Kayıt: 05 Kasım 2006
Mesajlar: 2739
Nerden: Kartal yuvasından
Tarih: 25 Ocak 2007, 11:38 Mesaj konusu: Bİra
Biranın yapılışı
Uluslararası bir içecek olan biranın yapımı, ülkeden ülkeye değişiklikler göstermektedir. Belçika'da, tıpkı Fransız peynirlerinde olduğu gibi, bir yılın günleri kadar çok bira çeşidi sayılabilir, İngiltere'nin "a-le"leri, İrlanda'nın "stout"ları, Danimarka'nın "pilsner"leri, Almanya'nın "lager"ları ünlüdür. Ve tabii ki tüm Avrupa'da Çekoslovakya'nın Pilsen şehrinden adını alan, genelde tüm sarı biralara adını veren "pils"ler revaçtadır.
Önce arpa taneleri yüksek sıcaklıkta filizlenme yöntemiyle malt haline dönüştürülür. Ardından kavrularak rengini alır. Kavrulma süresi biradaki renk değişikliğini sağlar. Daha sonra sıcak saf su ile karıştırılır. Bir litre bira elde etmek için 6-7 litre su gereklidir. Son aşamada ise şerbetçiotu katılır. Şerbetçiotunda 200’den fazla aromatik kokunun bileşimi vardır. Sıra, bira mayasının eklenmesiyle elde edilen, şekerleri alkole ve karbonik gaza dönüştüren fermantasyon işlemindedir. Bu işlem, yüksek sıcaklıkta yapılır (15-20 derece). Yoğun (kesif) biralar için 3-5 gün boyunca (özellikle esmer biralarda), sarı biralarda ise 6-8 derece arasında, 7-10 gün boyunca fermantasyon işleminin devam etmesi gereklidir
Tarihçesi
Bira insanoğlunun ürettiği en eski içeceklerden biridir. Arkeolojik araştırmalar sonucu bulunan Sümer tabletlerine göre bira ilk defa M.Ö. 6000 civarında Mezopotamya`da üretilmiştir. Yapımı kolay olduğundan daha önce veya o sıralarda başka yerlerde de bulunmuş olması da mümkündür.
M.Ö. 2800 civarında Eski Mısır`da ilk üretim tesisleri oluşturulduğu zannedilmektedir. Günlük hayatta ve dinsel törenlerde bol miktarda tüketilen bira aynı zamanda III.Ramses döneminde balla karıştılıp ilaç niyetine de kullanılmıştır.
Ortaçağ`dan bu yana özellikle Kuzey Avrupa biranın ana yurdu haline gelmiştir. 14.yy öncesinde bira genelde evde yapılıp tüketilen bir içki iken, 14.yy itibariyle birahanelerin ortaya çıkmasıyla biranın kalitesi daha da yükselmiş ve daha çok tüketilen bir içki haline gelmiştir
Bira tipleri genel olarak 'ale' ve 'lager' olarak ikiye ayrılmaktadır. Ale tipi biralar üst fermantasyon , lager tipi biralar ise alt fermantasyon biralarıdır.
Alt Fermantasyon Biraları:
Pilsen: Kolay içimli , açık renkli, şerbetçiotundan gelen aromatik ve acılık tat karakteri dengelenmiş,alkol derecesi %4,8-5,1 arasında değişen bir bira tipidir.
Lager: Lager dünyada en çok tanınan ve bilinen açık renkli, Pilsen'e göre daha düşük acılık karakterine sahip ve aromatik tat karakteri ön plana çıkarılmış bir bira tipidir.
Koyu renkli bira: Koyu renkli malt ve isteğe göre belirli oranda kavrulmuş malttan da üretilen, %4,8-5,0 alkol ihtiva eden bir bira tipidir.
Festival birası: Almanya'da özellikle Ekim ayında düzenlenen Bira Festivali için özel olarak üretilen yüksek alkollü mevsimsel bir bira tipidir.
Bockbier: Yüksek doygunluk hissi veren, %6-7 alkol derecesine sahip, özellikle Almanya'da Mayıs, sonbahar ve yılbaşı dönemlerinde üretilen mevsimsel bir bira tipidir.
Alkolsüz bira: Doğal yoldan oluşan alkolün belirli prosesler sonucu içinden uzaklaştırıldığı, normal biralara göre daha düşük kalorili bir bira çeşididir.
Üst Fermantasyon Biraları:
Ale: Ale ismi birçok farklı karakterde genellikle koyu renkli bir dizi İngiliz bira tipi için kullanılan genel bir tanımlamadır. Pale, Bitter, Mild ve Scotch olarak çeşitleri mevcuttur.
Hefeweizen (Mayalı Buğday Birası): Miktar olarak en az %50 oranında buğday maltı kullanılarak üretilen, Almanya'nın özellikle Bavyera eyaletinde popüler olan bir bira tipidir.
