Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


Ey TÜrk !!!


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... , 30, 31, 32  Sonraki
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Kültür/Sanat
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
MeMFisTo



Kayıt: 01 Ekim 2006
Mesajlar: 37

Tarih: 25 Şubat 2007, 02:01    Mesaj konusu:  


sorun yabancı bir dilde konuşmamız değil,Türkçe yıllardır içerisine yabancı kelime alıyor,alacak da...her dil alır,,şuan Fransızcanın içerisinde yaklaşık 2000 kelime yabancı,aynı şekilde ingilizce de...ama unutmayın ki yabancı bir kelimeyi alıp kullandığımız zaman onu tam manasıyla bilmemiz lazım,eğer neyi nerde kullancağımız bilirsek sorun yok ozaman Türkçemiz yozlaşmaz,Türkçemize sahip çıkmak istiyorsak bence Onu güzel bir şekilde öğrenelim ve ondan sonra başka dilleri bunun içerisinde kullanalım,eğer salt türkçe kullanmaya çalışırsak otobüs yerine çok oturgaçlı götürgeç demeye başlarız..

Başa dön  
BenKimsiN



Kayıt: 19 Haziran 2007
Mesajlar: 59

Tarih: 20 Haziran 2007, 00:08    Mesaj konusu:  

MeMFisTo demiş ki: sorun yabancı bir dilde konuşmamız değil,Türkçe yıllardır içerisine yabancı kelime alıyor,alacak da...her dil alır,,şuan Fransızcanın içerisinde yaklaşık 2000 kelime yabancı,aynı şekilde ingilizce de...ama unutmayın ki yabancı bir kelimeyi alıp kullandığımız zaman onu tam manasıyla bilmemiz lazım,eğer neyi nerde kullancağımız bilirsek sorun yok ozaman Türkçemiz yozlaşmaz,Türkçemize sahip çıkmak istiyorsak bence Onu güzel bir şekilde öğrenelim ve ondan sonra başka dilleri bunun içerisinde kullanalım,eğer salt türkçe kullanmaya çalışırsak otobüs yerine çok oturgaçlı götürgeç demeye başlarız..

Evet sende bir yerde haklı olabilirsin, ancak durum zannettiğin gibi değil.Anlatmak istediğimiz bu girişlerin haddinden fazla olduğu ve bunların günlük konuşmamızdaki yerinin öztürkçeye oranının gün geçtikçe arttığıdır. Bunun ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğu tartışılır(neden tartışılır;çünkü bunun bir zenginlik olduğunu batı ile bağlantıların daha da kuvvetlendiğini , onlara daha iyi adapte olunabildini vs.. gibi gerekçeleri olacaktır bu kaynaşmayı savunanların) ..fazla uzun yazıp zamanınızı almak istemiyorum, diyeceğim şu ki dil milletin temel direğidir.(tarihte bunu apaçık görebilirsiniz.Bazı imparatorluklar sırf dil kültürlerini yitirdiklerinden kolayca işgal edilip yok olmuşlardır..Türkleri yok edememelerininde önemli sebeblerinden biridir dil, o milleti ayrıcaklı kılar)

Dilimizi zenginleştirmeliyiz, fakat türeterek değil üreterek...
Başa dön  
tush



Kayıt: 18 Ocak 2006
Mesajlar: 2630
Nerden: Sefaköy

Tarih: 20 Haziran 2007, 00:21    Mesaj konusu:  

Türkçe'nin hiçbir yabancı kelimeye ihtiyacı yoktur.Eski Türkçe ve şimdiki Türkçe'de yeteri kadar kelime var.
Başa dön  
BenKimsiN



Kayıt: 19 Haziran 2007
Mesajlar: 59

Tarih: 20 Haziran 2007, 10:37    Mesaj konusu:  

Ayrıca kullanmayabileceğimiz yerde Türkçe yerine yabancı kelimeler kullanabiliyoruz..işinize karışmak gibi olmasın ama forum yetkilileride rütbe isimleri hakkında birşeyler yapabilir kanımca. mesela "Best of TurkiyeForum" yerine Türkçesini yazabilirlerdi.Bana göre Türkiyeforum' a daha uyumlu olurdu..
Başa dön  
Sevdazan



Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Nerden: Ankara

Tarih: 20 Haziran 2007, 11:12    Mesaj konusu:  

konu bütünlüğünü sağlamak için bu başığın ilk mesajını sizlerle tekrar paylaşmayı uygun gördüm
sevgiler sunarım
___

herhangi bir parti adına konuşmuyoruz...
herhangi bir cemiyet dernek vakıfta değiliz.
Adı Türk şanı Türk ve tarihi şerefli onurlu bir milletin birer ferdi olarak konuşuyoruz.
Türkçe olmayan kelimelere Hayır....
Şehir merkezlerinde bilboardlarda yabancı isimlere hayır. Şu hale bakın bu metni yazmak için bile yabancı birkelime....
Strazburg caddesş
CarCafe.....
Gelin ...Yabancı kelimeleri dilimizden uzaklaştıralım...
Gelin.... Türkçemizi yaraşan kıymetinde kullanalım....
GELİN DOSTLAR.... TÜRKLÜĞÜMÜZÜ LİSANIMIZDA da kullanalım.....

Güzel TÜRKÇEMİZ varken ..... başka dile ne hacet .....

Sizlerde Türkçe olmayan marka söz ve işyerleri adını bizlerle paylaşarak bu FORUM a ortak olun....

ki bizim GÜZEL TÜRKÇE miz var....
....

___TÜRKÇE'M___

Kıymetin bilmeden Türkçe’den cayıp,
Merhabanın yerine “hello” diyen var.
Özünden vazgeçerek; bilmeden ayıp,
Lahmacunun yerine pizza yiyen var.

Alfabe yetmemiş X i katmışlar,
Sanki alfabeyi Q ya satmışlar,
Güreşten usanıp Kicx’ e gitmişler,
Şapkanın yerine poter giyen var.

Güzel Türkiye’min varken Türkçe’si
Böyle yaşamanın, ne gerekçesi?
Aslında Türkçe’dir dillerin hası,
Ama “one,two” diye sayı sayan var.

Okul kolej olmuş marketler hiper,
İyi demek varken diyorlar süper,
Dilini terk eden aslından sapar,
Kıymetli yerine, bay ve bayan var.

Strazburg caddesi, Simon bulvarı,
Blu jen giy amca’m, çıkar şalvarı,
Garden bahçe demek, yellow sa sarı.
Çağdaş olcam diye Rum’a uyan var.

A,B,C’ yle başlar, Z diye biter,
Toplam yirmi dokuz, işte o kadar,
Özünden kopanlar dabulve (w) güder,
Dili bozmak isteyen çok çıyan var.

Reception yazıyor müracaatlarda,
Dil Englısh, para Euro ihracatlarda,
Dilini konuşursa sanki çatlar da,
Türküler içinden Rock’ u duyan var.

Ekmek lihgt, su light, light oldu kelam,
Çağdaşlık adına vermezler selam,
Brad Pit dayımız, Madonna halam,
Suya çaya şerbete “ıce” koyan var.

Bu ne taklitçilik, bu ne istismar!
Dilinden uzakta toplum tarumar
Where are you from bre amcalar?
Töresini dilini özden soyan var.

Türkçe’m güzel dilim emanetimsin!
Özümsün; avradım silahım atımsın,
Sen benim namusumsun adımsın,
Bilirim seni çok çekemeyen var.

Veda etmek yerine “good bye” diyen dürzüler!
Çağdaşlık ayağına Rum’ a uyan dürzüler,
Ey dilinden soğumuş bay ve bayan dürzüler,
Size böyle kızmama benim bir gerekçem var!
Türk’üm ne mutlu bana ve benim bir TÜRKÇE’ m var! ! !


Mustafa Çelebi ÇETİNKAYA®
08 Ağustos 2006 Salı 15:10
Başa dön  
yasmin



Kayıt: 04 Şubat 2007
Mesajlar: 276
Nerden: Ankara Bahçeli

Tarih: 20 Haziran 2007, 15:28    Mesaj konusu:  

yasminde belki türkçe olmuyor ama bende katılıyorum
türkçe olmayan bir çokkelime girdi hayatlarımıza
güzelşiir
Başa dön  
Sevdazan



Kayıt: 19 Eylül 2006
Mesajlar: 4861
Nerden: Ankara

Tarih: 21 Haziran 2007, 10:13    Mesaj konusu:  

evet yasmin türkçe değil
acizane bir kardeş olarak gör beni ki sana derim ki yasemin ismi kendi haliyle daha güzel
hadi dilimizden Türkçe olmayan kelimeleri çıkaralım
Başa dön  
yasmin



Kayıt: 04 Şubat 2007
Mesajlar: 276
Nerden: Ankara Bahçeli

Tarih: 21 Haziran 2007, 11:02    Mesaj konusu:  

sn sevdazan
ne yazık bu sitede adımı değiştiremedim normal yazacaktım olmadı
neyse
teşekkür
Başa dön  
yasmin



Kayıt: 04 Şubat 2007
Mesajlar: 276
Nerden: Ankara Bahçeli

Tarih: 21 Haziran 2007, 11:15    Mesaj konusu:  

Türkçe'miz

Annenden öğrendiğinle yetinme
Çocuğum, Türkçe'ni geliştir.
Dilimiz öylesine güzel ki
Durgun göllerimizce duru,
Akar sularımızca coşkulu…
Ne var ki çocuğum,
Güzellik de bakım ister!

Önce türkülerimizi öğren,
Seni büyüten ninnilerimizi belle,
Gidenlere yakılan ağıtları…
Her sözün en güzeli Türkçe'mizde,
Diline takılanları ayıkla,
Yabancı sözcükleri at!

Bak, devrim ne güzel!
Barış, ne güzel!
Dayanışma, özgürlük…
Hele bağımsızlık!
En güzeli, sevgi!
Sev Türkçe'ni, çocuğum,
Dilini sevenleri sev!

Rıfat ILGAZ
Başa dön  
yasmin



Kayıt: 04 Şubat 2007
Mesajlar: 276
Nerden: Ankara Bahçeli

Tarih: 21 Haziran 2007, 11:19    Mesaj konusu:  

Türkçenin Zaferi ve Medeniyet Rüyası



5. Türkçe Olimpiyatları bütün dünyanın gözünü kamaştıracak güzellikteydi ve tek kelimeyle muhteşemdi. Tıpkı Ahmet Yesevî'nin öğrencileri gibi.

Yesevî'nin öğrencileri Türkistan'ın Yes şehrinden kalkıp İran'a, Suriye'ye, Anadolu'ya, Rumeli'ye geldiler. Ellerinde ilim, yüreklerinde sevgi ve hoşgörü meşalesi vardı. İnsanları seviyorlardı, çünkü insan, yeryüzünün en şerefli varlığıydı(eşref-i mahlukat).

"Elif okuduk ötürü,
Bazar eyledik götürü.
Yaratılanı hoş gör,
Yaratandan ötürü." diyorlardı.

Yunuslar, Hacı Bektaş Veliler, Mevlânâlar ve daha nice Horasan alperenleri Batı'ya akmışlardı.

"Ben gelmedim davi için / Benim işim sevi için.

Dost evi gönüllerdir / Gönüller yapmaya geldim."

diyerek çalışmış, çabalamış, gönül yapmışlardı. Sivas'ta, Konya'da, Karaman'da, Nevşehir'de, Ankara'da, Bursa'da, Bükreş'te, Makedonya'da, Ohri'de, Üsküp'te, Saraybosna'da onların açtığı tekkelerin, okulların, dergahların izlerini gördüm. İsteyen gidip görebilir.



Dünya küçüldü. Earth programına girip dünyanın her tarafını gezip görebiliyorsunuz artık. Dünyanın istediğiniz şehrini, istediğiniz bölgesini kare kare seyredebiliyorsunuz.

Fethullah Gülen Hocaefendinin talebeleri, Ahmet Yesevî'nin izinde ve onların taşıdığı misyonla, dünyanın her tarafına gittiler, gidiyorlar. Oralara sevgi, eğitim, bilgi, hoşgörü ve barış götürdüler. Dünya ülkeleri arasında barış köprüleri inşa ediyorlar.

İmrenmemek, iftihar etmemek, tebrik etmemek mümkün değil.

