Sayfa Reklam alanı
Gruplar  •  Site Yönetimi  •  Özel Mesajlarınız   •  Giriş   •  Kayıt
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forumlar
Forumlar
Yardım
Yardım
Arama
Arama
Albüm
Albüm
Kurallar
Kurallar
Linkler
Linkler
Makaleler
Makaleler
Oyunlar
Oyunlar
Sohbet
Sohbet
Üyeler
Üyeler
İstatistikler
İstatistikler

Google


İslam Dünyası forumunda Bunaldığınızı Hissederseniz.. Can Dündar konu başlığının kısa özeti; Arada Bir Çok Bunaldığınızda... Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı... Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod vardı içinde..Deniyordu k...

Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok



 
Yeni Başlık GönderCevap Gönder Digg it Stumble it Submit to Del.icio.us Diigo it Prefound it Reddit it Facebook it Blink it Slashdot it Linkagogo it 
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık
Yazar Mesaj
commando
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
Tema: Parthenos (30271)

Yaş: 33

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Aslan Kedi

Puan: 2558
Mesaj Tarih: 18 Ekim 2005, 01:14   Mesaj konusu: Bunaldığınızı Hissederseniz.. Can Dündar
Alıntıyla Cevap VerSonraki Mesaj



Arada Bir Çok Bunaldığınızda...

Bir zamanlar bir psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm vardı...
Hayatın ve getirilerinin kıymetini anlamak için tavsiye edilen bir metod vardı içinde..Deniyordu ki;"arada bir,çok bunaldığınızda,
hayatın sizin için çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ayırın ve kendi cenaze töreninizi düşünün"...
Cümleyi ilk okuduğumda çarpılmıştım...Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme ve tavsiye bekliyordum...Ama "kendi ölümümüzü ve cenazemizi"düşünmemiz tavsiye ediliyordu...

Tüylerim diken diken oldu ve yazarın saçmaladığını düşündüm o an...
Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya devam ettim...

Diyordu ki; "bunları düşündüğünüzde dünyadaki yerinizi,dünyayı
terkettiğinizde oluşacak boşluğu,sevdikleriniz ve sizi sevenler için
öneminizi anlayacaksınız...özellikle insanların sizin için neler
söyleyeceklerini,onlar için ne ifade ettiğinizi hissetmeye çalışın...
O andan geriye dönme şansınız olmadığını,hayat denen kredinizin bittiğini ve onlara yanıt verme şansınız olmadığını düşünün...

Tekrar sarılma,bir kez daha öpme ihtimalinizin bittiğini hissedin...
Dünyadaki küslüklerin,ayrılıkların,kavgaların yanında bu acının ve geri dönülmezliğin korkunç çaresizliğini yaşayın...

Bırakın canınız yansın,bırakın alevler içinde kavrulsun tüm ruhunuz.. Orada,o musalla taşında düşünün kendinizi...Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz ifadelerini...Akıllarından ve yüreklerinden geçen cümleleri hayal edin...Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve gözlerimi kapatıp aynen düşünmeye başladım...

Eşimi,oğlumu,annemi,babamı,kardeşlerimi ve diğer tüm çevremi oturttum tek tek kendi cenaze törenimdeki yerlerine...birer birer yerleştirdim tabutumun çevresine hepsini...hayatımda çok nadir bu kadar canım yanmıştı...görüyordum işte "babaaaa..." diye ağlayan biricik oğlumu...
Eşim kucağında "ağlayan emanetimle" ayakta durmaya çalışıyordu
perperişan...Koca çınar babacığım,belli belirsiz dualar okuyordu,o gözümden hala gitmeyen vakur duruşuyla...Annem,ciğerinden bir parça canlı canlı koparılmış gibi hem içine hem dışına akıtıyordu gözyaşlarını...
Kardeşlerim,akrabalarım"çok erken gitti,doyamadı oğluna.."diyordu
acıyan ses tonlarıyla...Ve dostlarım...Onlar da şaşkındı.Bazısı"daha dün birlikteydik,nasıl olur.."diyordu...Bunları seyredip onlara "hayır ölmedim,burdayım.." demek istedim hayal olduğunu unutup...Sonra anladım yazarın ne demek istediğini daha devamını okumadan kitabın...