Kristallweizen (Filtre Edilmiş Buğday Birası): Hefeweizen olarak yukarıda belirtilen biraya benzer hammadde kullanılarak, filtrasyon sonrası mayanın uzaklaştırıldığı bir bira tipidir.
Altbier: Koyu renkli buğday ve arpa maltının birlikte kullanıldığı, acılığı yüksek ve sert içimli bir bira tipidir.
Kölsch: Açık renkli, mayhoş bir tat karakterine sahip, özellikle Almanya'nın Köln şehrinde popüler olan bira tipidir.
Stout: Siyah renkli, özellikle çok koyu renkli malt ve bir miktar da kavrulmuş malttan imal edilmiş, acılığı sert karakterde bir üst fermantasyon birasıdır.
Porter: Porter da Stout benzeri koyu renkli, bazı çeşitleri %9 alkol ihtiva eden bir bira tipidir
Kayıt: 05 Kasım 2006
Mesajlar: 2739
Nerden: Kartal yuvasından
Tarih: 25 Ocak 2007, 11:54 Mesaj konusu:
Bira içim sıcaklığı:
Bira soğuk içilmelidir. Ancak ne kadar soğuk? Bu konuda bir çok rivayet olmasına rağmen doğru sıcaklık bira çeşidine göre değişir. Turkiyede satılan tum biralar lager/pilsener cinsidir ve bu tür biralar 4-8 derece sıcaklıkta içilirse gerçek tadı alınabilir. İdeali 6 derecedir. 4 derece altında içildiğinde biranın gerçek tadı alınamaz, sadece çok soğuk maden suyu içilmiş gibi hissedilir. 8 derecenin ustunde ise gittikçe biranın tadı rahatsız etmeye başlar. İngiliz birası ale'ler ise 7-11 derece arasında içilmelidir. Ale'nin tadı çok soğutulduğunda alınamaz. Buzdolabında birayı1 tam gün tuttuğumuzda genel olarak 5-6 derece soğukluğa erişir. İdeal soğukluk diyebiliriz.
Bira -3 derece sıcaklıkta önce kristalleşir ve daha sonra donar. Bira dondurucuda unutulmuşsa ve kristalleşmişse o biranın tadı artık bozulmuştur. Tekrar sıcak ortamda tutsanız bile eski tadına getiremezsiniz. Geçmiş olsun :)
Bira bardağa döküldükten itibaren ısınmaya başlar. İdeal sıcaklığı daha uzun süre korumak için bardağı daha önce buzlukta bekletmeyi deneyin. Barda, barmenden mümkünse soğutulmuş bardak kullanmasını isteyin. Bir çok barda özel müşteriler için soğutulmuş bardak bulunur. Eğer yoksa bile bir sonraki biranız için bardağı buzluğa koymasını söyleyebilirsiniz. Soğuk bardakta bira daha çok "terler". Biranın terlemesi, bardağın dış yüzeyinde su damlalarının oluşmasıdır. Bira reklamlarında gördüğümüz, görünce bira isteten, o nefis bira resimlerini hatırlayın.
Ayrıca gerçek bira bardağının kulplu olmasının nedeni, el ısısının bira sıcaklığını etkilemesini engellemektir. İçerken bira bardağını kulpundan tutmaya gayret edin. Küçük kadeh biçimindeki bardaklarda kulp olmaz çünkü bira ısınana kadar zaten bitmiş olur
En bilinen bira çeşitleri
Lager: Alman birası. Az alkollü ve içimi kolay. Açık sarı renkli. En çok içilen bira lagerdir. Bir Bavyeralı ortalama senede 240 litre lager tüketiyor! Almanlar birayı sadece su, arpa, maya ve şerbetçiotundan üretiyorlar. Bunun dışında aromatik otlar veya başka bir madde katmıyorlar.
Ale: İngiliz birası. Orta alkollü. Lagerden daha koyu renkli. Arpa yüksek sıcaklıkta kavruluyor ve mayalandırılıyor. Şerbetçiotu geç ekleniyor.
Bock: Lagerden daha yüksek alkollü olan alman birası. biraz daha koyu renkli.
Geuze: Belçika birası. En aromatik biralardan. İçindeki meyankökü rengi koyulaştırıyor ve hafif kola tadı veriyor.
Stout: İrlanda/İskoç/İngiliz birası. Rengi siyaha yakın, orta/yüksek alkollü bira. İçimi çok kolay değil. Ağızda hafif bir tütsü veya kızarmış ekmek tadı bırakıyor.
Pilsener: Çekoslovakya'nın (ismi kaldı yadigar :o) Pilsen kentinden alıyor ismini. Aslında Lagere çok benziyor ancak rengi biraz daha koyu ve alkol oranı daha yüksek. Türkiyede üretilen biraların hemen hepsi pilsener sınıfına giriyor. (Carlsberg lager)