Alamut
Kayıt: 16 Eylül 2003
Mesajlar: 1694
Nerden: İstanbul
|
| Tarih: 11 Temmuz 2004, 13:20 Mesaj konusu: 'Mandolin'in yazarından 'Atatürk ve Anadolu Romanı' |
|
Dünya edebiyatının son yıllarda kendinden en çok sözettiren isimlerinden, ünlü “Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini” (Captain Corelli’s Mandolin) adlı romanın yazarı Louis de Bernières, yeni kitabı ile İngiltere’de olay yarattı.
Geçen Cuma günü İngiltere’de piyasaya çıkan ve eleştirmenlerden genellikle büyük övgüler alan kitap, Birinci Dünya Savaşı öncesi ve savaş yılları ile Kurtuluş Savaşı döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını biyografik bir üslupla ve Anadolu topraklarındaki çok dinli ve etnik mozaik yapıyı lezzetli bir roman formatında iç içe anlatması nedeni ile Türkiye’de de ses getirecek bir kitap olmaya aday gibi görünüyor.
‘Kanatsız Kuşlar’ (Birds Without Wings) adlı kitap, Fethiye yakınlarında Eskibahçe adlı bir sahil kasabasında yaşayan Müslüman ve Hıristiyan ailelerin fertlerini, iç içe barış içinde yaşamlarını, aşklarını, dramlarını, Anadolu topraklarında yaşanan savaş yılları dramlarını konu alan bir roman. Ancak kitabın en önemli özelliği, bu romana paralel olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te doğumundan, Kurtuluş Savaşı yıllarına kadar yaşamını detaylı biçimde ele alması.
Kitap, Mustafa Kemal’in çocukluk, gençlik, askerlik yıllarına ilişkin ayrıntıları, Osmanlı Devleti’nin çöküş dönemini, Çanakkale Savaşları’nı, İstanbul’daki iktidar mücadelelerini, işgal yıllarını ve Atatürk’ün büyük bir asker, devlet adamı ve liderliğe uzanan hayat çizgisini, roman tadında biyografik bir anlatımla okuyucuya sunuyor.
Mustafa Kemal’in, daha çocukluk ve gençlik yıllarından başlayarak Batılı -çağdaş ve devrimci- düşüncelerine vurgu yapılan kitapta, O’nun, yüzünü hep medeniyetten ve “ileri” düşünceden yana döndüğü, giyimi, kuşamı, tavrı ve ilişkileri ile “Türk toplumuna ilerleme ve Batılılaşma yönünde önderlik etmeye baş koyduğu” da vurgulanıyor.
Bu konuda verilen örnekler arasında, daha genç bir subay iken, İtalya topraklarında başındaki fes nedeni ile küçümsenmesinin, bir başka olayda da yabancı subayların kendisine “kafanda bu kalpak varken kimse seni ciddiye almaz” lafını duymasının, ileride yapacağı kıyafet devrimlerinin ve çağdaş giyim kuşam konusundaki titizliliğinin temellerini attığı da yeralıyor. Atatürk’ün her zaman, “Ben kendimi geri kalmış bir toplumun seviyesine indirmek yerine, onları bu seviyeye çekeceğim” kararlılığında olduğunu da vurgulayan yazar, Atatürk’ün, yabancı dilleri iyi öğrenip, dünyayı ve çağdaş uygarlığı tanıma çabalarına, askerlik alanında yabancı komutanları kendisine hayran bırakan dehasına, din konusundaki görüşlerine, aşklarına ve Osmanlı’nın son dönemlerindeki iktidar mücadelesi içindeki rolüne kadar pek çok ayrıntıyı, kitabında ele alıyor.
‘Kanatsız Kuşlar’ adlı romanın kahramanları Karatavuk ve Mehmetçik isimli iki gencin yollarını, Çanakkale ve ortadoğu cephelerinde Mustafa Kemal ile buluşturan yazar Bernières, kitabında ayrıca Anadolu topraklarında savaşın yolaçtığı göç, katliam ve sefalet dramlarını, çok dinli, etnik mozaiğin dağılmak zorunda kalışını da usta bir üslupla anlatıyor.
Kitabın “roman” niteliğindeki bölümlerinde ele alınan Eskibahçe kasabasının karakterleri, Çömlekçi İskender, Papaz Kristoforos, Abdülhamid Hoca, herkesin gönlünü kaptırdığı âmâ çoban İbrahim’e sevdalı güzel Rum kızı Philothei ile Karatavuk ve Mehmetçik adlı iki arkadaşın yaşamları da lezzetli bir anlatımla, Anadolu mozaiğinin dramlarından birer kesit biçiminde sunuluyor.
Louis de Bernières’in kitabında, savaşların yolaçtığı zorunlu yer değiştirmeler, mübadeleler ve tehcirlerin yanısıra, ‘sözde soykırım’ iddiaları ile Batı’nın sık sık gündemine gelen Ermeni sorunu da ele alınırken, dönemin olaylarının perde arkası, tarihi bulgulara dayanılarak aktarılıyor ve benzer mezalimlerin Balkanlar’da ve Anadolu’nun çeşitli kesimlerinde Hıristiyan toplumlar tarafından Türkler’in başına da geldiği anlatılıyor.
Kitabın son sayfalarında 20’nci yüzyıl başlarındaki Anadolu ile 21’inci yüzyılın başlarındaki Anadolu arasında karşılaştırmalar içeren ve Fethiye ilçesinin merkezinden insan manzaraları aktaran satırlarda da ilginç gözlemler aktarılıyor.
Daha önce filme de alınan “Yüzbaşı Corelli’nin Mandolini” kitabının yanısıra, diğer romanları da saygın ödüller alan yazar Louis De Bernières, kitabının girişinde, bu konuya eğilmesinin anne tarafından dedesi Arthur Kenneth Smithells’in Gelibolu’da savaşmış ve yaralanmış olmasının da etkili olduğunu belirtiyor. Bernières, kitabını savaşlar nedeni ile yerinden yurdundan olan ve canlarını yitiren milyonlarca insana adıyor.
ntvmsnbc |
|
|