Tarih: 24 Kasım 2005, 19:08 Mesaj konusu: Öğretmen haftada iki gün çalışıyormuş
'Öğretmen haftada iki gün mesai yapıyor' diyen Çelik, şu öğütlerde de bulundu: Hep açım derseniz, meslek saygınlığı zedelenir. İllegal eylemlere prim vermeyin
'İddialar doğru değil'
Milli Eğitim Bakanı Çelik, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önceki gece CHP'lilerden gelen 'öğretmenin çok çalışıp az maaş aldığı' eleştirilerine itiraz etti: "İddia edildiği gibi yılda 1500 saatlik çalışma yok, maaşlı haftalık mesai 15 saat. Bu da iki gün demek."
OKEY MASASINA OTURUYORLAR
Çelik, öğretmenlerin 15 saat maaş karşılığı derse girdiğini, bunun üzerinin ek ders ücretleriyle değerlendirildiğini belirterek, "'Bu ders ne zaman bitecek de öğretmenevinde soluğu alıp, okey masasına oturacağım' diye sabırsızlanan öğretmenler var. Özveriyle görev yapıyorlar ama bazı okullarda dersini 1 güne toplayıp, 6 gün derse gelmeyenler var" dedi.
'Evlilik' örneği
Öğretmenin, idareyle anlaşıp zamanının çoğunu evde geçirdiğini öne süren Çelik, "Bu yüzden üst bürokratlar öğretmenle evleniyor" dedi. CHP'li Kumkumoğlu, toplantıdaki bürokratlara, "Hepiniz öğretmenlerle mi evlisiniz" diye sordu, yanıt: "Evet." Maliye karşı Maliye Bakanlığı'nın ek ders ücretinin artırılmasına karşı çıktığını belirten Çelik, öğretmenlere şu öğütlerde bulundu: "Hep açım derseniz meslek saygınlığı azalır. Sendikaların illegal eylem çağrısına prim vermeyin. Legal etkinlik yapın, ben de katılayım."
tabi ceylan derisi koltuklarda oturup, yılda birkaç toplantıya katılarak vaadlerde bulunmak kolay.
bakan, kendisine göre iyi hoş demiş ama o bunları söylerken doğunun ücra köşelerinde sobanın bile olmadığı ve yarım metre karın üzerinde kilometrelerce yol yürüyerek mesleklerini yerine getirmeye çalışan öğretmenlerden bihaber sanırım.
bu ülkeye kaç kişi yetirmiş kendisi acaba ? ya da kendisini bu makama taşıyanların da öğretmen olduklarını unutmuş sanırım.
Kayıt: 27 Temmuz 2004
Mesajlar: 1964
Nerden: Tekirdağ
Tarih: 26 Kasım 2005, 23:04 Mesaj konusu:
Bu türden genellemeleri nasıl yapıyorlar acaba hiç anlamıyorum.
Okulumdan örnek vereyim.
Matematik öğretmenimizin okulda bir gün bile olmadığını görmedim. Ne zaman soru götürsek bir kere bile olsun sonra gel demedi(her öğretmen için geçerlidir bizim okulda). Ayrıca daha fazla örnek çözelim diye ne zaman bir boş dersimiz olursa çoğu zaman bir öğretmen geliyor derse.
Her ne kadar ben de bu meslek grubunda çalışıyor olsam da bu gerçeği yadsımamak gerekir diye düşünüyorum. Bu meslekte, Eternity'nin, IWAS'ın anlattıkları gibi saygı değer , işine gönül koymuş, kelimenin tam anlamıyla gecesini gündüzüne katmış, "bildiklerimi öğrencilerime nasıl aktarabilirim?"in peşine düşmüş, kendini yinelemeyen, üreten, ürettiren öğretmenler olduğu kadar, okulu ticarethane, kendini zayıf not verdiklerine parayla not satan tüccar gibi gören öğretmencikler de var. (dikkatinizi çekiyorum öğrencinin aldığı değil kendilerininin bile bile zayıf verdikleri)
Sağlık raporlarını keyiflerine göre kullanan, okul bitmemesine rağmen dersi yok diye çekip giden, öğrencilerine öğretmenler odasını bin bir zorlukla kapının açıldığı saray odası gibi gösteren, öğrenci soru soracak diye aklı giden öğretmenler ne yazık ki halâ var.
Ve işin komik yanı, mesleğe gönül verenlerden çok bu "yan gel yat" türü öğretmenler daha fazla hak peşine düşüyorlar.
mesleğini kötüye kullananlar her meslek dalında olduğu gibi mevcut tabi, ama hepsini kapsayacak bir açıklama yapmak da yakışıksız olmuş.
lise yıllarımda böylesi olayları çok yaşadım. sıraları cilalatıp boyatarak, bir şişe içki alarak gibi yöntemlerle birçok kişi sınıfını geçti, okuldan mezun oldu. hatta bir öğretmenimiz alenen sınıfı geçebilmemiz için öğretmenler odasına mini buzdolabı almamızı istemişti. bunları gördükçe işini namusuyla yapanlara da kötü gözle bakar olmuştuk ister istemez.
velhasılı kelam; ölen her hastanın sorumlusu olarak doktor gösterilemez.