| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Bigboss
Kayıt: 05 Kasım 2005
Mesajlar: 821
Nerden: Karanlık Köşelerden...
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 10:43 Mesaj konusu: Irak'tan Mektup var... Lütfen Okuyunuz... |
|
Irak'tan tuyler urperten mektup....
Asagida yayinlanan mektup Irakli bir genc tarafindan Ingiltere'de
yasayan kuzenine yollanmis. Bu genc basindan gecenleri tuyler urperten
bir sekilde anlatmis. Fazla uzatmadan mektuba geciyoruz....
Not: Irakli genc mektubunda kendisinden Ebu Huzeyfe diye bahsetmis. Bu
onun mektupta kullandigi takma isimdir.
Bismillahirahmanirrahim,
Irak'ta halk isgali kabul etmis fakat isgale hazir olmayan bir sekilde
yasarken, evinizin kapisinin ne zaman kirilacagini ve Amerikan
askerlerinin iceri dalip sizi ne zaman tutuklayacagini bilmezken
belirsizlik icinde yasadigimiz gunlerdendi.
Bir gun sabah saat 9'da kardesim yanima geldi ve Seyh Ebu Baser
Kalender camiinin Amerikanlar tarafindan basildigini ve Amerikanlarin
camiinin icini aradiklarini soyledi. Bunu duyunca hemen camiye kostum.
Caminin etrafinda Amerikan zirhli araclari ve askeri cipleri park
halindeydi. Bunun biraz uzaginda abim ve bir arkadasim cimlerin uzerine
oturmus huzun ve endise icinde olanlari izliyordu. Onlara gidip nicin
uzgun olduklarini sordum. Abim, "saat 8 bucuktan beri caminin
icindeler" dedi. Ben de ona caminin imaminin gelip gelmedigini sordum.
O da gelmedigini soyledi. Biz de oturup imam gelene kadar neler
olacagini ve Amerikanlarin camide ne aradigini ogrenmek istedik.
Caminin etrafinda buyuk bir kalabalik toplanmisti ve kalabaligin
cogunlugunu merakli kucuk cocuklar olusturuyordu. Arkadaslardan biri
bana gelerek cocuklari uzaklastirmami soyledi cunku Amerikanlar ufak
bir supheyle uzerimize ates acabilirdi ve cocuklar telef olabilirdi.
Birazdan disarida eli silahli bir Amerikan askeri gozuktu.
Cocuklari uzaklastirdiktan sonra geri dondugumde caminin imami gelmisti
ve Amerikan askerleriyle tercuman vasitasiyla konusuyordu. Amerikanlar
ona camide silah saklayip saklamadigini sordu. Imam ise camide hic
silah olmamasina ragmen Amerikanlara isyan etmis olmak icin "evet
camide gizledigimiz silahlar var" dedi. Onun imaninin bu derece olmasi
gercekten beni sok etmisti.
Birkac dakika sonra camiye giren imam daha sonra elinde Kuran-i Kerim
ile disari cikti ve Amerikanlara gostererek "iste bu en buyuk
silahimizdir" dedi. O anda Amerikan askerleri dehsete dusmustu ve sok
icinde birbirlerine bakiyor ne oldugunu anlayamiyorlardi.
O gunun ramazan sabahi olmasina ragmen irakli tercuman sigarasini
yakmisti ve oruc tutmadigini sanki gostermek istiyordu. Amerikan
askerleri de askeri kiyafetleri, botlari ve silahlariyla camiye girerek
iraklilara ve dinlerine ne kadar saygi gosterdiklerini belli
ediyorlardi.
Amerikanlar bir sure sonra elleri bombos olarak camiden disari
ciktilar. Camide silah bulamadiklari icin sinirlenmise benziyorlardi.
Yuzlerinde yenilgiyi okumak zor degildi. Sonra da araclarina atlayip
cekip gittiler. Biz kurtulduk diye sevinirken 15 dakika sonra geri
donduler. Camiye yine ayaklarinda askeri botlariyla dalan askerler
kelimelerle anlatamayacagimiz bir sekilde camiyi "aramaya" basladilar.
Camideki herseyi yikip dokuyor, resmen camiyi yagmaliyorlardi.
Raflardaki Kuranlar ve diger kitaplar bile yere yikiliyor, cami savas
alanina donuyordu.
Birazdan yine camiden elleri bos olarak disari cikan askerler bu kez
onceki seferden daha da sinirliydiler. Disarda toplanan kalabaliga
nefretle bakiyorlardi. Sanki hepimizi oldurecek kadar sinirliydiler.
