Kayıt: 06 Şubat 2005
Mesajlar: 1751
Nerden: NİŞ@NT@ŞI
Tarih: 03 Ocak 2006, 22:08 Mesaj konusu: Hidayet Türkoğlu
Unlu basketbolcu Hidayet Turkoglu esiyle birlikte, Eminonun de geziyordu. Once akvaryumculari dolastilar, Kapalicarsi, Nuriosmaniye, Yerebatan Sarnici, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapi Sarayi, Gulhane Parki derken, Yeni Caminin onune kadar geldiler. Orada bagira bagira simit satan bir cocuk vardi. Basketbolcu birden durakladi...
Sonra simitciye yaklasti:
- Simit'in kaca koc ? - 300 bin abi.Citir citir....
- Tezgahta kac simit var ?
- 70-80 tane var herhalde... - Hepsini alsam ne tutar ?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon... Farzet ki hepsini aldim...
-Sagol abi... sagol...
Basketbolcu uc onluk cikartip simitcinin onune birakti. Esi saskindi. Uc bes adim yurumuslerdi ki esine yaklasip fisildadi.
- Hidayet sen deli misin ?
- Yooo
- Peki yemedigimiz simitlerin parasini niye verdin ?
- Bosver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de israrla soruyorum.
- Oyleyse soyleyeyim.
- Lutfedersiniz beyefendi.
- Tablanin kenari dikkatini cektimi ?
- Hayir.
- Baksan gorecektin. Tahtaya bir isim kazinmisti.
- Nasil bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet o tezgah, eskiden benimdi.
Bu hikayeyi hidayet tv8 de katildigi bir programda kendisi anlatmistir..
Kayıt: 25 Haziran 2005
Mesajlar: 323
Nerden: Güneşin battığı sahilden
Tarih: 05 Ocak 2006, 23:42 Mesaj konusu:
evet ben biliyordum
ne olursan ol nerden geldiğini bil eğer yaptığın iş gayri meşru değil se hiçbir zaman utanma geçmişinden. geçmişini inkar eden çingenedir!