taNGo
Kayıt: 23 Haziran 2003
Mesajlar: 2584
Nerden: Geriden
|
| Tarih: 06 Aralık 2003, 18:26 Mesaj konusu: Dayanılmaz Zulüm / Intolerable Cruelty |
|
Kaçırılmaz sefa
Coen biraderler ilk kez orijinal fikri kendilerine ait olmayan bir filme imza atıyor ama performanslarını hiç düşürmüyor
Sanki Billy Wilder, Ernest Lubitsch, George Cukor imzalı bir altın çağ Hollywood komedisi izliyoruz. Başrolleri Cary Grant ile Ava Gardner ya da Rock Hudson ile Elizabeth Taylor paylaşıyor! Tekrar tekrar izlemek isteyeceğimiz ve aynı şekilde güleceğimiz bir film "Dayanılmaz Zulüm". Her seferinde bir başka ayrıntının dikkatimizi çekeceği, oyunculara hayranlığımızın git gide artacağı türden... Kameranın ardında her şeye hakim bir yönetmen var ama işinin ehli ve maşallah pek ünlü bazı meslektaşlarının aksine "ben buradayım, bakın ne kadar iyiyim!" diye bağırmadan, varlığını bize hissettirmeden keyfimizi artıracak kadar kibar davranıyor izleyiciye. "Her şeyi unut, bir yana bırak, kendini filme ver" diyor. Biz de itaat ediyoruz çünkü bir kez perdeye baktıktan sonra başka türlüsü mümkün değil. Sinema büyüsü dediğimiz tam da bu!
Yönetmen hanesine yazılan ad Joel Coen olunca "Dayanılmaz Zulüm", klasikleri andıran ama taklit etmeyen, romantik-komedi kalıplarını esnetip onlara güncel bir konu çerçevesinde şekil veren modern bir film olmuş. Yakın zamanda izlediğimiz "Down with Love / Aşka Veda" gibi görünüşü cazip ama ağızda tadını bırakmadan eriyip giden pamuk helva değil. Coen biraderler "Hudsucker Proxy / Bir Şirket Komedisi" ile Frank Capra'nın dünyasını günümüz sinemasının koşullarında yeniden yaratırken gösterdikleri başarıyı "Dayanılmaz Zulüm"de de gösteriyor. Billy Wilder usta bugünün evliliklerini ve ayrılıklarını ele alacak olsa bu şekilde alırdı, herhalde. Üstelik Coenlerde de komedi ustasına atfedilen "Lubitsch touch / Lubitsch dokunuşu"na benzer bir özellik var. Onların filmleri hemen ayırt ediliyor. "Dayanılmaz Zulüm"ün, boşanma davalarının kurdu, kendi adıyla anılan bir evlilik öncesi anlaşması tasarlamış avukat Miles Massey'in dişlerinin beyazlığıyla ilgili takıntıyı vurguluyan ilk planından başlayarak bu dokunuş fark ediliyor. Massey'i canlandıran George Clooney'in bundan önce rol aldığı Coen filmi "Nerdesin be Birader?"deki karakteri de saçlarını briyantinleyip file takarak arkaya yatırma takıntılıydı!
Oyuncu seçimi ve yönetiminin ne kadar isabetli olduğunu söylemeye bile gerek yok. "Dayanılmaz Zulüm" Catherine Zeta-Jones'un hem çok güzel ve çekici bir kadın olarak imgesinin en iyi kullanıldığı film hem de bugüne kadarki en iyi performansını verdiği. Clooney ile Coenlerin gayet iyi anlaştığı ortada ama yardımcı rollerdeki herkes ayrıca övgüye değer. Espriler ise kimsenin burun kıvıramayacağı kadar incelikli ve banal. Her iki niteliğin bir araya gelmesi ancak bugüne ait bir filmde gerçekleşebilirdi. Bir sahnede Zeta-Jones kanişine eski kocasının adını vermesini "I'm sentimental / Duygusalım" gibi az ama öz bir gerekçeyle (!) açıklıyor. Bir başka sahnede ise imzalayan zengin tarafı boşanma halinde her tür tazminat ve nafakadan kurtaran, hiçbir açığı bulunmayan meşhur Massey evlilik öncesi anlaşmasını barbekü sosuna batırıp afiyetle yiyor.
"Dayanılmaz Zulüm / Intolerable Cruelty"
Yönetmen: Joel Coen
Görüntü: Roger Deakins
Senaryo: Robert Ramsey, Matthew Stone, Joel&Ethan Coen
Müzik: Carter Burwell
Oyuncular: George Clooney (Miles Massey), Catherine Zeta-Jones (Marilyn), Billy Bob Thornton (Howard Doyle), Edward Herrman (Rex Rexroth), Geoffrey Rush (Donovan Donaly)
Kaynak: Milliyet |
|
|