Reklam Alanı
Zaman: 18 Nisan 2014, 05:26

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Eğer sitemizi ilk kez ziyaret ediyorsanız, lütfen Kurallar ve Sıkça Sorulan Sorular sayfalarımızı okuyunuz. Forumlarımıza mesaj gönderebilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. Forumlarımızdaki mesajları görüntülemek için forumlar sayfamızdan istediğiniz forumu seçip ziyaret edebilirsiniz.



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 10 mesaj ] 
Yazar Mesaj
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 00:20 
Fast Friend
Fast Friend
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Nisan 2006, 00:49
Mesajlar: 141
Yaş: 29
Konum: kuşadası
Arkadaşlar bana böyle bir mail geldi ve şarşırdım.bu konuda bilgisi olan paylaşabilirmi?teşekkürler


''M.Morgül 16.10.2005
Atatürk'ün Ölümü Sirozdan Değil! Hafta sonu Ceyhan Mumcu'yu dinledim. Konu AB'nin Kemalizme bakışıydı. Konuşmasına Attila İlhan'ı anarak başladı. Onun aydınlanma etkinliklerine editörlük yaptığından söz etti. "Parola vatan, işareti namus" sözünü yeniden gündeme getirişini anlattı. Bu söz İzmir'de şehitlik anıtının taşında Arapça harflerle yazılmış biz sözdü. Attila İlhan o yazının tozlarını parmaklarıyla silmiş, yeniden gündeme taşımıştı. Konuşmasının sonunda sorular-yanıtlar bölümüne geçildi. Ceyhan Mumcu'ya Attila İlhan'ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan ropörtajda "Atatürk'ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır" dediğini anımsattım. "Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?" diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak istiyorum. Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk'e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk'e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı "kinin" yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal'dir. Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar'ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona'da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı'na götürülmüştü. Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi? Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935'de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. "Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım." denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer.
Ceyhan Mumcu'dan bunları duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düşündüm. İlk işim bu bilgiyi okurlarımla paylaşmak. Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimizin hakkındaki bu yalanla O'nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz? Okul kitaplarından Atatürk'ü çıkartmak için elinden geleni yapan AB, bu düzeltmeyi yapmamıza izin verir mi? Demek ki kendi kitaplarımızı kendimiz yazmak zorundayız.

En çok satılmakta olan "Şu Çılgın Türkler" kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK'ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O'nu gözden düşüremiyor ''

_________________
Kimse sana senden iyi öğüt veremez. Cicero



Paylaş:
  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 00:29 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 10 Temmuz 2006, 19:03
Mesajlar: 2885
Yaş: 40
Alıntı:
En çok satılmakta olan "Şu Çılgın Türkler" kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK'ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O'nu gözden düşüremiyor ''
evet naparlarsa yapsınlar ellerine bişey geçmez


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 09:09 
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nisan 2005, 12:18
Mesajlar: 2134
Yaş: 38
Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı:

Birincisi sabetaycılar, ikincisi masonlardı.

Bir gün eski Adliye Vekili (Adalet Bakanı) Mahmut Esat Bozkurt'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitap verdi. "Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Fırkası Grup Başkanlığı'na ver. Grupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve grupça kapanmasına delalet et. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır." dedi.

Bilmem anlatabildim mi?

_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 09:14 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Ocak 2006, 00:40
Mesajlar: 5944
Yaş: 24
Konum: Konya
Bir de şöyle bir şey duymuştum: Atatürk'ün tedavisini yapan doktorların günlükleri kayıpmış ve hiç birine ulaşılamamış...

commando yazdı:
Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı:
[b]
Birincisi sabetaycılar, ikincisi masonlardı.


Bu iki tip insanlara şu an ülkemizde rstgelmek oldukça kolay. Özellikle iktisadî ve siyasî alanda kendilerini gösteriyorlar.
Orduda bile sabetaycıların olduğundan söz edilir.
Atatürk bu insanlardan boşuna nefret etmemiş... Ne kadar nefret edilse azdır.

