Tarih: 24 May 2004, 12:36 Mesaj konusu: Siir Denizi ~ Günlük Calkantilar
BASIT YASAMAK
Basit yasayacaksin...
Meselâ; susayinca su içecek kadar basit.
Dört çikacak, ikiyi ikiyle çarptiginda.
Tek dügmesi olacak elindeki cihazin;
tek bir dügme, tek bir cümle gibi;
sevince lafi dolandirmadan söyledigin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sicak bir öpücük.
Ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düslerin.
O öpücük için yapacaksin hayatinin kavgasini,
o öpücük için yiyeceksin hayatinin dayagini.
Kabak çekirdegi verecek sana
rakamlarin veremedigi mutlulugu.
El yazisiyla yazilmis egri bügrü bir mektup olacak
en degerli kâgidin;
hep yaninda tasidigin, atmaya kiyamadigin.
Iki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kisacik olacak uyanman
ve yola çikman arasinda geçen süre;
kisacik olacak, sicacik kollara dolanman
ve yolculuklara çikman arasinda geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdiklarini;
bakislarin bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dagi’nin önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir islikta bulabileceksin en uzun dostluk romanini;
ya da bir damla gözyasu yasatacak sana
en ucuz ask romanini.
Bir kasarli tost olacak aradigin
nasil oturacagini bilemedigin sofrada;
parmaklarin olacak en kiymetli çatalin.
Yine, ayni parmaklar çözecek en karmasik denklemleri.
Iskender’in kilici duracak avukat rehberinin yaninda.
Bir filarmoni orkestrasi veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, dogru basilmis bir
“fa diyez”in mutlulugunu.
Makyajin ilk “a” sina kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahali parfümün.
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediginde
ve çok normal olacak onu da bilmeyisin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durdugu farketmeyecek abanin altinda.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksin.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hizli sayan.
Basit yaşayacaksin, basit.
Sanki yasamin bir gün sona erecekmis gibi basit...
Akýþý olmayan bir göl sanýp
Her sabah serin dokunuþlarýna uyandýðým
Z a m a n
Sana dur demeyeceðim
Parça parça deðiþtirdin
Yollara
Yýllara böldün beni
Seni sesleniyorum
E e y z a m a n
Belleðimde biriken anýlarý
Tarihle kirletmeyeceðim
Gövdemde
Paslý hançerlerin açtýðý yaralarla
Beni bu yolayrýmýna býraktýn diye
Yüreðime sapladýðýn dikenden
Kanýmý emerek
Sahte bir cennet yarattýn diye
Hançeremi yýrtan çýðlýða sarýlarak
Ölmeyeceðim
Tarih: 25 May 2004, 19:32 Mesaj konusu: Siir Denizinde Sair / -e' lerimiz
Aslinda burayi acmayi acmama sebep; Türk Edebiyati' nda yer alan, degerli ve saygideger tüm Türk $air ve $aire sanatcilarimizi, dostlarimizi ( yakin dönem agirlikli ) kronolojik olarak tanitmak ve eserlerini mümküniyat dahilinde sizlere sunmak. Hatta, edebiyat dünyamiza yillarin birikimleriyle yeni katilanlari da..
Bu bizim Denizi' mize yeni katilmak isteyenler de oldugu müddetce, acilacak yarismalari ya da bilumum duyurlari da ayriyeten duyaracagim.
Söze A. Gaip ile baslamistim. Farz edelim yani..
Sirayi A.HICRI.IZGÖREN'e birakiyorum;
YAPITLARI
Aciyla Diri (1981)
Sessizligin Sagnagi (1984)
Verilmis Sözdür (1987)
Bedeli Ödenmistir (1992)
Ve Öteki (1998, siirlerinden seçmeler)
Suç Duyurusu (1999)
HÜSRAN SOKAGI
Sonunda ketum bir tarihe göçebe oldum
Adressiz kaldim bu yüzden bir rüzgâr gibi
Takildim hiç büyümemis bir çocugun ardina
Vizem yok kimligim sahte yollar mayin döseli
Bir ömürde kaç sokak izi kalir geriye
Saçlarimin islakligindan anliyorum
Orda bir çocuklugun yagmuruna varilir
Yarpuz kokusu ugurlar sizi görmezsiniz
Her sokak aslinda bir patikadir
Yüzümde bir yama gibi duruyor zaman
Bütün asklarin kan grubu ayni olsa da
Ayridir çikmazlari son sözleri farkli
Gözlerinin rengine uymaz intiharlari
Zaten hep gönüllüydü yanlisi yazgisina bulasti
Küçük sevinçlerin büyük kederlerin sahibi
Günessiz bir gölge kansiz bir yara oldu
Hüsran sokaginda bir ask daha vurdu kendini
Alir seni bölerim parça parça,
Dagitirim topraklara, denizlere, geceye.
Acilir her sabah kapilar gözlerinde,
Girerim isiltili, yemyeþil bir bahçeye.
Gecenin karanligi
6 yürekten gelen isikla aydinlandi.
ve her yer gündüz
ve özlemlerimiz
indirdigimiz, sevgimizin tam ortasina.
Bin öykü yasamis özlemimiz küsmüstü
ki tüm insanliga
bir el verdik.
elimizi tuttu.
asagi indi.
asagi indi
çünkü çok yukaridaydi.
çünkü biz çok asagidaydik.
uyuyabildik özlemimizi hissedemeden günlerce.
biz çok asagidaydik ve o çok yukardaydi.