Farkındalık önemli bir kavramdır psikolojide...Belki de hiç aklımıza
gelmeyen ve gelmeyecek bir farkındalığı göstermek istemişti yazar...
Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı,ne de isteğim...Almam gereken dersi ve mesajı almıştım...Şimdi ne kitabın adını ne de yazarı hatırlamıyorum...
Şu an bunları yazarken bile çok kötü oldum...Bu olayda tek farkındalık da yok üstelik...Biraz kendime geldikten sonra devam
ettim hayatımın en zor hayaline...Sırada çevremdekilerin ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardı...Usulen ve nezaketen söylenenlerin dışında...Onlarda bıraktığım izleri,yaşananları ve
yaşanamayanları elden geçirerek ben konuşturacaktım hayalimde...
İçlerini okuyacaktım,senaryo bana ait olarak...Yaşarken neler yazmıştım,ölümümle neler okuyacaktım...

Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım,ölüm acısının etkisiyle girilen duygusal mod değildi,deşifre etmem gereken metin...
Canım oğlumun söyleyecek çok şeyi yoktu...Özleyecekti,yokluğumu
hissedecekti..ağlayacaktı aklına geldikçe...Belki ölümün ne anlama
geldiğini hissedecek yaşa gelinceye kadar sıradan bir üzüntünün ötesine geçmeyecekti duyguları...
Ama hayal bu ya,18-20 yaşına getirdim 2 saniyede oğlumu..."hayal - meyal hatırlıyorum be baba seni...Keşke şimdi yaşıyor olsaydın da erkek erkeğe sohbet etseydik seninle...Bak mezuniyet törenimde
de babasızdım...Askere giderken kimin elini öpeceğim senin yerine..."
diyecek canı yanarak bir köşede...
Sevgili eşim...Benim muhteşem hatunum...Nasıl dayanır bensizliğe ?...
O ki,benim için herşeyini feda edip koşmuştu bana...Hayatının tek adamı şimdi toprak olacaktı...Bir daha " Seni seviyorum "
diyemeyecekti...Bir daha hevesle açamayacaktı çalan kapıyı...Ve her
gelen gece bensizliğini haykıracaktı yüzüne...Her sabah da bensiz
başlayacaktı koca gün...Tek cümlesi takıldı o an içime; "Oyunbozanlık
yaptın be böceğim,hani beraber ölecektik ?..."
Babam-annem,o bugüne kadar evlat olarak mutlu edecek hiçbir şey
yapamamanın acısıyla kahrolduğum güzel insanlar...Helaldi şüphesiz
hakları...Bilerek hiç kırmamıştım onları...Üzerine titredikleri evlatları onlardan önce göçmüştü işte önlerinde ve dualarına muhtaçtım....Kaç anne ve babanın çekebileceği bir acıydı ki evladının cenazesinde bulunmak...Herhalde insanın uzun yaşadığına üzüldüğü nadir anlardan olsa gerek...

Diğerlerine geçmiyorum...Bu yazıyı şu an yazıyı sizlerle paylaştığıma göre"diğerlerine" artık sizler de dahilsiniz...Düşünün,birgün bir mail ulaşıyor mail-boxınıza"ölmüş" diye...Sizler kimbilir neler düşünür ve yazardınız...Eşim şu an yanımda ağlıyor,sanki gerçekmiş gibi...Oysa ki yazarın amacı "Yaşamanın ve hala nefes alıyor almanın
kıymetini "göstermekti...Benim de öyle...Lafı çok uzattım farkındayım...
Ama hayat dediğimiz çözümü zor süreç 2 satırla özetlenemeyecek kadar
girintili çıkıntılı...Ben o gün kurduğum o hayalle,canımın tüm yanmasına rağmen YENİDEN DOĞDUM...Bilgisayar diliyle "format attım hayatıma"...Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala nefes alıyor olduğum için şükrettim...

Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı sahne bitmiş,oyun perde demişti..
Peki ya hayal değil de,gerçek olsaydı ve perde bir daha açılmamak
üzere kapansaydı...İşte bu final bu yazıyı buraya kadar okumanıza değmiş olmalı...Belki gerildiniz,kötü oldunuz ama devamını getirirseniz buna değer bence...Ben bu akşam melankoliğim ve biraz abartmış olabilirim...Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır belki...
Bence bu yazıyı sadece okuyarak bırakmayın...

LÜTFEN ARADA BİR,BURADAN ALDIKLARINIZI TARTIN,DÜŞÜNÜN VE HAYATINIZI
GÖZDEN GEÇİRİN...


Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce Allah'tan başka bilen yok... İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes alıyorken
yapabileceklerinizi yapın,ertelemeyin...

Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri tamir edin...

Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha fazla zaman ayırın...

Biraz Hıncal abi tarzı olacak ama,sevginizi ve verdiğiniz değeri
haykırın onlara iş işten geçmeden...

Ve en önemlisi; VERDİĞİ -VERMEDİĞİ,ALDIĞI - ALMADIĞI HERŞEY İÇİN,TEKRAR TEKRAR ŞÜKREDİN YÜCELER YÜCESİ YARADAN'A..


CAN DÜNDAR


Ölümü hatırlamak çok iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ölümü çok hatırlayın, ölümü çok hatırlayanın kalbi ihya olur, ölümü de kolaylaşır.) [Deylemi]
(Ölümü çok anmak, insanı dünyadan çeker, günahlardan sıyırır.)
[İbni Lal]



_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy


En son commando tarafından 20 Ekim 2005, 14:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
 Oylanmadı commando offlineKişisel Galeri - commandoKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönder
commando
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
Tema: Parthenos (30271)

Yaş: 33

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Aslan Kedi

Puan: 2558
Mesaj Tarih: 18 Ekim 2005, 16:41   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

Ölümü çok hatırlamak lâzımdır: Ölümü çok hatırlamak lâzımdır:
Kâinatın Efendisi Aleyhissalâtü vesselâmın lâl ü güher beyanları içinde, lezzetleri acılaştıran ölümü çok zikretmek gerekir. Bundan maâda, yine Efendimiz bizzat kabirleri ziyaret etmiş ve ziyaret tavsiyesinde bulunmuşlardır. İnsan, ölümün hakikatına inandığı gibi, onu his, duygu ve aklına nakşederek, hayâl ve düşünce dünyasına da hakim kılar ve kıyamete kadar sürecek olan kabir hayatına da kendini ikna ederse, bu takdirde dünyaya ve ukbaya bakışı ve davranışları farklılaşır ve değişik olur. Onun içindir ki, söz Sultanı, “Benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız” buyurmuşlardır.

Ölüm düşüncesi, insanın mânevî damarlarında meydana gelebilecek ülfet ve vesveseyle birlikte, şeytanın süslü gösterdiği günah virüsünün ve benzeri mikropların en azından tesirlerini ve zararlarını giderecek bir antikor gibidir. “Madem öleceğim ve öldükten sonra da hesaba çekileceğim; öyleyse, şu fani dünyânın elemli lezzetlerine kapılıp, günah işlemenin ne manâsı var!” düşüncesi içinde ölüm, bir yönüyle güçlü bir vazgeçirici, bir yönüyle de coşturucu bir tesire sahiptir. Fakat, eğer mânevî damarlarımız, antikorların hiç fayda temin etmeyeceği ölçüde günahlarla, dünyânın haram lezzetleri olan mikroplarla dolmuş ve artık vücudun her yanında bir hücre anarşisi meydana gelmiş ve ölüm antikorlarının bile tesir edemeyeceği bir duvar teşekkül etmişse, o zaman ne ölüm, ne de ölüp gidenler ruhta hiç bir şey uyandırmayacak ve yakınlarımızın birer birer göçüp gidişi, bizde sadece bir kaç günlük geçici bir elem hasıl edecektir. Sonra da, “Canım, ölenle ölünmez ki! Hepimizin yeri de orası; Allah iman, Kurân nasip etsin!” şeklindeki klişeleşmiş teselli ve temennilerle bütün göz ve gönüller yeniden gaflete gömülüp gidecektir.

Niçin hatırlanmaz ölüm? Nefsin hoşuna giden pek çok haram lezzetleri acılaştırarak ağzın tadını kaçırdığı, keyfi bozduğu, insanı nefsanî isteklerden vazgeçmeye, bir kısım bedenî haz ve alışkanlıklardan kopmaya zorladığı, peşin lezzetlere rağmen ruha öteler hesabına zâhidlik aşıladığı, dünyaya bakan yönüyle kalbi daralttığı ve düşünceyi buğulandırarak süslü, toz-pembe dünyâları kararttığı içindir ki, ölüm hatırlanmak istenmez.

a) Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, ölümü unutturur:
Ölüm neden tesir etmez? Tevehhüm-ü ebediyetten.. hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlanmaktan ve yaşamak için yaşamaktan.. çocuk oyuncakları mesabesindeki peşin ücretlerle avunmaktan.. kalb ve fikrin geçmiş ve geleceğe dönük gözlerini kapamaktan...