Kalabaligin icine daldilar ve buradaki genclerden kafalarina
kestirdiklerini tutukladilar. Ben ve 3 yakin arkadasim da tutuklananlar
arasindaydik. Beni yere yatirdilar ve kafami yere koydular. Askerlerden
biri nefretle kafama basiyordu. Daha sonra gozlerimi bagladilar ve beni
araclarina attilar. Askeri usse ulastigimizda gozlerimi yeniden
cozduler. Bize duyduklari nefreti hissedebiliyorduk.
Bizi igrenc ve insan haklarina uymayacak bir sekilde aradiktan sonra
uzerimizdeki incecik elbiselerle sogukca bir odaya attilar. Odanin
soguklugunu kelimelerle anlatmak cok zor.
Gece boyunca soguktan hicbirimiz uyuyamadik. Sabah da yanimiza bir
Amerikan geldi. Gece boyunca hicbir sey yememistik ve sabah da oruc
tutuyorduk. Bizden bazilarimizi alip baska bir odaya goturup
sorgulamaya basladilar. Ben sorgulanan ilk grupta yoktum ama
sorgulananlarin bagirislari ve ciglik sesleri bizim odamiza kadar
geliyordu. Amerikanlar onlara agir iskence ediyor olmaliydi.
Daha sonra goturdukleri arkadaslarimdan birini odamiza geri getirdiler.
Iskencelerden bitkin bir haldeydi ve ayakta bile duramiyordu. Odaya
suruklenerek ve emekleyerek gelmisti. Her tarafi yara ve kan icindeydi
ve sanki konusacak hali bile kalmamisti. Sira benim sorgulanmama
gelmisti. Beni sorgulanacagim odaya aldilar. Icerde rutbeli bir
Amerikan askeri oturuyordu.
Bu askerin iki yaninda da iki tane iri yari Amerikan askeri duruyordu.
Subay bana bazi isimleri sayarak bu isimleri taniyip tanimadigimi
sordu. Gercekten de hicbirini tanimiyordum ve bunu da soyledim. Daha
sonra bana bagirarak "itiraf et pis terorist" dedi. Ben de "Ben bir
terorist degilim, tek sucum musluman olmamdi. Beni durup dururken
caminin onunde tutukladilar" dedim. Subay cok sinirlenmisti. Hemen
oturdugu sandalyeden kalkti, daha sonra sandalyeyi aldigi gibi kafama
gecirdi. Kafam kanlar icinde kalmisti, oyle ki onumu goremeyecek
haldeydim. Sonra bagirarak "simdi itiraf edecek misin" dedi. Ben de
"Allah'a yemin ederim ki hicbir sucum yok, terorist filan degilim"
dedim. Daha sonra bana tekrar tekrar sandalyeyle vurmaya devam etti. En
sonunda kanli bir et yigini seklinde yere yigilmistim. Sinirli bir
sekilde odadan cikan subay yanindaki diger askere birseyler soyledi.
Bunun uzerine o iki asker uzerime yuruyerek beni dovmeye basladi.
Migdeme ve kafama yumruklar indiriyorlardi. Bir sure sonra dayagi
hissetmemeye baslamistim. Bayilacak gibiydim. Daha sonra ben yerde
yatarken askerin biri vucudumun uzerine cikti ve silahini cikarip
kafama dayadi ve "senin mezarin burasi olacak" dedi. Benden terorist
oldugumu itiraf etmemi istiyordu. "itiraf et" diye var gucuyle bagirdi.
Beni dovmekten onlar bile yorgun dusmuslerdi.
En son hatirladigim sey bana "itiraf et" diye ucuncu kez bagirmasiydi.
Daha sonra ben "bir sey bilmiyorum" deyince kafama silahiyla vurdu ve
ben daha sonra bayilmisim. Ben ayilinca beni bir odaya goturduler.
Odada yerler kirik cam parcalariyla doluydu. Bana bu cam parcalarinin
ustunde yurumemi soylediler. Ben yururken ayagimin yakinlarina ates
aciyorlardi ve hizli yurumemi soyluyorlardi. Bir sure sonra dayanamayip
yine yere yigildim.
Daha sonra beni karanlik ve soguk bir odaya goturduler. Kafama siyah
bir maske taktilar ve beni falakaya tuttular. Epeyce uzun sure boyunca
ayaklarima odunlarla vurdular. Daha sonra beni yere yigilmis bir
sekilde biraktilar ve ertesi sabah gelip bir arabaya koydular. Bizi Ebu
Gurayb hapishanesine goturduler. Bunu daha sonradan ogrenmistik.
