Tarih: 27 May 2006, 00:52 Mesaj konusu: Sapık dinlere Türk ilgisi artıyor !
Birbirinden ilginç dini akım ve tarikatların yeryüzünde milyonlarca taraftarı olduğu belirtilerek, bu akımların Türkiye’de de taraftar bulduğu bildirildi.
Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, yeryüzündeki yeni dini akım ve tarikatlarda birbirinden ilginç bilgilerin bulunduğu “Kıyamet Tarikatları ve Yeni Dini Hareketler” isimli kitabını anlatt.
Yeni dini hareketlerin genellikle 20. Yüzyılda ortaya çıktığına dikkati çeken Özkan, bu hareketlerin bir çoğunun Hristiyan dünyasında özellikle de ABD’de filizlendiğini söyledi. ABD’nin günümüzde “din panayırı”na döndüğü değerlendirmesini yapan Özkan, birçok dini hareket ve tarikatın Türkiye’de de faaliyetleri bulunduğunu vurguladı.
“Kıyamet öncesi uzaylılar bizi kurtaracak” şeklinde garip birçok inanışın bulunduğu yeni dini hareketlerin büyük paralar kazandığına da dikkati çeken Özkan, şunları söyledi:
“Özellikle gençleri hedef kitle seçen bu tür dini hareketler sınırsız zevk, ölümsüzlük gibi saçma vaadlerde bulunarak insanları kandırıyor. 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde dünyada yaşanan değişim ve gerilimler, bilhassa da savaşlar, insanları yeni arayışlara itmiştir. Sıkıntı ve bunalımlarını, icat ettikleri yeni yöntemlerle atmaya çalışan bu insanlar, ait oldukları önceki dini inançlardan tatmin olamadıkları için arayışa girmekte ve bu arayış onları çoğu zaman geri dönüşü olmayan girdaba sürüklemektedir.”
KÖLE HALİNE GETİRİYORLAR
Yeni dini hareketler taraftarlarını kendilerine bağımlı hatta köle haline getirebilmek için çeşitli yöntemlere başvurduklarını savunan Özkan, “Taraftarlarını bağımlı yapmak için beyin yıkama, ferdi ve grup terapileri, psikoterapileri, uyuşturucu bağımlılığını yaygınlaştırma, gençliğin cinselliğe olan zaafından yararlanma ve eğlenceye teşvik etme gibi yöntemlere başvuruyorlar” diye konuştu.
KIYAMET TARİKATLARI VE YENİ DİNİ HAREKETLER
Özkan, dünyanın önemli bölgelerinde faal olan ve kıyametin kısa zamanda kopacağı dini hareketler ve özelliklerini, şöyle anlattı:
OSHO HAREKETİ: Rajneesh Chandra Mohan tarafından kurulan bu dini hareketin mensupları turuncu renkli elbiseler giymektedir. Büyük ekonomik kazançlar elde eden Mohan’ın, ABD’den sürüldüğünde geride 90 aşkın Rolls- Royce marka arabası kaldığı biliniyor. Osho hareketine katılan eşlerini Mohan’a sunmalarının yanı sıra para ve emeklerini de vermeleri gerekmektedir. Bu harekatta, komin bir hayat vardır ve herşey ortaktır.
FIAT LUX TARİKATI: Avrupa’da 20. Yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıkan dini harekette inanlar, kıyametin kopacağı beklentisi içindeler. Tarikatın kurucusu İsviçreli Erika Bertschinger, Hazreti İsa ve Hazreti Meryem’in özel kabiliyetlerinin kendisine geçtiğini iddia ederek, 1977’de Zürih’te mabet açtı. Bunlara göre, yeryüzü tabi afetlerle yanacaktır. Bütün dünyayı kaplamış minyatür odalı gemicikler ise, bu tarikat mensuplarını uzaya götürecekler, dünya yanarak temizlenme işlemi sonrası da geri getireceklerdir. Bayan üyeleri saçları uzatmak zorunda olan bu tarikat mensupları, gazete, televizyon gibi kitle iletişim araçları reddetmek zorundalar. Kahve, çay, kola içmedikleri gibi çiğ gıdalarla beslenmek zorunda olan tarikat mensupları, bir süre doktora bile gitmemişler fakat birçoğunun ölümü üzerine doktora gitmelerine izin
verilmiştir.
HARE KRİŞNA HAREKETİ: Bangladeşli Bhaktivedanta Swami Prabhupada tarafından 1966’da ABD’de kuruldu. Grup üyeleri renkli elbiseler giymekte ve kafalarını arkasında bir örgü bırakarak, kazıtmaktadırlar. Etli gıdalar, sarhoşluk veren maddeler ile evlilik dışı cinsel ilişki yasaktır. Hindistan, ABD ve Batı Avrupa’da yayılan dini akım, son yıllarda özellikle Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetleri’nde bu dini akımı yaymaktadır. Üyeleri Krishna Mantra olarak isimlendirilen beyti günde bin 728 defa zikretmek zorundalar.