Bir insan düşünün; her tarafı altı cihetten de komple endam aynalarıyla kaplı bir odaya giriyor. Bulunduğu istikamette geriye dönüp bakıyor; gerilere doğru upuzun uzayıp giden iç içe bir aynalar koridoru, yani yaşanmış koca bir ömür.. evet, şu kadar yaşamıştım, şu kadar görmüş-geçirmiştim duygularıyla kanatlı hâtıraların atlas iklimlerinde dolaşma... Bir de ileriye dönüp bakıyor; aynı şekilde o kadar da ileriye doğru uzayıp giden bir ömür. “Yaşım ne ki, daha gencim! Emsallerime göre fena da sayılmam! Malım mülküm var; gelirim yerinde; eşim, dostum ve çevrem.. makamım.. mesleğim...” Esasen, küçücük bir odada, dört duvar arasında sıkışıp kalmış bulunmasına rağmen, kendini dev aynalar arasında, renkli bir hayatın içinde görüyor ve yüzü soğuk olduğundan ölüme soğuk bakıyor; onu görüyor, ona uzak duruyor. Bunun da ötesinde, ölüm düşüncesini günlük düşünceleri arasında boğmak ve öldürmek için nice çılgınlıklar yapıyor; akla hayâle gelmeyen yiyecek, giyecek çeşitlerinde teselli arıyor; içki âlemlerine, müzik çılgınlığına, moda ve model dünyalarına, uyuşturucu alemlerine sığınıyor..

Bizim müslümanca hayatımızda edîbâne, nezihâne ve dünyâ ve ukba adına çok faydaları tekeffül eden iki bayramımız vardır: Ramazan ve Kurban Bayramları. Şimdi bir bunlara, bir de meselâ Almanların bir yıl içinde kutlamaya çalıştıkları -biz bayramlarımızı tesîd ederiz- eğlence günlerine bakınız! İki hafta, hattâ bir ay geçer, bilmem ne yortusu; bir ay sonra bir faşing, arkasından bir başkası, arkasından bir diğeri... Bu insanların her birini tek tek psikolojik bir tahlil ve tetkikten geçirecek olsanız görürsünüz ki, hepsi birer eğlence insanı ve sanırsınız ki, son derece neşeliler.. gülmek ve gülüşmek için yaratılmışlar... Oysa ki bu ve benzeri hâdiseler, ölümü öldürme düşüncesi ve onu unutmaya çalışma gayretinden başka bir şey değildir. Evet, müslümanın da kendi çizgileri içinde ve meşrû dairede dünyâ adına bir sevinç ve neşe hayatı vardır; ne var ki, onun neşe dünyasında bile ölüm ve ölüm ötesine ait ürpertici, fakat aynı zamanda imrendirici esintiler, manâlar ve buğular bulunur. Sonra, müslümanın iç dünyâsı ve ruhî saadeti, dünyalık eğlencelere ihtiyaç bile hissettirmez.

b) Ebedi saadet saraylarının kapısı ölümle açılır:
Ölümün alnından öperiz biz: “Sen ne mübârek arkadaş ve refakatçisin” deriz ölüme. Varsın, başkaları sana dikenli nazarıyla baksın, sen gülün ta kendisisin. Bırak, bazıları sana “kara yüz” yakıştırmasında bulunsun, sen, bizim için bizi aydınlık ülkelere uçuran ötelerden iki ışık kanatsın. Bakma sana “soğuk yüz” dediklerine; sen bizim için, müjde çiçekleriyle kar gibi beyaz ve berraksın. Onlar sana “çukur” derler, “dehliz” derler; fakat biz, “ebedî saadet saraylarına açılan koridorsun” deriz. “Ayıran” da derler sana; fakat sen, haddizatında, ebedî âlemlere intikal etmiş binlerce ahbaba, dost ve yârâna kavuşturansın. Başta, sîmalarına meleklerin hayran olduğu nebîlere, sonra Sahâbeye, salihlere, hısım ve akrabaya bizi ulaştıransın. Cemalullaha yaklaştıransın!...