özür diledik.
af istedik.
sorumsuzlugumuzdan utandik.
direnisini örnek aldik.
özlemimiz direndi biz direnemedik.
Sadece direnisini örnek aldik.
O her seye ragmen dedi.
ve bizi affetti.
affedildik.
affetmeyi ögrendik.
Adi neden özlemdi.
neye özlemdi.
neden özlemler bitti
ve özlem rafa kaldirilir gibi falezlerde birakildi.
bilemedik.
saskindik.
saskinligimiz uzun sürdü.
konusamadik.
karanliga alisan gözlerimizle seslenmeye basladik.
seslendik.
söz verdik.
Hayallerimiz vardi.
özlemlerimiz kadar önemli.
sinirsiz sanirdik.
Görülen gece hayallerimiz sinirlarini asti.
Sen Tek Basina Degilsin, 1976, Yonga yayinlari
Acilar Yurdumdur, 1981
Gözyaslari da Çiçek Açar, 1983
Yurdumun Siir Defteri, 1984
Ülkemin Siir Atlasi, 1987, Can yayinlari (Bütün Siirleri)
SEN TEK BASINA DEGILSIN
Sen tek basina degilsin
Yagmurda kosan taylar gibi
Ve topragi iyice kavrayan
Kökler kadar akranin var
Omuzlarinda hayat ve siir
Alinterinden bir yürüyüs
Sis örtse de alnini bazan
Dalina göre konsa da kuslar
Kalem seni arkaliyor boyna
Gülü saklayan yaprak
Ve kizartan toz
Çok aliskin acili yanin
Güneste bozaran yavsanlarin
Islakligina
Ellesen yorgun bir buzagiyi
Sirdasin olur senin yigidim
Mapusane günlerinde görüsmecin
Çünkü adaslarin da ugurlandi
Sen tek basina degilsin
Omuzlarinda hayat ve siir
Alinterinden bir yürüyüs
Ayriligin ve Ölümün Disinda (Yeditepe)
Günes Batarken (Ayko)
Hazi Bektas Destani (Anadolu Ekini)
Kadir Bey Tarihi (Prospero Yayinlari)
Siirler (Kendi Yayini)
Usulca (Anadolu Ekini)
Yarali Temmuz (Ardiç Yayinlari)
Yenigün Aryasi (Yeni Siir)
ANKARA
Niçin sevilir bir kent
Ekmegi suyu insani için mi
Yoksa ugultusundaki
o sürekli derinlere kaçan
eskil renkten mi
Yoksa gizledigi için mi
suçlarimizi
gökyüzünden kirlardan
Niçin sevilir bir kent
Bilmem ki.
Ama artik zamani geldi
Itiraf etmeliyim
Seviyorum bu kenti ben de
Bir kadini sever gibi.
Içim içimi yiyor kimi zaman
Kiziyorum gördükçe hafifliklerini
Ama çikip baktigimda tepelerinde asagilara
Inip yitirdigimde kendimi
o bugulu sokaklarinda
Anliyorum onsuz edemeyecegimi
Niçin sevilir bir kadin
Bilmem ki.
Ankara
Ey aziz kentim benim
Bana kimligimi kisiligimi verdin
Zor günlerde sen emzirdin
yetim siirlerimi
Ey güzeller güzeli
Mustafa Kemal'in gelini.
Göge atilirken tas kesilmis
Çift basli bir Hitit kartali gibi
Bakarken Anadolu'ya
Asildim ayaklarina
Boynumda Midas'in armagani
Gümüs bir gemi çapasiyla
Dolasip duruyorum
Ay agili dolamli
Düs çanaginda.
Ülkesiz Sarkilar (1985)
Yerçekimine Uyan Portakal Çiçegi (1994)
Dokuzuncu Blues (1996)
Hep Unutur Uzaklardaki (1999)
DOGU BALADI
derinlik olmayi sürdürecegim bu sig denizde
bir halkim ben, dünyanin kalbinde pasli bir hançer
kabuk baglayan yaranin altinda kaynayan irin
yurdumda konuk, içimde tutsak, ugraksiz göçer
bir derinlik hepsi bu, baska hiçbir sey
sakli bir yanardag olmanin kendisiyim ben
doguda, ellerinizden çok uzaklarda
binyillik bir uykuyu ölerek silkeleyen
halkin derinlik oldugunu kim söylemisti
söyleyin nerde seceresi yitik soyum, nerede derinligim
siliniyor ölü ceylanin derisindeki mürekkep
avci burda ey bilici ya ben nerdeyim
yurdumun olmayan denizlere tasinan topragim
parçalanan kayayim bin parça eskiyadan
çogalan bir korkuyum, bin parça yoksulluk
ve kan... denizlere akan, denizlere, yurdumun olmayan
uyruksuz mu denir limani olmayan gemilere
limanim yok, tutuldugum bu çagdas firtinada
isigim yok, dört yönüm karanlik bir pusula
uyrugum yok, sigmiyor kavmim koca dünyaya
umudum uygarligim, ey bayrak, ey bayraktar
ovalara bir dag magrurluguyla inerken yesil
vuruldukça güzellesen alnin ki, gül rengi
günesi ince kanadinda sürükleyen esenlik rüzgar
n'olur ölme artik, ölüp ölüp terketme beni
ey ölür gibi yasayan bir halkin derinligi...
Adnan SATICI