Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa


Google


Param var ama tüketmeye hakkım yok!


Orjinal başlığa gitmek için tıklayın

 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Hayatın İçinden
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
vişne



Kayıt: 25 Haziran 2003
Mesajlar: 575

Tarih: 22 Mart 2006, 11:58    Mesaj konusu: Param var ama tüketmeye hakkım yok!  


Kırmızı süveteri delik deşik olmasına rağmen hala üzerinde; ayakkabısı da yamalı. Sökük paltosunu, pantolonunu, yakalarını ters-yüz ettiği gömleklerini yıllardır kullanıyor. 10 yıldır hiçbir şey almamış üzerine. Karaca markasının ve TEMA Vakfı'nın kurucusu Hayrettin Karaca "param var ama tüketmeye hakkım yok" diyerek 'al tüket ve yok et' diyen tüketim toplumuna açtığı savaşla gurur duyuyor.


KOMŞUYA VER...
Dünyada tüm insanları doyuracak kadar yiyecek olduğunu ama gözü aç olanları doyuracak hiçbir şeyin olmadığını söyleyen Karaca, Türkiye'de bir zamanlar fakirleri aç bırakmayan kültürün nasıl yok olduğunu hüzünlenerek anlattı.
Televole kültürünün karşısında bir takım değerlerin yok olduğunu söyleyen Karaca, çocukluk günlerinin "komşuyu aç bırakmayan" kültürünün yeniden dirilmesiyle, açlıkla savaşılabileceğini söyledi.
"Dünya ikiye bölünmüş artık. Gözü açlar ve karnı açlar. İşte o gözü açları doyurmayacağız. Bunların farkına küçükken vardım. Dilim kültürüm gidiyor. Bağımsız bir Türkiye değiliz artık. En büyük acımız geri getiremediğimiz o kültürümüzdür." diyen Karaca şöyle konuştu:

"Ben bir kasaba çocuğuyum. Varlıklı bir ailenin çocuğuydum. Ama herkes eşit şartlarda oynardı sokakta. Bütün çocuklar gibi ben de yalınayak oynardım. Akşam olduğu zaman annem seslenirdi, avucuma bir kap sıcak yemek koyarlardı. Kulağıma eğilip, 'Komşu anneye götür' derdi. Etrafımızda bizi duyacak kimse yoktu ama, bu bana verilen 'Aman kimse görmesin Hayrettin' mesajıydı. Komşu annenin yağını,odununu kim alır, kimse bilmezdi. Paylaşma düzeni vardı, o kültürdü. Savaştan çıkmış bir Türkiye'de 'fakirim' diyen çoktu ama 'açım' diyen yoktu. Oradan aldım bu kültürü. Kaybolan budur, giden budur. Ama Anadolu'yu gezerken görüyorum ki, bu değerleri hala yaşatanlar var."

UTANIYORUM...

Tüketim toplumunun rezalet hale geldiğini Karaca:

"Akmerkez'in önünden geçmeye utanıyorum, nedir bu ışıklar, bu rezalet. 'Yılbaşı' demek, 'Al, tüket, yok et, yaşamı mahvet' demek. O yüzden bu yırtık kazağı gururla taşıyorum üzerimde. Global ekonomi insanları kullanıyor. Ama bakın beni kullanamıyor, çünkü izin vermiyorum. Çok da mutluyum. Bunu elimden hiç bir güç alamaz. İnanç herşeyi halleder"dedi.

"Açlıktan ölen her çocuğun katilleri vardır" diyen Karaca, ihtiyacından çok tüketerek sınıf atlamaya çalışanları suçladı. Karaca, "Bugünkü tüketim iki katına çıktığı gün, belki dünyada yaşam olmayacak. En büyük tehlike gıdada. Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 çocuğa eşdeğerde dünya nimetlerini alıp götürüyor" diyerek dünyanın düştüğü durumu gözler önüne seriyor.

TV SEYRETMİYOR...
Cep telefonu kullanmadığını, 5 yıldır TV izlemediğini belirten Karaca şöyle devam etti:

"Okumakla mükellefim. Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var. Malını mülkünü verirsin orada biter borcun. Mesela Yalova'daki botanik bahçemi vakıf yaptım ama borcum bitmedi topluma. Şimdi borcumu bilgi sahibi olarak ve bunu aktararak ödüyorum. Okumak ibadettir. Okumamak cumhuriyete ihanettir."

Oğlunu, eşini ve annesini kaybeden Hayrettin Karaca, "acılar karşısında isyan ederek hiçbir şey kazanamazsınız, elde olan bir şey değil çünkü bu. Ben acıyı da, mutluluğu da kabulleniyorum. Ama acılar hafızadan hiç çıkmaz" dedi.