MOONCULUK: 1954 yılında Kuzey Koreli San Myung Moon tarafından kurulan dini akım, antikominist bir eğilime sahip. Özellikle ABD’de gençliği hedef almış ve bu ülkede zararlı dini hareketler içerisinde gösterilmiştir. 2 milyona yakın taraftarıyla büyük bir güç ve başarı elde etmiştir. Tanrıyla bizzat görüştüğünü ileri süren Moon, ABD’nin ağır silah sanayinin yüzde 16’si, gemi ve balık ticaretinin yüzde 70’ini elde bulundurmakta ve çok önemli medya gücüne sahiptir. Moon kendini üçüncü Adem olarak gösterir. Moonculuğun en dikkati çeken ve önemli uygulamalarından biri şüphesiz toplu nikah törenleridir. 20 Mart 2002 Ankara’da lüks bir otelde yaptıkları toplantıyla dikkati çektiler.
NEW AGA HAREKETİ: 1960’larda ABD doğmuş, oradan da Avrupa’ya yayılmıştır. Bu dini akımın inancına göre Yeni Çağ’ın girmesiyle birlikte bu dünya hayatı değişmeksizin kıyamet kopacak ve bütün evren Yeni Çağ’a göre yeniden dizayn edilecektir. Her şeyin yenilendiği bu hayatta insan tanrısal güç elde edecektir. Türkiye’de de günümüzde bu hareket ile bağlantılı müzik, çevreci ve feminist grupların olduğu ifade ediliyor.
SATANİZİM: İngiliz Aleister Crowley 1904 yılında Manga Charta adıyla kurduğu modern satanizme göre; insanın tabi faaliyetlerini temel alan bir dine ihtiyaç vardır ve bu dinin ismi Satanizm’dir. Satanizmde düşmanlardan nefret etmeyi ve onların yok edilmesi ile seksin yüceltilmesi emredilmiştir. ABD ve Avrupa’daki satanist davalarının önemli bölümünü çocuk tecavüzleri ve cinayetleri oluşturmaktadır.
SCİENTOLOJİ HAREKETİ: Lafeyette Ronald Hubbard tarafından 1950’de geliştirilmiş dini akındır. İlk kiliseleri ABD’de açılmıştır. Hubbard’a göre evren madde, enerji, uzay ve zamandan kelimelerinin İngilizce baş harfleri olan MEST’ten oluşmuştur. Bu inanca göre OT olarakisimlendirdikleri kademelerinin 8’incisine ulaşan maddeye, zamana, mekana ve enerjiye hükmedileceğine inanılıyor. 8. kademeye ulaşan insan tanrılık makamına ulaşmakta ve tanrı olmaktadır. Ama bu kademeye ulaşmak için yüz binlerce dolar veya avro gerekmektedir. Bu dini akımın en basit kursları birkaç yüz avrodan başlamakta, 4 bin 400 avroya kadar çıkmaktadır. Kendi rakamlarına göre 8 milyon taraftarı ve 3 bin 100 kiliseleri bulunmaktadır. Dualarında Kuran-ı Kerim, İncil ve Tevrat’tan bölümler bulunmaktadır.
TEOSOFİ: Doğu-batı sentezi bir dini akımdır. Rus Halena Petrowna Blavatsky tarafından kurulmuştur. Dünya çapında gelişme sağlamıştır. Evrensel kardeşliği kurmak gibi üç ana hedefleri vardır.
ANANDA MARGA: Sonsuz saadet yolu anlamına gelmektedir. 1955 yılında Hindistan’da ortaya çıkmıştır. Her üyenin günde bir defa Mantra banyosu olarak dini banyoyu yapması gereklidir. Et, balık, alkol yasaktır. Ayrıca yumurta, tütün ve belirli baharatlarda kullanılamaz. 1980’li yıllardan sonra Türkiye’de de faaliyet gösteren dini akımın 2.5 milyonu aşkın taraftarı olduğu biliniyor.
ANTROPOSOFİ: 1913’de Rudolf Steiner tarafından kurulan dini akım, 1967 yılında hediye ve borç için cemaat bankası kurmuş ve bu diğer bankaları takip etmiştir. Almanya’nın ilk özel üniversitesini kuran dini akıma inanlar, ilaç ve giyim sanayinde el atmışlardır. Antroposofi, bütün dünyadaki ruhlar için insan varlığındaki ruhu yönetebilme yoludur.
BRAHMA KUMARİS: Lekhraj Kripalani tarafından kurulan bu akımın inancına göre, Vişnu ve Şiva adlı tanrıların Kripalani’ye görünmüştür. Kadın hakimiyetinde, kadınlar tarafından yürütülen ve kıyamet beklentisi içinde olan bir Hindi reform hareketidir. Bu akımı yaymak için İstanbul’da ücretsiz yoga kursları verdiği biliniyor.
EVRENSEL HAYAT: Gabriele Wittek tarafından 1977’de kuruldu. Hristiyan akidelerinin yanı sıra diğer dinlerinde alıntılar, inanç sistemini taşımaktadır. İnançlarına göre Wittek ile Tanrı bir medyum kadın aracılığıyla görüşmüştür. Bir kadın peygamber konumundaki Wittek taraftarlarınca “tanrının borazanı” olarak isimlendirilmiştir. Marketler
zinciri, sağlıklı hayat kuruluşları ve gıda üretimi yapan tesislere sahiplerdir. Bunlara göre, kıyamet kopacak, fakat bu akımının taraftarları hayatta kalacaklar, tekrar yeryüzüne gelen İsa’nın ruhuyla bağlantı kurulacak, böylece bin yıllık barış hükümdarlığı kurulacaktır.
REAL HAREKETİ: İstanbul’da 2005 yılında yapılan toplantıya kamuoyunun tanıdığı hareketinin kurucusu Fransız asıllı Claude Vorilhon tarafından 1973’de kurulmuş ve UFO inancına dayalıdır. Bu inanca göre kolonlamayla ölümsüzlüğün yolu açılacaktır. Bu gruba üye olmak için binlerce avro ödenmek zorunluluğu vardır. Hedonizm inançlarının gereği aşırı eğlence ve toplu seks ayini yadırganmamaktadır.
SAHAJA YOGA: Bu akımın tanrıçası olarak kabul edilen lideri Shri Mataja’dır ve ayaklarını yıkadıkları su şifa niyetine içilmektedir. Bu inanca göre tanrılar, bireysel yaratıklardır ve biyolojik görüntüler bu kanallar vasıtasıyla düzenlenmektedir.
TANRININ ÇOCUKLARI: 1968’de ABD’de David Berg tarafından kurulan dini akıma göre, kurucu Berg ahir zaman peygamberidir. Bergi, bayan taraftarlarını Tanrının sevgisini yeryüzüne yaymaları için pek çok erkekle cinsel ilişkiye girmek üzere görevlendirilmiştir. Bayanların bir erkeği reddetmesi yasaktır. Bu akımın inancına göre kıyamet yakında kopacak, ama kendileri sayesinde dünya yeniden yaratılacaktır.
TRANSANDANTAL MEDİTASYON: 1958’de Hindistan’da Mararishi Mahesh Yogi tarafından kurulan bu akıma ünlü müzik grubu Beatles’in bağlanmasıyla ABD ve Almanya’da gelişti. Türkiye’ye 1968 yılında gelen Yogi’nin taraftarları Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de merkezler açtıkları biliniyor. ABD’de Hint temeline dayalı bir din olarak hükmedilen akımın meditasyon tekniklerinin okullarda yapılması yasaklanmıştır.
DİĞER DİNİ HAREKETLER VE TÜRKİYE’NİN DURUMU
Gül Haçı, Neo-Tantrizm, Reiki gibi yeni dini hareketlerin de bulunduğunu anlatan Özkan, Teosofi, Antroposofi ve Fiat Lux hareketlerinin dışındaki bütün grupların İstanbul başta olmak üzere, ülkenin çeşitli şehirlerinde şubeleri açtıklarına dikkati çekerek, “Sahaja Yoga isimli grubun Türkiye’de 34 şubesi bulunmaktadır. Mardin, Diyarbakır, Batman gibi illerde hatta Hacıbektaş, Fethiye ve Kemer gibi ilçelerde bile şube açmışlardır”diye konuştu.
Kayıt: 05 Kasım 2005
Mesajlar: 39
Nerden: Seher Vakti yollardan
Tarih: 02 Haziran 2006, 11:36 Mesaj konusu:
Modern cahiliye dönemi
Asırlar önce bir çok kavim sapkın yaşantıları yüzünden helak edildi.Günümüzde ise o kavimlerin yaşantılarının aynısı modern bir şekilde yaşanıyor.Ülkemizdede görülmekteki büyük bir toplumsal patlama yaşanıyor.Dinsizliğin oluşturduğu bir buhranlık yaşanıyor dünyada.Nefislerin azgınlaştığı ve zevk'te sınır tanımadığı günler.
Hadis
:
Resulullah (sav) erkeklerden kadınlaşanlara, kadınlardan da erkekleşenlere lanet etti ve: "Onları evlerinizden çıkarın." şeklinde ferman buyurduk.
"Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde kıyamet yaklaşmış olacaktır."242
"Kıyamet yaklaşınca... kadınla yolun ortasında cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar." 243
"Cinayetler artmadıkça kıyamet kopmaz."244
Peygamber efendimiz (sav)'in bugünleri taa kendi zamanından bizlere haber vermiş.Tabiki bugünler ahir zamandır demiyorum sadece bir geçiş sürecini yaşıyoruz.Belki ilerde daha kötüsü yaşanacaktır belkide iyiye gidecektir doğrusunu Allah bilir.
Bir hadisindede efendimiz bu zamanda insanoğlunun imtihanı mal'dan olacağını söylüyordu galiba yanlış olmasın.Gerçekten günümüze bakınca insanlar mal ve mülk hırsı uğruna bütün yolları mübah görür olmuş.Bu zevkler uğruna kendini her türlü yolda boğar olmuş ve ne acıki bununda kendisini mutlu ettiğini sanıyor.Bir çok mal biriktirirken , hırsa kapılıp ömrünü heba ettiği gibi biriktirdiklerine doyamadanda dünyadan göçüyor.
Gerçekten maddi olarak azda olsa ama manevi olarak çok zor bir dönem.Hele imanı zayıf ve genç olanlar için sapkınlık rüzgarlarına maruz kalınan bir dönem.Her yerde cinsellik teması işlenmekte ve bu konuda açlığı olan gençlere eziyet verilmekte.Böyle bir ruh acısı yaşayan genç ise bu zevke gark olmak adına her türlü yoluda mübah görmekte.Bu bireysel ahlakı etkilediği gibi toplumsal ahlakıda etkilemekte.
İslamiyeti baskıcı gören zihniyet sanıyorlarki dinimiz onların özgürlüğünü kısıtlıyor.Hayır islamiyet nefsin azgınlığından koruyup toplumda huzur ve refahı sağlıyor.Ama nefsi emmaresi kuvvetli bir insan bunları kısıtlayıcı ve baskıcı olarak görebiliyor çünkü sınırsız dünyevi zevkler kalbinde kara bir leke gibi kalmış ve bunları iyi gibi algılar olmuş insan.
Bugünleri görüpte kendine çeki düzen vermeyenler daha vahimdir.Bilerek ateşe gitmek kötüdür.Bilipte hala yapmamak sorguyu gerektirir.Yarın ahirette bu ateşe düşmüş müslümanlar bizden hesap sorarsa hiç şaşmamak lazım.
Dün gece objektif programında da sai baba konusu vardı. ağzından altın top çıkarıyor, parmaklarından da kül akıtıyor... Kadının birine sordular sen gittiğinmi hiç ?sana yararı dokundumu diye kadında evet banada kül yalattı ama astımım geçmedi dedi. gülsem mi ağlasam mı oldum :)
sai babanın müridlerinden hristiyan bir vatandaşımızda savunmasını gerçekleştirdi kendince.. diyor ki sai babacılık bir din değildir bütün dinlere saygısı olan ,bütün dinleri birleştiren bir öğretidir, inançtır. sai baba bir avatardır.. tanrıyla bütünleşmiş biri- imiş hatta bazı yerlerde farkettim ki sanki tanrının yer yüzünde şekillenmiş hali gibi gösterilmeye çalışılıyor.. Amerika vatandaşlarını uyarıyormuş kendisi hem eşcinsel hemde sünyancıdır Hindistan'a giderseniz özellikle dikkat edin diye...
bazen düşünüyorum da ülkemizde de sazanlar, çiftlik kurma ve üreme konusunda ne çok meraklılar..
Çağımızın özelliklerini tahlil ve mânevî hastalıklarını teşhis eden Bediüzzaman, "Zaman imanı kurtarmak zamanıdır" demiştir.
Neden zaman imanı kurtarmak zamanıdır?
Çünkü çağımızda iman, eski devirlerde görülmemiş hücum ve taarruzlarla karşı karşıyadır.
Bugün ise materyalist görüşlerin yaygın hale gelmesi sebebiyle, imanı tehdit eden şüpheler birçok zihni meşgul edecek seviyeye ulaşmıştır.Asırlardır Kur'ân aleyhine yığılagelen şüphe, itiraz ve evhamlar, bu asrın çalkantıları içinde yol bulup, çağın modern imkanları da kullanılarak birçok insana mal edilebilmiştir.