Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


Kuran Ahlakina GÖre Kararlilik


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın

 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> İslam Dünyası
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
KuLL



Kayıt: 11 May 2006
Mesajlar: 55

Tarih: 14 Temmuz 2006, 12:55    Mesaj konusu: Kuran Ahlakina GÖre Kararlilik  


KURAN AHLAKINA GÖRE KARARLILIK



Kararlılık, Allahın Kuranda örnek gösterdiği bir tutumdur ve peygamberlerin ve salih müminlerin en belirgin özelliklerinden biridir. Müminlerin bu vasıflarının kaynağı, Allaha olan güçlü imanları ve Onun rızasını aramakta gösterdikleri titizliktir. Hiçbir zorluk, tek amaçları Allahın rızasını kazanmak olan müminleri, Onun emirlerini yerine getirmekten alıkoyamaz. Bir mümin alabildiğine kararlı bir tutum ile hayatı boyunca gittikçe artan bir şevk ve azim içinde kulluk görevini yerine getirir ve -Allahın dilemesi dışında- Onun emrettiği güzel ahlakı yaşamaktan vazgeçmez.


Kesin bir kararlılık ve güçlü bir irade imanla, hidayetle ve tevekkülle birlikte gelen üstün bir mümin özelliğidir. Çünkü Allaha tevekkül etmiş ve kadere iman etmiş bir kişi, hiçbir zorluk ve sıkıntı karşısında yılgınlık göstermez, mücadele azmini yitirmez. Herşeyi yapanın Allah olduğunu bildiği için şevk ve heyecan içinde karşısına çıkan her fırsatı değerlendirir ve hayırlarda yarışır.
Müminler Kuranda, Müminlerden öyle erkek-adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahde sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiçbir değiştirme ile değiştirmediler (Ahzab Suresi, 23) ayetiyle bildirildiği gibi, Allahın rızasını kazanmak için ölünceye dek aynı kararlılık ve istikrarı gösteren kişilerdir.
Örneğin Kuranda kararlılıkları vurgulanan Kehf Ehlinden, Sabrın ve kararlılığın kalplerine rabtedildiği (Kehf Suresi, 14) bir topluluk olarak bahsedilmektedir. Bilindiği üzere Kehf Ehli, yaşadıkları toplumun iman etmeyen baskıcı hükümdarı tarafından, Allaha iman ettikleri için baskı görmüş; çözümü bir mağaraya sığınarak bu ortamdan uzaklaşmakta bulmuşlardır. Gizlendikleri dönem sona erip ortaya çıktıklarında da yine Allahtan başka hiçbir şeye tapmama konusunda kararlılık göstermişlerdir. Bu kararlı tutum, onların samimi Müslümanlar olduklarının da bir delili niteliğindedir. Herşeyi kaderde en güzel şekilde Allah yaratır ve Allah dilemedikçe hiçbir güç müminlere bir zarar veremez. Kehf Ehli de bu gerçeği bildikleri için çok güzel bir tevekkül ve kararlılık örneği göstermişlerdir.
Bir insanın ibadetlerinde sürekli olması da istikrar açısından yine önemli bir örnektir. Kurandaki sarp yokuş (Beled Suresi, 11) kavramı kararlılık ve istikrarın önemini açıklamaktadır. Kararlılık ve istikrarın bitiş noktası ise ölümdür. Mümin, başına gelen her ne olursa olsun ölünceye dek sabretmekle yükümlüdür. Allah Kuranda şöyle buyurmaktadır:
Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allaha biat etmişlerdir. Allahın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allaha verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir. (Fetih Suresi, 10)

Müminler Kararlılıkla İmtihan Olurlar

Müminlerin kararlılığı hayatları boyunca çeşitli şekillerde denenir. Örneğin Allah, müminleri eğitmek için geçici bir süre sıkıntı ve zorluk verebilir. Kuranda bu durum şöyle açıklanır:
Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara Suresi, 155)
Kesin bir kararlılığa sahip olan mümin, kendisine isabet eden tüm bu zorluklara sabreder. Kuranda Allah, müminlerin bu tavrını ayetlerde şu şekilde bildirmektedir:
Nice peygamberlerle birlikte birçok Rabbani (bilgin)ler savaşa girdiler de, Allah yolunda kendilerine isabet eden (güçlük ve mihnet)den dolayı ne gevşeklik gösterdiler, ne boyun eğdiler. Allah, sabredenleri sever. Onların söyledikleri:
Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kafirler topluluğuna karşı yardım et demelerinden başka bir şey değildi. (Al-i İmran Suresi, 146-147)
Buna karşılık zorluklara göğüs germemek, kararlılık göstermemek bir müminin özelliği değildir. Kuranda bu durum şöyle belirtilmektedir:
Senden, yalnızca Allaha ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri kuşkuya kapılıp, kuşkularında kararsızlığa düşenler izin ister. (Tevbe Suresi, 45)

Nimet İçindeyken de Kararlılık Göstermek

Zorlukların yanı sıra ele geçen iyi imkanların da insan üzerinde gevşetici etkisi vardır. Rahatlık, çoğu kişinin heyecanının ve şevkinin azalmasına sebep olabilir. Ancak Allahtan bir nimet geldiğinde şımarıklığa kapılmak ve Ondan yüz çevirmek, iman etmeyen kimselerin özelliğidir. Kuranda bu durum şu şekilde bildirilir:
İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider. İşte, ölçüyü taşıranlara yapmakta oldukları böyle süslenmiştir. (Yunus Suresi, 12)
Oysa iman eden bir insan için böyle bir şey söz konusu değildir. Ellerine lüks, ihtişam, para, iktidar gibi ne denli iyi bir imkan geçerse geçsin, bu onların kararlılıklarını bozup gevşek bir yapıya bürünmelerine sebep olmaz. Çünkü mümin, tüm bunların Allahtan gelen birer nimet olduğunun, bunları Allah yolunda kullanması gerektiğinin ve Allahın dilerse bunları geri alabileceğinin farkındadır.
Gevşeklik göstermeden, ciddi bir çaba göstermek, aşırılıklardan ve taşkınlıklardan kaçınmak, müminlerin kararlılık ve istikrarlarının göstergelerindendir. Bir ayette, ahiret için ciddi bir çaba gösterenlerle ilgili olarak şu şekilde bildirilmektedir:
Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır. (İsra Suresi, 19)

Ahir Zaman Fitnelerine Karşı Müminler Kararlılık Göstermelidirler

Kıyametten önceki son dönem olan Ahir Zamanda Mesih Deccalin ortaya çıkıp insanları din ahlakından uzaklaştıracağı, yeryüzünde büyük kargaşaya ve zulme neden olacağı pek çok güvenilir hadisle bildirilmiştir.
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde; "Allah Hz. Ademi yaratmış olduğu günden bu yana, Deccalin fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır."1 sözleriyle Deccalin fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekmiş ve tüm insanları bu tehlikeye karşı uyarmıştır. Bir başka hadiste ise Allahın gönderdiği her peygamber, ümmetini Deccal ile uyardı2 sözleriyle Deccalin fitnesinin yalnızca Müslümanlar için değil tüm insanlar için büyük bir tehlike olduğuna işaret edilmiştir.
Peygamberimiz (sav)in hadislerinde, Deccalin insanları iyilikten uzaklaştırabilmek için her yola başvuracağı, çeşitli hile ve aldatmacalarla geniş kitleleri etkisi altına alacağı bildirilmektedir. Deccal bu amacına ulaşabilmek için iman etmeyen kitleler kadar iman sahibi insanları da aldatmaya çalışacaktır. Deccalin, yaptığı telkinler ve kullandığı taktiklerle bir kısım zayıf imanlı insanları kandırmayı başaracağı ve bu yolla çevresine taraftar toplayacağı hadislerde şöyle bildirilmektedir:
Her kim Deccalin çıktığını işitirse ondan uzaklaşsın. Allaha yemin olsun ki kişi kendini mümin zannederek (kendine güven içerisinde) onun yanına gider ve Deccalin şüphelendirmesiyle onu takip eder.
Deccalin çıktığını işittiğinizde ondan kaçınız. Çünkü bir adam onu reddetmek niyetiyle yanına gelir, fakat ona tabi olup kalır. Zira Deccal ile beraber kalpleri vesveselendiren çok şeyler vardır.
Ahir zamanda samimi iman sahibi Müslümanları bu tehlikeden uzak tutacak en önemli vasıfları kararlılıkları olacaktır. Kuranı ve Peygamberimiz (sav)in sünnetlerini rehber edinen müminler Allahın izniyle asla yanılmayacaklardır. Bu konuda kararlılık gösteren ve dikkatli olan müminler dünyada ve ahirette kurtuluşa ereceklerdir. Ve yine Allahın izniyle ahir zaman imanında kararlı olan müminlerin galip geldiği, onların vesilesiyle yeryüzünde güzel ahlakın, barış ve adaletin hakim olduğu kutlu bir dönem olacaktır.
Kim Allahı, Resûlünü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allahın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize
kesinlikle hiçbir şey isabet etmez.
O bizim Mevlamızdır. Ve mü'minler
yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Başa dön  
grace



Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675

Tarih: 14 Temmuz 2006, 19:36    Mesaj konusu: Re: Kuran Ahlakina GÖre Kararlilik  

'Çünkü Allaha tevekkül etmiş ve kadere iman etmiş bir kişi, hiçbir zorluk ve sıkıntı karşısında yılgınlık göstermez, mücadele azmini yitirmez'

Anlamlı paylaşım için teşekkürler....
Başa dön  
KuLL



Kayıt: 11 May 2006
Mesajlar: 55

Tarih: 15 Temmuz 2006, 15:44    Mesaj konusu:  

Alıntı:
'Çünkü Allaha tevekkül etmiş ve kadere iman etmiş bir kişi, hiçbir zorluk ve sıkıntı karşısında yılgınlık göstermez, mücadele azmini yitirmez'

Anlamlı paylaşım için teşekkürler....

Teşekkürler grace kardeşim
Başa dön  
Google
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> İslam Dünyası
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat

  
eXTReMe Tracker