_________________
Başına bir silah daya ve duvarları beyninle boya.


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 09:50 
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nisan 2005, 12:18
Mesajlar: 2134
Yaş: 38
Biraz daha açmak gerekirse;

Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Umumi Katip Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmaya başladılar. Gruptaki hava çok elektrikliydi. Heyecan son haddini bulmuş, her tarafta "Kapatalım!" sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek: "Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun bu işi bir defa da Devlet Reisi'ne götürelim, onun da reyini alalım. Gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim." dedi. Bu söz, grubun tasvibine mazhar oldu ve iş bir sonraki haftaya kaldı. Ertesi günü Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi : "Arkadaşlar, bugünden itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır." Salonda bir kıyamettir koptu; Alkışlar, bağırmalar ve "Kahrolsun Yahudi uşakları" sesleri tavanları çınlatıyordu. Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Grup dağıldıktan sonra Doktor Mim Kemal'i öne katarak Meclis'teki Masonlar, toplu olarak Reisi Cumhur'a gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisi Cumhur'a hitaben: "Efendim, biz maiyeti devletinizdeyiz fakat siz meşrik-i azamimiz olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız." demiş. Reisi Cumhur,

"Peki bir şey soracağım, bana cevap verin de sonra. Siz Avrupa'da hangi locaya bağlısınız ve bağlı bulunduğunuz kişinin adı nedir?’

"Biz Cenova'ya tabiiyiz ve reisimiz Barica Mişon cenaplarıdır." demişler. Bunun üzerine küplere binen Mustafa Kemal Paşa, onlara hitaben şu sözleri söyler:

"Haydi defolun buradan, cehennem olup gidin Yahudi uşakları. Benim milletim bana kahraman sıfatı verdi, ben sizin gibi bir çift Yahudi’ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim Divan-ı Harbi Örfi’ye hepinizi verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan!"


Peki sonra ne oldu da Atatürk ün ölümünden hemen sonra Localar tekrar açıldı ve Sabetaist yapılanma devletin dışişleri ve yükseköğrenim kurumları başta olmak üzere birçok kurumda etkin söz sahibi oldular? Hatta HÜR ve KABUL EDİLMİŞ sıfatı geldi Mason locasının başına?

Kendini Atatürkçü maskesi takan dahili ve harici bedbahtlar olabilir mi?

Yakın tarihimiz ders kitaplarından yada resmi tarih ile öğrenilebilecek kadar sıradan ansiklopedik bilgiler değil.. İlk vahy; Oku... Oku... Oku.. .

_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 09:54 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 24 Ocak 2006, 00:40
Mesajlar: 5944
Yaş: 24
Konum: Konya
Ülkemizde, bunun gibi kalıcı ve izi hala silinemeyen yaralar, nedense Atatürk'ün hemen sonrasında oldu... Düşünün bir...

_________________
Başına bir silah daya ve duvarları beyninle boya.


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 04 Mayıs 2006, 13:08 
Best of TurkiyeForum
Best of TurkiyeForum
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 19 Aralık 2005, 16:42
Mesajlar: 2298
Yaş: 29
Konum: her an her yerden
Atatürk'e siroz teşhisini koyan doktor Mim Kemal...ve Cenova'daki mason locasına tabii...Atatürk ülkedeki locaları kapattırıyor.. Sonra Dr. Mim Kemal'in teşhis ettiği siroz hastalığından ölüyor..Ve hemen ölümünden sonra tüm localar tekrar açılıyor ve Masonlar, Hür ve Kabul edilmiş sıfatı kazanıyorlar.. Allah allah?? Hayat tesadüflerden ibarettir tamam ama...Bu kadarı ?!?

_________________
Koş saraylarima bulabilirsen beni
Konuş ve dertleş eskisi gibi
Bul seni getir bana hediyem ol
Aklımın odaları senle doldu taştı ...


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 10 Mayıs 2006, 15:16 
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
R.Ö.Y. 1. Etap Şampiyonu
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 14 Nisan 2005, 12:18
Mesajlar: 2134
Yaş: 38
Resim

Birde arkalarına Atatürk büstü ve bayrak koymuyorlar mı..