Evet, ayıransın da, fakat, elemli, sıkıntılı ve ayrılık hasreti yüklü şu dünyâ talimgâhından, hayatların en hası hakiki hayata intikal ettiren bir terhis tezkeresisin! Sen, bizi Gönderene dönme anında, cismimizi nura garkedecek bir ebed şerbetisin! Ve sen, bir son değil, sonun sonusun; sonsuzluğa eş ve baş olabilecek son bir sonsun. Son ile sonsuzluğu dudak dudağa getiren bir ufuk ve Cemale açtığın gözlere çekilen bir sürmesin.. Ve yine sen, dertli bir neslin dert yüklü Tercümanına, “Eyvah, bugün yine ölmemişim” dedirtensin. İşte ölümün iki yanı: Önce terhib düşüncesiyle ölüm, sonra da terğib düşüncesiyle ölüm...

Ölüm düşüncesi, arzettiğimiz gibi hem caydırıcı, hem de teşvik edici yönleriyle bir yandan seyyiatımız, mesuliyet hissimiz ve Rabbimize karşı yaptıklarımızdan hesap verme endişesiyle bizi iki büklüm ederken, bir yandan da ümit-reca münasebeti içinde kalbimizi hoplatıp bizi canlandırmakta, şahlandırmakta ve kalbimizle beraber duygularımız ve düşüncelerimizle beraber davranışlarımız üzerinde müsbet tesir icra etmektedir. Rabıta-ı Mevt denilen ölümü sürekli hatırlama ameliyesiyle, kabirleri ziyaret ve hastalarla sakatlardan ibret almakla -İnşaallah- ülfetten kurtulmuş, iç gerilimimizi ve canlılığımızı muhafaza etmiş ve şeytan ve günahların zararından korunmuş olacağız.

Bu Makale, Fethullah GÜLEN Hoca efendinin “İnancın Gölgesinde- 2” adlı eserinden alınmıştır.


_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy
 Oylanmadı commando offlineKişisel Galeri - commandoKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönder
Adem15
Quick Friend
Quick Friend



Kayıt: 17 Ekim 2005
Mesajlar: 72
Tema: Parthenos (30271)
Nerden: BeYkOz
Yaş: 17

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Boğa Keçi

Puan: 89
Mesaj Tarih: 18 Ekim 2005, 16:58   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

Çok teşekkürler dostum


_________________
-Saygılar-
-İmza Varmı
-Taze Bitti bea...
 Oylanmadı Adem15 offlineKişisel Galeri - Adem15Kullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
melekseda
Fast Friend
Fast Friend



Kayıt: 04 Haziran 2005
Mesajlar: 139
Tema: Parthenos (30271)

Yaş: 29

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan İkizler Keçi

Puan: 49
Mesaj Tarih: 25 Ekim 2005, 18:28   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

teşekkürler commando!


_________________
www.dilkonus.en101.com
 Oylanmadı melekseda offlineKişisel Galeri - meleksedaKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSN MessengerICQ Numarası
EcCeNtRiC
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 21 Haziran 2004
Mesajlar: 6922
Tema: Parthenos (30271)
Nerden: izmiR
Yaş: 19

turkey.gif

Cinsiyet:Bayan Başak Yılan

Puan: 8860
Mesaj Tarih: 04 Kasım 2005, 09:26   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

ben öLümü düşününce ruhum daraLıyor...


_________________
*Her yeni başlayan macera
Heyecan dolu çilek kokar.. Wink
 Oylanmadı EcCeNtRiC offlineKişisel Galeri - EcCeNtRiCKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
commando
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
Tema: Parthenos (30271)

Yaş: 33

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Aslan Kedi

Puan: 2558
Mesaj Tarih: 04 Kasım 2005, 17:26   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

Temel demiş ki ;
- Ula idris ben kahve içince ne yapsam uyuyamıyorum..
- Bende tam tersi demiş İdris Kahve içerken uyuyamıyorum..

Hasılı ruh daraldığında ölüm bir kurtuluş bu meşakkati bol dünyadan bir terhis ve bir paydos hükmünde (B.S.N.)


_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy
 Oylanmadı commando offlineKişisel Galeri - commandoKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönder
kingarthur
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum



Kayıt: 06 Şubat 2005
Mesajlar: 1761
Tema: FI Subgrey (70)
Nerden: NİŞ@NT@ŞI
Yaş: 28

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Oğlak Keçi

Puan: 2073
Mesaj Tarih: 04 Kasım 2005, 17:50   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

ölüm ruhun özgürlüğüne kavuşması
bir nevi ruh aslında bedende daralmakta
ve çoğu sıkıntı bundan oluşmaktadır diye düşünüyorum
yoruma açık tabi


_________________
Ey Aşk! Üzülerek söylüyorum ki; Bu insanlar seni haketmiyor...

 Oylanmadı kingarthur offlineKişisel Galeri - kingarthurKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönder
selims
Slow Friend
Slow Friend