Bizi burada uc gruba ayirdilar. Bir kismimizin kiyafetlerini tamamen
cikardilar ve bu kisiler tamamen ciplak kaldi ve bir odaya kapatildi.
Bir kismimizi kiyafetleriyle beraber bir odaya attilar. Bir kismimiza
da kirmizi kiyafetler giydirip baska bir odaya kapattilar. Kendilerine
kirmizi kiyafet giydirilenlerden daha sonra hic haber alamadik.
Bunlarin olu mu hayatta mi oldugunu bile bilmiyoruz.
Ramadi, Bagdat, Tikrit, Felluce ve Irakin daha bir cok yerinden
esirlerle tanistik. O gun bir grup Irakliyla konusurken bana yapilan
iskencelerden bahsettim. Iraklilardan biri bana "merhametli gunlerine
denk gelmissin, sana fazla iskence yapmamislar" dedi. Bazilari
kendilerine yapilan iskenceleri anlattiginda agzim acik kalmisti. Bir
ornek vermek gerekirse Amerikanlar bir havuzu su ile doldurup havuza
elektrik veriyorlardi ve Iraklilari bu havuza atiyorlardi. Iraklilar
burada buyuk bir iskence cekiyordu. (tabi elektrik oldurecek seviyede
degildi ki iskence devam edebilsin)
Duydugumuza gore bazi kopekleri insanlara tecavuz edebilecek sekilde
egitmisler ve bazi esirlerin uzerine bu kopekleri saliyorlarmis.
Kopekler tarafindan tecavuz edilen iraklilara da rastladim yani.
Burada kadinlara yapilan iskence ve tecavuzlerden hic bahsetmek bile
istemiyorum. Kadin esirler hapishaneye girer girmez kendilerine zorla
sehvet arttirici ickiler veriliyor ve kendilerine ust uste askerler ve
kopekler tecavuz ediyor. Bazen bunlari bizim gozlerimiz onunde yaparak
bize de manevi iskence yapiyorlardi.
Hapishane icinde askeri bir mahkeme kurmuslar. Benim yargilanma siram
geldiginde yargic bana sucumun ne oldugunu sordu. Ben de "caminin
onunde beklerken askerler beni alip buraya getirdiler" dedim ve bana 4
ay hapis cezasi verdi. Demek ki hicbir sucun olmamasinin cezasi 4 aydan
basliyordu.
Hapishanedeki diger iskencelerin yaninda bir de aclik ve susuzluk
iskencesi vardi. Bunun disinda baska iskenceler de vardi. Mesela
sabahlari bizi ici buzlu suyla dolu bir havuza ciplak olarak
atiyorlardi. Hapisten ciktigimda benimle beraber cikan baska kisiler de
vardi. Biz hapisten ciktigimizda buyuk bir kalabalik bizi disarda
bekliyordu ve tekbir sesleriyle bizi karsiladilar.
Butun bu zaman boyunca ailemin bana ne oldugu konusunda hicbir fikri
veya bilgisi yoktu. Eve dondugumde fiziksel ve zihinsel olarak zarar
gormus bir haldeydim. Yine de ailem beni yine gordugu icin cok
sevincliydi. Duyduguma gore ben hapisteyken Amerikanlar evimize de
baskin yapmis ve yillardir calisarak biriktirdigimiz tum paraya ve bir
cok esyamiza el koymuslar. Benim hikayem bu kadar ama Irak'ta bundan
daha feci hikayelere sahip olan cok insan var. ...... |
|
|
| Başa dön |
|
commando
Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 11:25 Mesaj konusu: Re: Irak'tan Mektup var... Lütfen Okuyunuz... |
|
Bigboss demiş ki:
Birkac dakika sonra camiye giren imam daha sonra elinde Kuran-i Kerim
ile disari cikti ve Amerikanlara gostererek "iste bu en buyuk
silahimizdir" dedi. O anda Amerikan askerleri dehsete dusmustu ve sok
icinde birbirlerine bakiyor ne oldugunu anlayamiyorlardi.
Bigboss demiş ki:
Burada kadinlara yapilan iskence ve tecavuzlerden hic bahsetmek bile
istemiyorum. Kadin esirler hapishaneye girer girmez kendilerine zorla
sehvet arttirici ickiler veriliyor ve kendilerine ust uste askerler ve
kopekler tecavuz ediyor. Bazen bunlari bizim gozlerimiz onunde yaparak
bize de manevi iskence yapiyorlardi.
Ebu Garib Hapishanesi’nde gardiyan ve ABD askerlerinin işkence ve onur kırıcı hareketleri bireysel olarak yapmadığını belirten Kaysi, ‘’Tam aksine organize şekilde sistematik bir işkence uygulanıyor. Bunlar işkence konusunda eğitim almışlar’’ diye konuştu. Kaysi, ABD’nin Iraklılar’ı 26 ana hapishanede tuttuğunu, bunlarda 76 bölümün bulunduğunu belirterek, ayrıca değişik gruplara ait 150’ye yakın hapishanenin bulunduğunu da bildirdi. ‘’Resmi rakamlara göre ABD işgalcilerinin 300 bin Iraklı’yı tutukladığını’’ ifade eden Kaysi, şunları kaydetti:
‘’Olmadık nedenlerle Iraklılar tutuklanıyor. Dünya, Ebu Garib’e odaklanmış durumda, oysa Irak’ın tamamı hapishane haline geldi. Ebu Garib’de yapılanlar, diğer hapishanelerde yapılanların yanında eğlence gibi kalır. Diğerlerinde de çok büyük işkenceler yapılıyor, ama bunlar basına yansımıyor. Irak’ta Akra diye bir bölge var. Buraya ‘Akra’nın Guantanamosu’ deniyor.’’
Hacı Ali el Kaysi, Ebu Garib’de kaldığı koğuşun kadın mahkumlara 7 metre mesafede bulunduğunu da anlatarak, ‘’Burada kadınlara tecavüz edildiğine şahit olduk. Bağırarak yardım istiyorlardı, ancak tekbir getirmekten başka bir şey yapamıyorduk’’ diye konuştu. (aa)
Haçlı Seferinin ağızdan kaçırılmış bir gaf olduğuna inanabilen zevat Kurtuluş savaşında Amerikan mandası olmayı kabul etmeyi teklif edebilen truva atları, aynı satılmışlıkla yaşayadursunlar.. Yaşadıklarını sansınlar..
Ruhunu kaybetmiş milletin o ruhu vatanları ile birlikte tekrar kazanabilmek için çektikleri sıkıntıları unutmayın. Kendi vatanımızda asimile edilen gençler sıra bize gelince hangi tarafta olur acaba?
Amerika müttefikimiz mi? Külahım nerde?... |
|
|
|
| Başa dön |
|
rüya
Kayıt: 10 Temmuz 2006
Mesajlar: 2874
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 13:45 Mesaj konusu: |
|
yorm dahi yapamıyorum nerde insan hakları |
|
|
|
| Başa dön |
|
aRaCeLLy
Misafir
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 15:04 Mesaj konusu: |
|
Amerika dan NEFRET EDİYORUM |
|
|
|
| Başa dön |
|
Affedilmeyen
Misafir
Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 15:20 Mesaj konusu: |
|
Şüphesiz bu insanları tarifsiz bir azap beklemektedir. |
|
|
|
| Başa dön |
|
ruudVAN89
Misafir
Kayıt: 09 Nisan 2006
Mesajlar: 184
Nerden: Ankara
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 18:27 Mesaj konusu: |
|
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. (Nahl suresi 61.ayet) |
|
|
|
| Başa dön |
|
grace
Misafir
Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 18:27 Mesaj konusu: |
|
Gün olacak devran dönecek, müslümanların çektiği ızdırap ki şu anda Irak'ta had safhada bu; son bulacak... |
|
|
|
| Başa dön |
|
Affedilmeyen
Misafir
Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 18:57 Mesaj konusu: |
|
Eğer Irak'lı insanlar Amerika Irak'a girmeden hiç değilse ellerine bir silah alıp, karşı koymayı deneselerdi, işgal açısından pek bir şey değişmeyebilirdi ama aslında her şey farklı olurdu. Nitekim şu an direniş olsa da pek bir şey farketmiyor. |
|
|
|
| Başa dön |
|
jok3r_88
Misafir
|
| Tarih: 29 Nisan 2006, 19:01 Mesaj konusu: |
|
Baştan direnmemeleri de zaten öevcut yönetime karşı bi tepkiydi.Yani işlerine geldi.
Paylaşımın için sağol. |
|
|
|
| Başa dön |
|
commando
Misafir
Kayıt: 14 Nisan 2005
Mesajlar: 2133
|
| Tarih: 01 May 2006, 10:53 Mesaj konusu: |
|
Rahman ve Rahim olan Allah ın adıyla..
Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler.
(Bakara/11) |
|
|
|
| Başa dön |
|
|
|
| |