185 MİLYON AFRİKALI HERGÜN AÇLIKTAN ÖLME RİSKİ İLE YAŞIYOR...

Dünyanın durumunu değerlendiren Karaca şu yorumlarda bulunuyor:

"Birleşmiş Milletler 2004 Kalkınma Raporu'na göre, Afrika'da 323 milyon insan günde 1 dolardan az bir gelirle geçimini sağlıyor. Temiz su kaynağından mahrum 273 milyon kişi bulunmakta. İlkokul çağında okula gidemeyen 44 milyon çocuk var. Yetersiz beslenmeden kaynaklanan ölüm riski altında yaşayan Afrikalıların sayısı 185 milyon. Her yıl beş yaşının altında ortalama beş milyon çocuk ölüyor. Zengin ülkeler yıllık gelirlerinden yüzde 0,7'sini kurtarma amaçlı projelere yönlendirseler bu sorunların hepsi ortadan kalkabilir."


"BİR" ÇOK GÜÇLÜDÜR.....

"Benim de vardı 40 tane kravatım. O zaman 30 yaşındaydım. Ben de tükettim, ama bilerek yapmadım bunu." diyen Karaca, "Artık farkına vardım bunun. Ne zamandır alışveriş yapmadığımı hatırlamıyorum, kendime sadece kitap alıyorum. Nedir benim ihtiyacım? Doymam, sağlığım, barınmam, kuşanmam; bunun dışında hiçbir şey tüketmeye hakkım yok. Gömleklerim var, yakası çevrilmiştir, ayakkabılarıma bakarsanız, altı yamalıdır. Dokuz senedir bu pantolonu giyerim, paltom yırtıktır. Param var ama tüketmeye hakkım yok! Bunu herkes yapabilir. "BİR" çok güçlüdür. Atatürk bir kişiydi. Herşey "bir" ile başlar. Bir yoksa iki olmaz. Ben de yakınlarıma örnek olmaya çalışıyorum" diyor.

Başa dön  
Affedilmeyen



Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)

Tarih: 22 Mart 2006, 13:00    Mesaj konusu:  

Hayrettin Karaca güzel şeyler anlatmış da, şimdi savurgan olmamayı cimrilikle karıştırmayalım. SAvurganlık çok kötü bir şey, tamam ama 10 sene boyunca insan üstüne başına hiç mi bir şey almaz?
Başa dön  
dJ4



Kayıt: 24 Haziran 2003
Mesajlar: 4044
Nerden: Real World

Tarih: 22 Mart 2006, 23:09    Mesaj konusu:  

Eskiden kölelik vardı şimdi yok diyorlar aksine şimdiki kölelik çok daha ağır şartlara sahip. Bazı güçler baskın olup kölelik şöyle dursun bir yolunu bulup zayıfı tamamen yok etmek istiyor hal böyle olunca "ya bize katıl ya yok ol mantığı hakim". Bizim algılayamamakta ısrar ettiğimiz nokta ise eğer onlardan biri olarak doğmadıysan asla onlara katılamayacağın gerçeği.

Affedilmeyen kardeşime gelince bir yola baş koymakla cimriliki arasındaki farkı anlayabilmen için daha zamana ihtiyacın olduğun söylemek istiyorum, bunu yapıcı bir eleştiri olarak algıla, kesinlikle seni kırmak istemem ;)
Başa dön  
Affedilmeyen



Kayıt: 24 Ocak 2006
Mesajlar: 5880
Nerden: Kime Ne :)

Tarih: 22 Mart 2006, 23:12    Mesaj konusu:  

Hayrettin Karaca savurganlığa karşı savaş açmış, tamam, böyle bir yola baş koymuş ama gerektiği gibi harcama yapmak diye bir şey var. Savurgan değilim diye hiç harcama yapmamak, nedir size göre?
Başa dön  
dJ4



Kayıt: 24 Haziran 2003
Mesajlar: 4044
Nerden: Real World

Tarih: 22 Mart 2006, 23:23    Mesaj konusu:  

Hayrettin Karacayı uzun yıllardır tanıyan biriyim, herzaman kendisi için değil başkaları için, ülkesi için yaşamayı benimsemiş birisi, ama anlamak kolay değil tabi, dediğim gibi şuanda sana anlatabilmemde pek mümkün olmayabilir bazı şeyleri anlatabilmek için sözler yetersiz kalır ...
Başa dön  
ushuaia



Kayıt: 15 Şubat 2006
Mesajlar: 2723

Tarih: 23 Mart 2006, 10:03    Mesaj konusu:  

Sayın Karaca ile Affedilmeyen kardeşimizin arasındaki yaş farkı bütün olayı özetliyor. Her ikisi de kendi yaşına göre düşünüyor ve yapıyorlar. Bana göre her ikisi de kendine göre doğru yapıyor....
Başa dön  
Google
 
       Türkiye Forum Arşivler Ana Sayfa -> Hayatın İçinden
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)



Powered by phpBB Search Engine Indexer
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group :: FI Theme
:: Tüm saatler GMT +2 Saat

  
eXTReMe Tracker