Gönüllere girmek, gönül kazanmak, gönül yapmak…

Dilini, dinini bilmediğiniz insanlarla görüşmek, konuşmak, onlara eğitim vermek…

Maaşsız, unvansız, şöhretsiz, isimsiz çalışmak…

Vietnamlıyı, Senegalliyi, Nijerliyi, Güney Koreliyi, Burmalıyı, Laosluyu, Maldivliyi, Türkmen'i, Kazak'ı, Azeri'yi, Özbek'i, Tatar'ı, Rus'u, hülasa 100 ülkenin insanını dost bilmek, dost kabul etmek…

Adana'dan İstanbul'a uçarken Tanzanya'dan geldiğini söyleyen 65 yaşlarındaki mütevazı bir iş adamı bana,165 ülkede okul açıldığını, Allah'ın yardım ve inayetiyle dünyanın her yerine ümit ve barış tohumları saçıldığını anlatmıştı.

Ayrıştırmadan birleştirmek…

Farkları, düşmanlık vesilesi yerine, zenginlik vesilesi kabul etmek…

Renkleri, ırkları, dilleri göz ardı etmeden sevgi ve saygı ekseninde birleştirmek…

Bu iş parayla yapılamaz. Yapılabilseydi Amerika ve Batılılar yapardı.

Bu iş, unvanla ve şöhretle yapılamaz. Yapılabilseydi Batılılar yapardı.

Bu hizmet, politikayla ve silahla yapılamaz. Yapılabilseydi Amerika ve İngiltere Irak'a "demokrasi ve barış" yerine kan ve gözyaşı götürmezdi.

Bu hizmet iman ve inançla yapılır.

Bu hizmet Allar rızası için yapılar.

Bu hizmet aşkla yapılır.

Bu işi ancak; "Adımız miskindir bizim / Düşmanımız kindir bizim.

Biz kimseye kin tutmayız / Cümle âlem birdir bize!" inancında olanlar yapabilir.



Petrol kuyularının peşinde olanlar, enerji kaynaklarını sömürmek isteyenler, emperyalist amaçlar peşinde koşanlar bu hizmeti anlamaz.

1990 yılıydı. Almanya'da dil kursuna gidiyordum. Sınıfımızda Kazakistan'dan gelen Alman asıllı bir matematik profesörü vardı. Almanca öğretmeni Monika Hanım ona, sizin gözünüzde insan nedir, değeri nedir, diye sordu.

Kazakistan uzay üssünde çalışmış ve uzaya füzeler göndermiş bilim adamı, hepimizi afallatan ve şoke eden şu sözleri söyledi:

"İnsan bir hiçtir, sinek kadar değeri yoktur."

İnsanı yeryüzünün efendisi bilmeyen, Tanrı misafiri kabul etmeyen;

"Gönül Çalab'ın tahtı / Çalap gönüle baktı.

İki cihan bedbahtı / Kim gönül yıkar ise." demeyen ve gönül yıkmanın Kabe yıkmaktan daha büyük bir günah olduğuna inanmayan dünyaya barış ve huzur getiremez. Batı medeniyetinin temelinde çatışma ve materyalizm vardır. Barış, gönül kazanmak, insana saygı göstermek ve "İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır."diyerek onu hizmet etmeyi ibadet kabul etmek, sadece bizim medeniyet anlayışımıza mahsus bir meziyettir. Prof. Huntington, Prof. Bernard Levi, Fukiyama ve benzeri Batılı anlayışa sahip olanlar bu meziyetleri tanıyamaz.

Dünya bir medeniyet ve barış görecekse "bizim barış gönüllülerimizin" eseri olacaktır.

Dünya barışı, huzuru ve medeniyeti projesine hizmet eden öğretmenlerimizi, onları destekleyen Anadolulu iş adamlarını, resmi ve gayri resmi iyi yürekli insanlarımızı ve özellikle bu projenin manevi mimarı Fethullah Gülen Hocaefendiyi bütün kalbimle tebrik ediyorum.



08.06.2007 Ali Erkan Kavaklı, Anadolu'da Vakit
Başa dön  
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Kültür/Sanat Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... , 30, 31, 32  Sonraki
31. sayfa (Toplam 32 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat