Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


İman ve Siyaset bir arada bulunur mu ?


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın

 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> İslam Dünyası
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ugurozaltin



Kayıt: 03 Ağustos 2006
Mesajlar: 17

Tarih: 08 Ağustos 2006, 11:41    Mesaj konusu: İman ve Siyaset bir arada bulunur mu ?  



Siyaset hepimizce malum yalan söyleme ve aldatarak istismar etme sanatıdır.

İman ise doğruluk.Elde dilde belde doğruluk.

Bu ikisi bir akılda-kalpte-işte-düşüncede bulunabilir mi sizce ?

Benim aklıma şu soru geliyor ister istemez
Siyasetçi olduklarını iddia edenlerin Cami de işi ne ?
İmanlı olduklarını iddia edenlerin siyasette işi ne ?

Siz ne dersiniz ?

Başa dön  
zeynep_1114



Kayıt: 25 Mart 2006
Mesajlar: 2678

Tarih: 08 Ağustos 2006, 11:56    Mesaj konusu:  

illaki her siyaset yapanın doğruluktan ayrılması gerekmiyor insanoğlu çok yönlü varlık, bizi diğer canlılardan ayıran en önemli özellikte bu. hem siyaset yapıp hem dinini yaşayabilir mümkün olamıyacak birşey değil bu ama dengede tutabilmek çok zor olmalı terazinin dengesi bazen kayabilir haliyle :)
Başa dön  
ComiC



Kayıt: 18 Ocak 2004
Mesajlar: 6155
Nerden: Tkrdg

Tarih: 08 Ağustos 2006, 20:09    Mesaj konusu:  

Büyük ihtimal dediğin gibi oluyor ama olmayacak şeyde değil. Yinede her siyasetçinin sölediklerinin en az %50sinin yalan olduğunu düşünürüm
Başa dön  
grace



Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675

Tarih: 08 Ağustos 2006, 20:16    Mesaj konusu:  

Siyaset ile dinin karıştırılmasını hele ki din istismarcılığını kesinlikle doğru bulmuyorum. Ancak imanlı bir insan da siyaset yapmasın görüşünü kabul etmiyorum. Bu ikisi arasındaki ince çizgiyi aşmadıktan sonra neden olmasın..Peki şu anda Türkiye'de bunu başaran siyasetçi var mıdır..Orasının yorumu size kalmış...
Başa dön  
Daussila



Kayıt: 18 Temmuz 2006
Mesajlar: 16
Nerden: TR Kargı

Tarih: 09 Ağustos 2006, 00:19    Mesaj konusu:  

İmanı bir tarif edelim ilk önce iman=inanmak yani Allah'ı tasdik etmektir.Doğruluk kavramı ise Allah'ın insanlara nasip ettiği içinde kötülük olmayan her davranışta Allah korkusu ve kul hakkı gözetilen duygular biçimidir.Yani Allah'ın emirlerine riayet etmek ve yaratılanların can,mal,namus gibi kavramlarına saygı ve sevgi duymaktır bir bakıma.Doğruluk kelimesi çoklu anlamda açıklanabilinir aslında kesinleşmiş bir tanımı olamaz.

Doğru olmak yani:Yalan söylememek,başkasının malını ırzını korumak gözetmek,iki yüzlü olmamak,müslümanlığı samimi yaşamak,çalmamak ve daha bir çok tanımla açıklanabilinir.Yani her şeyin en güzelini yapmak.

Doğruluk ilk önce kalpte başlar.Kalple birlikte akıl ve ruh hayatına etki ederek düşünce ufku oluşturulur ve bu düşünce ufku ile maddi, manevi olarak bu hal hayata aksedilir.İman etmek Allah'a inanmak olduğu için bunun doğrulukla ölçüsü yoktur.Doğruluk kötülükten uzak yaşamak demek ve tamamen kalpte başlar.Bunu oluşturanda Allah'a karşı ihlas ve takvadır.Yoksa iman edipte kötülük işleyen yokmu hepimiz görüyoruz çok var.Allah'a inanıp riyakar olan çalan, çırpan çok var ülkemizde.

Siyaset işide günümüzde riyakarlığın bolca aktığı bir kavram.Günümüzde içiyle dışıyla bir olan insanlar yokmudur vardır elbet ama siyasette bunu görmek çok zordur.Çünkü siyasette makam sevgisi vardır.Bu sevgi dünyaya bağlatır insanı ve yalan'a ve riyakarlığa götürür.Çünkü makam sevgisi kalbi hastalıktır tedavisi ise halktan ve şöhret duygularından uzak olmaktır.

Makam sevgisinde büyüklenme ve böbürlenme,kibirlilik,gösteriş ve riyakarlık duyguları boldur.Bunlar kalbi bir hastalık ve şeytan vesvesesinin bolca olduğu hastalıklardır.Bu makam sevgisine kapılan insanlar mutlak niyette bu hastalıklara yakalanacaklardır.Övülme ve övünme duygusu insanda bitmez ve bu böbürlenmeye kadar vararak diğer insanlardan daha yüksek bir konumda olduğunu zanneder insan kendini.Siyasette bu çoktur çünkü menfaat vardır.


Övmek ve övülmekten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır.
Hadis (Ramuz).


Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır,huzurunda durdurarak malının hesbını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar.
Hadis-i Şerif (Hatib).


Makam'ın kibirlilikten ve riyakarlıktan uzak olması için bir insanın maddi ve manevi her şeyiyle kendini Allah'a teslim etmesi lazımki bu hastalıklardan uzak olup halka karşı doğru olsun.Ama kendini dünya nimetlerinin sevdasına kaptırmışlar için bu çok zordur.Çünkü her şey menfaat üzerine oluşturulmuştur.Bunu çevremizde görüyoruz yaşıyoruz.Dini ilimlerde kendini yetiştirememiş kalbi ve ruhi hayatını islama uygun hale getiremeyip sıradan bir ilimle yöneticilik yapanların halka bir şey vermesi çok zor.Yöneticilik, ilim ve sağlam bir karakter işidir.Onu yalnız Allah'a güzel bir teslimiyetle ve terazinin her iki köşesine Kuranı kerim-i koyup öyle ölçüp onunla hizmet edene yakışır.

Osmanlı zamanındaki padişahlarımızın çoğu hem manevi ilimler hemde maddi ilimlerin eğitimlerini alırlardı medreselerde ve terazilerinde hep Kuranı ölçü alırlardı.Zaten onların ihlası dünyada kendini belli ediyordu.O ihlaslı duygular ne zaman dünyaya yenik düştü işte osmanlı gitti.


Günümüzde mal ve makam hırsı yani dünyevi nimetlere kapılma hırsı kalpleri kapladığı için doğruluk adına bir şeyler beklemek için Allah'a dua etmekten başka yapılacak bir şey yok gibi.Çünkü Peygamber efendimiz (sav) bir hadisinde ümmetimin imtihanı mal'dan olacak diye bir sözü vardı.Günümüzde siyaseti etkileyen budur mal ve makam sevdası ve bunun kalpte oluşturduğu hırs.

İman etmek islamın şartlarında biri.Yani tamamen ölçü değil onun için her iman edeni doğru bilmek yanılgı olur.İslamiyet bütün kurallarıyla yaşanması gereken bir dindir.Eğerki bu kurallar ihlas ve takva ile yaşanırsa doğruluk kavramının üzerinden gösteriş ve riyakarlık ayrılacaktır.

Doğruluğu oluşturan Allah'a ve Resülüne olan samimi bağlılıktır.Çünkü Allah ve Resülü hep iyiyi ve doğruyu insanlara asırlar boyunca öğütlemiştir.Bu emirlere saygı duyanlar doğruluk adına insanlara güzel şeyler vermiştir.Ama emirlere uymayanlar ise insana hep zulüm etmiştir.Dinsizliğin mutluluk getirdiğini sanan toplumlar hep zahmet ve fitnenin içinde bozulup gitmiştir.Ama Allah'a inanıp her işinde doğruluğu esas alanlar ise asırlar boyu dünyada bahar rüzgarları estirmiştir.

Doğruluğu getirecek olan ilimdir.İlim kendini bilmeyi sonrada Allah'ı bilmeyi sağlar.Bunu küçüklükte çocuklara iyi aşılamak lazım.
Başa dön  
commando



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133

Tarih: 09 Ağustos 2006, 09:45    Mesaj konusu:  

Bir söz..

Yalan, dolan maharet.. Siyasetten taharet..

Hekimoğlu İsmail..
Başa dön  
ugurozaltin



Kayıt: 03 Ağustos 2006
Mesajlar: 17

Tarih: 11 Ağustos 2006, 16:25    Mesaj konusu:  

Hz Ebubekir kıvamında Hakka Sadık olacaksın
Hz Ömer kıvamında Adil olacaksın
Hz Osman kıvamında yumşak olacaksın
Hz Ali kıvamında Alim olacaksın

Evet mutlaka Allah ın böyle kulları var şüphesiz ama siyasette ve siyasetçilerin sofralarında değil.

Bir gömleğe verilen paranın onda birinin haram olduğu bir halde o gömlekle kılınan namazların kabul olmayacağını belirten hadisi düşününce.......

Bir de trilyonların götürülüşünü görünce şöyle veya böyle.....
Başa dön  
zrf_2007_



Kayıt: 03 Ağustos 2006
Mesajlar: 11

Tarih: 11 Ağustos 2006, 17:08    Mesaj konusu:  

Benc ebu hadisi şerifleri yazmaktansa tüm insallığı barışa çağırmamız gerekiyor.Ve biz yeni nesil olarak barış için özgürlüğümüz için ne islam ne siyaset sadece yürek gerekiyor varsa böyle yürekli insanlar onları türkiye için gelecek için tek beden olmaya çağırıyorum.
Başa dön  
aSk-i_iLaHi



Kayıt: 11 Ağustos 2006
Mesajlar: 12

Tarih: 11 Ağustos 2006, 22:18    Mesaj konusu:  

Geleceğimiz İçin Yürekli İnsanlar Gerek Diyorsunuz Da Müslüman Olmayan Kural Hak Hukuk Bilmeyen Her Yürekli Dilediğini Yapsa Türkiyenin Geleceği Ne Olurdu Sizce? Siyaset ve Din Bir Arada Bulunmamalı Bulunamaz!
Başa dön  
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> İslam Dünyası
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat