Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 1296
Nerden: At izi it izine karıştı mı bende anında araziye karışırım
Tarih: 02 Haziran 2004, 01:03 Mesaj konusu: Dostuna Aşık Olmak
her şey güllük gülistanlık gitmektedir aslında. aklınızda kız arkadaşınızla herhangi bir ilişki düşüncesi yoktur. saatlerce oturup, birbiriyle alakasız konulardan konuşursunuz. canınız sıkkınken yanınızda o vardır; o üzgünken siz onun yanı başındasınızdır. sonra bir münasebetsiz gelir ve aranızda bir şeyler mi var diye sorar. hayır, dersiniz önce. sadece arkadaşsınızdır. münasebetsiz üstelemeye devam eder: iyi ama birlikte çok fazla vakit geçiriyorsunuz. aynı anlamsız cevapları sıralarsınız ardı ardına.
gece yatağınızda uzandığınızda, münasebetsizle yaptığınız konuşma gelir aklınıza. daha önce hiç düşünmediğiniz bir şeydir bu. ama akla girer girmez tüm benliğinizi kaplamaya başlar. önce geceler boyu hayaller yaratırsınız kafanızda, sonra kalbinizde hissetmeye başladığınızı fark edersiniz. yanılsamadır aslında bu ama size olduğundan daha da gerçek gözükür o anda.
siz tam açılma planları yaparken, kızın bir talibi çıkar ve adamın peşine takılır gider. bu andan itibaren, sadece düşünceler değil, acı da eklenir yaşamınıza. gerçekten aşık olduğunuzu kanıtlarsınız kendinize böylelikle. sevgilisinin, kızın hayatının merkezi olmasına yavaşça şahit olursunuz; sizin rolünüz yokmuş gibi gelir artık. beraber geçirdiğiniz zamanlar azalır ama üzüntüsünü de sevincini de paylaşmak için koştuğu insan sizsinizdir. onun anlattıklarından sanal bir dünya yaratırsınız kafanızda. geceleri bu düşünceler dolaşır kafanızda. sevgilisinin yarattığı mutlulukları görmezden gelip, hatalarını büyütürsünüz. bir zaman sonra, düşündükleriniz gerçek olur ve arkadaşınız mutluluk yerine, üzüntüsünü anlatmaya başlar çoğunlukla. nedenle başlayan cümlelerine verecek cevabınız yoktur ama içinizden ben olsamlı cümleler kurarsınız. onu gerçekten tanıyorsunuzdur, nelerden hoşlandığını, neleri sevmediğini, bir ilişkiden ne beklediğini bilirsiniz çünkü. bir insanı tanımanın ne demek olduğunu iyice düşünmeden, söylersiniz bunu. fakat tüm olumsuzluklarına rağmen, arkadaşınız sürdürmeye çalışır ilişkiyi. kahrolursunuz.
tam da bu zamanlarda, televizyonda ilişkiler ve aşk üzerine ahkam kesenler çıkar, yangına körükle gitmek misali. uzmanların hepsi ağız birliği etmişçesine, ilişkilerdeki iletişimin önemi ve çiftlerin aynı zamanda birer dost olmaları gerekliliğini söyler dururlar. çıldırırsınız. siz de böyle değildir çünkü. cicili bicili, meg ryanlı filmler yayınlanmaya başlar inadına. hepsi de mutlu sonla biter. sizin hikayeniz haricinde her şeyin mutlu sona ulaştığını zannedersiniz.
gerçek bu değildir tabi. uzmanlar da temelini atmadan anlatmışlardır ilişkileri. dostluğunuzdan bir aşk yaratmak yerine, aşkınızdan bir dostluk yaratmanız gerekmektedir. tüm düşünceler gelişir ve anlarsınız. anladığınız da ise, arkadaşınız artık ne dostunuzdur, ne de sevgiliniz.
Kayıt: 06 May 2004
Mesajlar: 1376
Nerden: nereye...
Tarih: 02 Haziran 2004, 06:13 Mesaj konusu:
Olayın başlangıcından bitişine kadar gelişen her adımda
üçüncü bir şahsın etkisinin olması gerçekten çok kötü...
Bu yüzden ilişki ve arkadaşlık kavramlarında sadece iki
kişinin ortak çabası önemli. Herkesin başına gelmesi
söz konusu değil tabii ki ama yine de by pozisyona
düşmek istemezdim ve zaten hiçbir zaman da düşmedim.
Aşk kalpte başlar en duygu dolu ifadesiyle, bir başkasının
baskı dolu sözleriyle değil...
Kayıt: 24 Haziran 2003
Mesajlar: 4044
Nerden: Real World
Tarih: 02 Haziran 2004, 06:47 Mesaj konusu:
düşmediğine sevindim c|ost umarım hiç düşmessin ... ama bunun senin elinde olduğundan o kadar emin olma, kısa bir zaman önce bende öyle düşünüyordum ...
Kayıt: 06 May 2004
Mesajlar: 1376
Nerden: nereye...
Tarih: 02 Haziran 2004, 07:33 Mesaj konusu:
Evet ahmet haklısın ama biraz mantıklı olmak lazım değil mi,
yani bir başkasının görüşleri doğrultusunda hareket etmek
ve sonra da o yönde harekete geçmek...
Hislerime zaman zaman yenik düşmüşümdür ama harekete geçme
konusunda tedbiri elimden bırakmadım.
Sanırım ki böyle bir olay yaşadın ya da hala yaşıyosun,
konu üzerinde detaylı düşünürsen sağlıklı bir sonuca varabilirsin.
Ikinize hakli olabilirsiniz..Benim kanaatim su i, dünyanin size neler sunacagi hicbir zaman belli olmaz..Ben de yasadim yukaridakine benzer bir olayi.. Sonu böyle olmamis olsa da..
Ama asktan bir dostluk yaratmak.. Elbette inancim tam, bir iliskide dostlugun mühim bir merhalede olmasi gerektigine, hatta temelini olusturduguna; saygi cercevesinde.
Dostluktan ask yaratmak... Bence bu da mümkün. Ama kisi evvelince bilebilmeli ki, bu gecis asamasi dostluklarini ne derecede etkileyecek. Bu evreyi yasamak istiyor muyum? Ya da karsimdakinden tam anlamiyla ne istiyorum? Sorularina yanit bulabilmeli ilkin insan..
Kayıt: 15 Eylül 2003
Mesajlar: 1249
Nerden: TÜRKİYE
Tarih: 02 Haziran 2004, 11:23 Mesaj konusu:
en sağlıklısı bu.dostluktan aşk yaratmak..aslında dost olunurken,iki kişi birbirine aktığının farkında bile değildir.gün gelir adı konur ama,ilişki çokk ama çok sağlam olur..