Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


İnsan fizikî görüntüsüyle mi, şahsî gayretiyle mi değer kaza


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın

 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Hayatın İçinden
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Sevdazan



Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Nerden: Ankara

Tarih: 25 Haziran 2007, 11:11    Mesaj konusu: İnsan fizikî görüntüsüyle mi, şahsî gayretiyle mi değer kaza  


İnsan fizikî görüntüsüyle mi, şahsî gayretiyle mi değer kazanır?
Soru : Bazen insanın boyunun uzunluğu, kısalığı, renginin beyazlığı, siyahlığı gibi farklılıklar değişik duyguların yaşanmasına sebep olabiliyor.
Bu durumda ‘İnsan, fiziki görüntüsüyle mi, yoksa şahsi gayretiyle mi değer kazanır?’ sorusu akla geliyor. Neleri ifade edebilirsiniz insanın bu gibi fıtri güzellik, çirkinliğinin etkisinde kalması konusunda?..
Efendim, insan, kendi iradesinin eseri olanla değerlendirilir. Kendi emeğinin eseri olmayan görüntülerden ne itibar kazanır, ne de bir değerlendirmeye tabi tutulabilir. Çünkü Yaratan öyle münasip görmüş, öyle takdir etmiştir. Kendinin hissesi yoktur fiziki yapısında, fıtri görünüşünde. İnsanı değerli kılan, kendi iradesi ve emeğiyle elde ettiği vasıflarıdır. Kendi özel çalışma ve gayretiyle ne gibi vasıflar kazanmışsa odur onu yücelten, itibarlı kılan...
Nitekim meşhur Lokman Hekim’in fiziki yapısını gören biri bakar ki, siyah renkli, kalın dudaklı bir görüntü var. Adamın değerlendirmesini anlayan Lokman Hekim şöyle açıklamada bulunur :
- Ne yüzümün boyasını ben sürdüm, ne de dudaklarımın modelini ben çizdim. Ben ancak benim emeğimle kazandığımın adamıyım. Bulduğum ilaçlar, söylediğim sözlerle bakın bana. Benim eserim olmayan fiziki görüntümle değil. O Yaratan’ın razı olduğum takdiridir.
Nitekim fıtri ve fiziki güzelliğiyle çevresine kuş bakışı bakan bir hanıma İmam-ı Ali efendimiz (radıyallahu anh) şöyle hatırlatmada bulunur :
- Ey Allah’ın kulu! Bu görüntü senin eserin değildir ki kendine pay çıkarıp da başkalarına kuş bakışı bakasın. Sen kendi iradenle elde ettiğin vasıflarınla değer kazanırsın. İlimde, sanatta, ev hanımlığında, salih amellerinde ne derinliktesin, neler kazanmışsın ona bak sen!.
Büyük sahabi İbn-i Mesud Hazretleri (radıyallahu anh) bir ağaca tırmanırken aşağıdan çöp gibi ince bacaklarıyla iskelet gibi bedenini görenlerin gülüşmeleri üzerine Efendimiz şöyle uyarıda bulunur :
- Ne gülüşüyorsunuz, mahşerde sevabı Uhud’dan da ağır gelecek kardeşinize?..
Evet, bacakları ince, bedeni sıska ; ama bunlar kendi eseri değildir ki?. Yaratan’ın takdiridir. Onun eseri kendi amelidir. Kendi ameli ise mahşerde Uhud Dağı’ndan da ağır gelecektir. Öyle ise ince bacak, sıska bedenine rağmen İbn-i Mesud kazanmıştır!.
Meşhur Arap şairi Cahız da patlak gözlü, çukur yüzlü biriydi. Çiçek hastalığından sonra yüzü sürülmüş tarla gibi yara izleriyle dolmuştu. Ama Cahız bu görüntüsüne saplanıp kalmadan çalışıp çabalayarak kendi emeğiyle edebiyatta üstad haline geldi. Onu fiziki görüntüsüyle görenler basite alırlar ; ama bir iki dakikalık sohbetinden sonra bir türlü yanından ayrılamazlardı. Tekrar ettiği sözlerinden biri şöyleydi :
-Ben benim eserim olmayan dış görüntümden komplekse girmem. Ama benim eserim olan cahilliğimden, beceriksizliğimden, vasıfsızlığımdan hicap duyarım!.
İsmini büyük bir sevgiyle andığımız Bilal-i Habeşi’yi (radıyallahu anh) müşrikler basite alıp “Kara karga” diye tarif ederlerdi. Allah Rasûlu Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ise “Bilal benim müezzinimdir!” diye bağrına basar ve değerlendirmesini şöyle yapardı :
- Allah sizin beden yapınıza ve dış görünüşünüze bakmaz. Kalbinizdeki niyetinize ve amellerinizdeki tercihlerinize bakar. Çünkü bunlar sizin eserinizdir!..
Sözün özü : İnsan fiziki ve fıtri yapısıyla değil, kendi gayretiyle kazandığı güzel vasıflarıyla değerlenir, yoruma tabi tutulur. Var mı kendimizi özel çalışmalarımızla vasıflı insan haline getirme gayretimiz? Yoksa fiziki görüntümüze takılıp kalıyor, vasıfsız insan durumunda kalmaya mı yöneliyoruz?


--------------------------------------------------------------------------------

Başa dön  
tush



Kayıt: 18 Ocak 2006
Mesajlar: 2630
Nerden: Sefaköy

Tarih: 25 Haziran 2007, 11:21    Mesaj konusu:  

Güzel bi yere değinmişsin.Sağol..
Başa dön  
Sevdazan



Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Nerden: Ankara

Tarih: 25 Haziran 2007, 11:27    Mesaj konusu:  

sende sağol Tush
takipçiliğin takdire şayan
Başa dön  
grace



Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675

Tarih: 25 Haziran 2007, 13:37    Mesaj konusu:  

paylaşım için teşekkürler....
Başa dön  
Sevdazan



Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Nerden: Ankara

Tarih: 25 Haziran 2007, 17:01    Mesaj konusu:  

bende paylaşımlara okuyarak iştirak eden tüm dostlara teşekkürlerimi sunuyorum
Başa dön  
nicksizz



Kayıt: 10 Mart 2008
Mesajlar: 450

Tarih: 11 Mart 2008, 08:19    Mesaj konusu:  

Çok güzel konulara değiniyorsun arkadaşım. ah bir de bunları bizim insanlarımızın bazılarına anlatabilsek... medyanın da pohpohlamasıyla insanlar adeta hoşluk yarışına girmiş ama içi boş hediye paketleri gibiler bir çoğu. hoş ama boş... malesef bu pohpohlamalar insanları huzursuzluğa ve şekilciliğe sürüklüyor. insanların çoğunda kompleksler oluşuyor. 'Yaratılanı sev yaradandan ötürü'' şeklinden ötürü değil. ne güzel söz... böyle güzel konuların devamını bekliyorum arkadaşım...
kolay gelsin.
Başa dön  
Google
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Hayatın İçinden
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat

  
eXTReMe Tracker