DeepBlueSeaOne
Kayıt: 14 Haziran 2005
Mesajlar: 46
Nerden: Çok UzakLARdan :)
|
| Tarih: 17 Haziran 2005, 09:29 Mesaj konusu: İstanbul Hatırası |
|
TÜRKÇE ADI: İstanbul Hatırası
ÜLKE: Almanya
TÜRÜ: Belgesel
YÖNETMENİ: Fatih Akın
SÜRE: 90 dakika
DİLİ: Türkçe, Almanca
YAPIM YILI: 2004
ORJİNAL MÜZİK: Alexander Hacke
SENARYO: Fatih Akın
OYNAYANLAR: Alexander Hacke, Baba Zula, Orient Expressions, Duman, Replikas, Erkin Koray, Ceza, Istanbul Style Breakers, Mercan Dede, Selim Sesler, Brenna Maccrimmon, Siyasiyabend, Aynur, Orhan Gencebay, Müzeyyen Senar, Sezen Aksu, Fatih Akın
FİLMİN KONUSU:
İstanbul'da bir kovboy. 20 yıldır "Einstürzende Neubauten" müzik grubunun üyesi olan Alexander Hacke, Duvara Karşo filmi için yaptığı bir müzik çalışmasıyla ilk kez bu şehir ve müziğiyle buluşuyor. Kendisi İstanbullu neopsychedelic müzik grubu Baba Zula'nın üyeleriyle ilk kez o zaman tanıştı. Basçılarını kaybettiklerinden dem vurmalarının ardından Alex Hacke'dan gruba katılmasını rica ettiler. İstanbul'dan ve müziğinin zenginliğinden etkilenen Alex de onları uzun süre yalvartmadı. Fakat yanında sadece bas gitarını değil, mobil kayıt stüdyosunu ve dünyanın dört bir yanından insan sesi ve diğer sesleri kaydetmiş olduğu 'mucize mikrofon'u getirdi. 'Sokak kaydı' adını verdiği ve akla gelebilecek her yerde profesyonel müzik kaydı yapılmasını sağlayacak bir yöntemle, İstanbul'un müzik çeşitliğini kaydedip sabit diske almak istedi. Amacı batılı kulaklara modern elektronik müzikten, Rock'a, Hip-Hop'a ve klasik "arabesk müziği"ne varana kadar çok çeşitli müzikler sunmaktı. İşte Fatih Akın bu amaçla yola çıkan Alexander Hacke'ya kamerasıyla eşlik ediyor ve İstanbul'un her yanında mevcut olan ve şehir sakinlerinin çok sevdiği hareketli bu müzik panaromasını belgeliyor.
Hacke'nin İstanbul'da konuşlandığı 'ev üssü', Türkiye'nin en Avrupai noktalarından biri olan Beyoğlu'ndaki Büyük Londra Oteli (Grand Hotel de Londres). Buradan yola çıkarak tuhaf, aykırı, karşıt, çalkantılı ve baştan çıkarıcı bir dünyada dolaşıyor, izlenimleri ve sesleri kaydediyor, kendisini pek çok yüze sahip olduğu görülen mega şehrin karşı konulmaz akışına bırakıyor.
Ancak karşısına çıkan şeylerin çeşitliliği karşı konulamaz bir güce sahip. Hiçbir bilgisayar ve hiçbir film, bu şehrin bu kadar çok çehreye sahip görüntülerini ve seslerini kaydedemez. Bu bilinçle kahramanımız ülkesine dönüyor, valizinde değerlendirilmesi ve doğru kişilere götürülmesi gereken bir hazineyle.
|
|
|