Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


ATATÜRK ün gerçek ölüm nedeni


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın

 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Atatürk Köşesi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
safakkaygusuz



Kayıt: 22 Nisan 2006
Mesajlar: 141
Nerden: kuşadası

Tarih: 04 May 2006, 01:20    Mesaj konusu: ATATÜRK ün gerçek ölüm nedeni  


Arkadaşlar bana böyle bir mail geldi ve şarşırdım.bu konuda bilgisi olan paylaşabilirmi?teşekkürler


''M.Morgül 16.10.2005
Atatürk'ün Ölümü Sirozdan Değil! Hafta sonu Ceyhan Mumcu'yu dinledim. Konu AB'nin Kemalizme bakışıydı. Konuşmasına Attila İlhan'ı anarak başladı. Onun aydınlanma etkinliklerine editörlük yaptığından söz etti. "Parola vatan, işareti namus" sözünü yeniden gündeme getirişini anlattı. Bu söz İzmir'de şehitlik anıtının taşında Arapça harflerle yazılmış biz sözdü. Attila İlhan o yazının tozlarını parmaklarıyla silmiş, yeniden gündeme taşımıştı. Konuşmasının sonunda sorular-yanıtlar bölümüne geçildi. Ceyhan Mumcu'ya Attila İlhan'ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan ropörtajda "Atatürk'ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır" dediğini anımsattım. "Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?" diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak istiyorum. Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk'e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk'e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı "kinin" yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal'dir. Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar'ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona'da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı'na götürülmüştü. Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi? Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935'de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. "Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım." denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer.
Ceyhan Mumcu'dan bunları duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düşündüm. İlk işim bu bilgiyi okurlarımla paylaşmak. Şimdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarımızı terbiye edeceğiz diye, yüce önderimizin hakkındaki bu yalanla O'nu halkımızın gözünde küçültmeye devam edecek miyiz? Okul kitaplarından Atatürk'ü çıkartmak için elinden geleni yapan AB, bu düzeltmeyi yapmamıza izin verir mi? Demek ki kendi kitaplarımızı kendimiz yazmak zorundayız.

En çok satılmakta olan "Şu Çılgın Türkler" kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK'ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O'nu gözden düşüremiyor ''

Başa dön  
rüya



Kayıt: 10 Temmuz 2006
Mesajlar: 2874

Tarih: 04 May 2006, 01:29    Mesaj konusu:  

Alıntı:
En çok satılmakta olan "Şu Çılgın Türkler" kitabı belli ki bir boşluğu dolduruyor. Demek ki; halkımız şiddetle kendi tarihiyle ilgili doğru bilgilere ulaşma ihtiyacı duyuyor.

Neyse ki Türk ulusu ATATÜRK'ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan O'nu gözden düşüremiyor ''
evet naparlarsa yapsınlar ellerine bişey geçmez
Başa dön  
commando



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133

Tarih: 04 May 2006, 10:09    Mesaj konusu:  

Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı:

Birincisi sabetaycılar, ikincisi masonlardı.

Bir gün eski Adliye Vekili (Adalet Bakanı) Mahmut Esat Bozkurt'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitap verdi. "Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Fırkası Grup Başkanlığı'na ver. Grupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve grupça kapanmasına delalet et. Senin de bu işte büyük şeref payın olacaktır." dedi.

Bilmem anlatabildim mi?
Başa dön  
Affedilmeyen



Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)

Tarih: 04 May 2006, 10:14    Mesaj konusu:  

Bir de şöyle bir şey duymuştum: Atatürk'ün tedavisini yapan doktorların günlükleri kayıpmış ve hiç birine ulaşılamamış...

commando demiş ki: Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı:
[b]
Birincisi sabetaycılar, ikincisi masonlardı.


Bu iki tip insanlara şu an ülkemizde rstgelmek oldukça kolay. Özellikle iktisadî ve siyasî alanda kendilerini gösteriyorlar.
Orduda bile sabetaycıların olduğundan söz edilir.
Atatürk bu insanlardan boşuna nefret etmemiş... Ne kadar nefret edilse azdır.
Başa dön  
commando



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133

Tarih: 04 May 2006, 10:50    Mesaj konusu:  

Biraz daha açmak gerekirse;

Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Umumi Katip Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmaya başladılar. Gruptaki hava çok elektrikliydi. Heyecan son haddini bulmuş, her tarafta "Kapatalım!" sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek: "Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun bu işi bir defa da Devlet Reisi'ne götürelim, onun da reyini alalım. Gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim." dedi. Bu söz, grubun tasvibine mazhar oldu ve iş bir sonraki haftaya kaldı. Ertesi günü Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi : "Arkadaşlar, bugünden itibaren Türkiye'de masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır." Salonda bir kıyamettir koptu; Alkışlar, bağırmalar ve "Kahrolsun Yahudi uşakları" sesleri tavanları çınlatıyordu. Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Grup dağıldıktan sonra Doktor Mim Kemal'i öne katarak Meclis'teki Masonlar, toplu olarak Reisi Cumhur'a gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisi Cumhur'a hitaben: "Efendim, biz maiyeti devletinizdeyiz fakat siz meşrik-i azamimiz olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız." demiş. Reisi Cumhur,

"Peki bir şey soracağım, bana cevap verin de sonra. Siz Avrupa'da hangi locaya bağlısınız ve bağlı bulunduğunuz kişinin adı nedir?’

"Biz Cenova'ya tabiiyiz ve reisimiz Barica Mişon cenaplarıdır." demişler. Bunun üzerine küplere binen Mustafa Kemal Paşa, onlara hitaben şu sözleri söyler:

"Haydi defolun buradan, cehennem olup gidin Yahudi uşakları. Benim milletim bana kahraman sıfatı verdi, ben sizin gibi bir çift Yahudi’ye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim Divan-ı Harbi Örfi’ye hepinizi verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan!"


Peki sonra ne oldu da Atatürk ün ölümünden hemen sonra Localar tekrar açıldı ve Sabetaist yapılanma devletin dışişleri ve yükseköğrenim kurumları başta olmak üzere birçok kurumda etkin söz sahibi oldular? Hatta HÜR ve KABUL EDİLMİŞ sıfatı geldi Mason locasının başına?

Kendini Atatürkçü maskesi takan dahili ve harici bedbahtlar olabilir mi?

Yakın tarihimiz ders kitaplarından yada resmi tarih ile öğrenilebilecek kadar sıradan ansiklopedik bilgiler değil.. İlk vahy; Oku... Oku... Oku.. .
Başa dön  
Affedilmeyen



Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)

Tarih: 04 May 2006, 10:54    Mesaj konusu:  

Ülkemizde, bunun gibi kalıcı ve izi hala silinemeyen yaralar, nedense Atatürk'ün hemen sonrasında oldu... Düşünün bir...
Başa dön  
Nefertiti



Kayıt: 19 Aralık 2005
Mesajlar: 2299
Nerden: her an her yerden

Tarih: 04 May 2006, 14:08    Mesaj konusu:  

Atatürk'e siroz teşhisini koyan doktor Mim Kemal...ve Cenova'daki mason locasına tabii...Atatürk ülkedeki locaları kapattırıyor.. Sonra Dr. Mim Kemal'in teşhis ettiği siroz hastalığından ölüyor..Ve hemen ölümünden sonra tüm localar tekrar açılıyor ve Masonlar, Hür ve Kabul edilmiş sıfatı kazanıyorlar.. Allah allah?? Hayat tesadüflerden ibarettir tamam ama...Bu kadarı ?!?
Başa dön  
commando



Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133

Tarih: 10 May 2006, 16:16    Mesaj konusu:  



Birde arkalarına Atatürk büstü ve bayrak koymuyorlar mı..

Takıyyenin kralını yaparken en hızlı Atatürkçü nasıl olunur? Nasıl iki değil ikibin yüzlülüktür.. Hele Sabır...
Başa dön  
zegmut



Kayıt: 11 May 2006
Mesajlar: 10
Nerden: fethiye

Tarih: 11 May 2006, 14:52    Mesaj konusu:  

zamanın da atatürk ün çankaya köşkünden kovduğu insanların torunları bugün türkiyenin en kritik noktalarında bulunuyor...

ama şunu biliyoruz ki MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.

birgün gelecek türkiyeye dil uzantanların dilleri ait oldukları yere konacaktır..
Başa dön  
onurkaya



Kayıt: 04 Şubat 2006
Mesajlar: 637
Nerden: İstanbul

Tarih: 11 May 2006, 18:52    Mesaj konusu:  

Malum e-posta bana da gelmişti.Sizin yazdıklarınıza ben de hak veriyorum.O zamanlar da atamızı çekemeyenler varmış.
Başa dön  
Google
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Atatürk Köşesi
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat

  
eXTReMe Tracker