Kayıt: 05 Kasım 2005
Mesajlar: 39
Tema: Parthenos (30271)
Nerden: Seher Vakti yollardan
Yaş: 26

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Terazi Köpek

Puan: 53
Mesaj Tarih: 05 Kasım 2005, 11:51   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerSonraki MesajÖnceki Mesaj

Ölüm düşününce ruh daralmaz aslında daralan bizim nefsimiz.Nefsimiz dünyaya o kadar bağlanmışki bizi alışkanlıklarımızdan kurtulmak istediğimiz anda taa kalbimizin derinliklerinde bir sıkıntı doğuyor.Bir anda beynimize ve düşünclerimize nedenini bilmediğimiz bir ağırlık çöküyor.Ruh imanın hazzını yakaladığı sürece özgürdür.Eğerki nefsimizden kurtulamazsak her ölüm bize cehennem günü olur.Gerçekten yaşadığımız sıkıntılar aslında yeteri kadar ölümü düşünüp hayatı daha basite indirgemediğimizden oluyor.Dünya karmaşası için boğulup gidiyoruz taki kendimize ancak ramazan ayı gibi mübarek günlerde geliyoruz o bitince tekrar ruhlar boğuluyor.Dikkat edin neden ramazanda insanın kalbi ferahlar neden namazlar ayrı bir zevk verir.İşte bunu sebebi toplumu manevi bir kalkan sardığı içindir.Ruhlarımız sıkılıyor hayat zevk vermiyor çünkü toplumda manevi huzur.Sohbet muhabbet ikram sevgi ve saygı eksik.Dinimizin bize sunduğu güzellikleri yaşayamıyoruz ve dünyanın bitmez tükenmez heveslerine köle oluyoruz.

Samimi olanlar için gerçekten bu dünya zindan


_________________

hosted.filefront.com/kargili19
 Oylanmadı selims offlineKişisel Galeri - selimsKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderMSN Messenger
commando
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
Tema: Parthenos (30271)

Yaş: 33

turkey.gif

Cinsiyet:Erkek Aslan Kedi

Puan: 2558
Mesaj Tarih: 07 Kasım 2005, 13:01   Mesaj konusu:
Alıntıyla Cevap VerÖnceki Mesaj

Ağzın bal yesin selims kardeş..


_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy
 Oylanmadı commando offlineKişisel Galeri - commandoKullanıcı profilini görÖzel mesaj gönderE-mail'i gönder
Mesajları göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder
Önceki başlık Arkadaşına GönderYazdırÖzel Mesajlarınız Sonraki başlık


Bu başlığı gezen kullanıcılar:0 Kayıtlı, 0 Gizli, 0 Misafir ve 0 Bot
Kayıtlı Kullanıcılar: Yok

Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz
Bu forumda eklenti önizlemelerini/linklerini görebilirsiniz
Etiketler: abartmış, abi, acı, acının, acısının, acısıyla, acıyan,

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forumlar Cevaplar Son Gönderilen
Yeni mesaj yok Can Dündar' dan kingarthur Hayatın İçinden 12 05 Eylül 2006, 22:24 Son Mesajları Gör
basim_belada
Yeni mesaj yok Keşke - Can Dündar Glfm Paylaşmak İstiyorum 3 12 Eylül 2007, 17:27 Son Mesajları Gör
grace
Yeni mesaj yok Can DÜndar' Dan GÜzel Bİr Yazi... kingarthur Hayatın İçinden 4 07 Mart 2006, 16:13 Son Mesajları Gör
Nefertiti
Yeni mesaj yok Pozitif Enerji (Can Dündar' dan) kingarthur Paylaşmak İstiyorum 3 17 Mart 2006, 22:02 Son Mesajları Gör
Zen
Yeni mesaj yok Bir ayrılığın anatomisi - Can Dündar Nefertiti Aşk/Sevgi 3 25 May 2006, 10:31 Son Mesajları Gör
EcCeNtRiC


Bu Siteye Ait Çerezleri Sil

© 2003, 2049 Türkiye Forum :: Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
Tüm saatler GMT +2 Saat :: :: Forum Arşivleri
Hata: sayfa oluşturma = 0.84721 saniye, sql sorguları = 46
Türkiye Forum başlık özet akışları

Reklam alanı  

CBACK CrackerTracker tarafından korunuyor
23876 Girişim engellendi.


AdslDigiturk

Forum Haritası: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127