Takıyyenin kralını yaparken en hızlı Atatürkçü nasıl olunur? Nasıl iki değil ikibin yüzlülüktür.. Hele Sabır...

_________________
Biri Ecdadima Küfrettimi boğarim.
Boğamasamda yanımdan kovarım..
Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum..
Kesilir ama çekmeye gelmez boynum..
Mehmed Akif Ersoy


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Mayıs 2006, 13:52 
New Friend
New Friend
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 11 Mayıs 2006, 10:48
Mesajlar: 10
Yaş: 29
Konum: fethiye
zamanın da atatürk ün çankaya köşkünden kovduğu insanların torunları bugün türkiyenin en kritik noktalarında bulunuyor...

ama şunu biliyoruz ki MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.

birgün gelecek türkiyeye dil uzantanların dilleri ait oldukları yere konacaktır..

_________________
kız dediğin istanbul gibi olmalı ; fethi zor fatihi tek..


  
 
 Mesaj Başlığı:
MesajGönderilme zamanı: 11 Mayıs 2006, 17:52 
Super Friend
Super Friend
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 04 Şubat 2006, 16:36
Mesajlar: 669
Yaş: 28
Konum: İstanbul
Malum e-posta bana da gelmişti.Sizin yazdıklarınıza ben de hak veriyorum.O zamanlar da atamızı çekemeyenler varmış.

_________________
Akıl gibi mal,
İyi huy gibi dost,
Edep gibi miras,
Bilgi gibi şeref olmaz

Hz. Ali


  
 
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 10 mesaj ] 


Benzer başlıklar
 Başlıklar   Yazar   Cevaplar   Görüntüleme   Son mesaj 
Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Atatürk resimleri ve Atatürk'ün sevdiği şarkılar

srknnet

3

2368

20 Temmuz 2012, 12:06

programmers Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Atatürk'e - Yalçın Korucu (Atatürk'e Şiir)

BruceLee

0

181

14 Ekim 2012, 22:02

BruceLee Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. AtatÜrk'e GÖre AtatÜrk

g_burcak_s

2

827

16 Temmuz 2006, 13:57

g_burcak_s Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Atatürk Neden Atatürk?

Glfm

0

3113

16 Mart 2007, 20:31

Glfm Son mesajı görüntüle

Bu başlıkta daha yeni okunmayan mesaj yok. Atatürk resimleri.....

[ Sayfaya gitSayfaya git: 1, 2 ]

ilmurat

11

14537

19 Ocak 2006, 09:25

ilmurat Son mesajı görüntüle

 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz


Yeni konular Yeni konular Site haritası Site haritası

© 2003, 2013 Türkiye Forum | Kullanım Koşulları | Gizlilik İlkeleri | Geçerli XHTML | CSS | Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group

Türkçe çeviri: phpBB Türkiye
phpBB SEO

Reklam Alanı

Sitemize kayıt olan bazı kullanıcılar forumlarımıza mesaj/başlık/konu/içerik gönderme veya yazma yetkisine sahip olurlar.Bu nedenle bu kayıtlı kullanıcılar sitemiz üzerine ya da forumlarımıza direkt olarak (önceden onaysız) mesaj gönderebilmektedirler. turkiyeforum.com yöneticileri ve yardımcıları bu kullanıcılar tarafından yayınlanabilecek her türlü uygunsuz, etik kurallara aykırı, site kurallarımıza aykırı, telif haklarının ihlalini içeren, yasa dışı v.b. içerikleri/mesajları/ögeleri tespit eder etmez derhal ilgili konuyu/mesajı/başlığı/yazıyı site üzerinden sileceklerdir/yayından kaldıracaklardır ve gerekirse kullanıcının IP adresini tespit edip ilgili kullanıcıyı siteden uzaklaştıracaklardır. Yine de her türlü duruma karşı tarafımızdan tespit edilemeyen, gözümüzden kaçan, takip edilemeyen bu tarz ilgili kurallara ya da yasalara aykırı unsurlar bulursanız İletişim formunu ya da admin @ turkiyeforum.com e-posta adresini kullanarak bize bildirebilirsiniz.