Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
suya bir taş attım
umutlarım dalgalara dağıldı
güneş bana çok uzak
ay uykusuzluklardan bıçak
gökyüzü üzerime yıkıldı
seni anımsadım
canım sıkıldı
bugün canımı yaktı uzaklığın
kavun-karpuz sen koktu çünkü
deniz yansıttı ürpermelerle gülüşünü
yağmur hep sen yağdı
sellerle taşıdı gelmeyişlerinden ölümü
bugün canım sıkıldı
çay yaptım
bardak bardak içtim seni
ağzımı yaktı sıcaklığın
elmaların tadında sen vardın
kapımı kapattım
içerde kaldın
Ayrılık Günü
Söylenecek çok şey vardı elbette
Boğazıma düğümlendi sözlerim
Saklamak zor oldu gözyaşlarımı
Bugün böyle, yarın nasıl gizlerim?
Geçen her an; deli gibi özlerim.
Çöküp kaldım oracıkta öylece
Bedenimi taşımadı dizlerim…
Bir sigara yaktım, içtim mi bilmem?
Hiçbir şeyi görmüyordu gözlerim
Geçen her an; deli gibi özlerim.
Bâzı gitmelerin dönüşü olmaz
Bende kaldı; acı, tatlı sözlerin
İçimdeki yangını târif edemem
Damla, damla anlatıyor gözlerim
Geçen her an; deli gibi özlerim.
Değişsin mevsimler, yıllar bana ne
Tadı çıkmaz; baharların, yazların
Sensizliğin acısına ilâç yok…
Yok karşımda senin güzel gözlerin
Geçen her an; deli gibi özlerim.
__ALINTI__
Kayıt: 09 Haziran 2005
Mesajlar: 7794
Nerden: Ankara
Tarih: 06 Temmuz 2008, 02:59 Mesaj konusu:
al tanrım bu canı
bu canı sen verdin.
ben istemem onsuz canı
canımı al onu geri ver.
dünya güzelliği görmesin gözlerim
dünya güzel değil o gideli..
gözlerim görmesin..
dilim sevdiğini ondan başkasına söylemesin.
söylerse bir daha söz ne bilmesin.
sevda adın sevdiğim..
Kayıt: 09 Haziran 2005
Mesajlar: 7794
Nerden: Ankara
Tarih: 06 Temmuz 2008, 10:00 Mesaj konusu:
Yeni yetme hüzünlere müptela,
kendimden sorumsuz günler,
aynaya bakmaya mecalim yok..
Kıştır belki, yağmurdur bu efkar,
geçer mi derdim;
geçmez ki derdim..
Duvarların var, cevaplarım yok..
Bugün de günlerden sensizlik,
hiç kutlu olmamış bir kimsesizlik..
Sabahlar da esmerse artık gecelere inat,
şımarmaya yüz tutmuş buram buram..
Beyaz bir buluta hasret içimdeki gökyüzü,
ama ihtimalim yok..
Çerçevesiz vuslatlara gebe,
bir kekremsi dua dilimde..
Karalar kuşanmışlığıma ve
gereksiz kafiyelerime mecbur bu hal,
gittikçe bitmiyor bu yol..
Kaç gecedir uykum yok,
düşlerim yok,
üstelik düşmüşüm kaldıranım yok..
Evcil kılıklı bir sukunet bu, umursa beni..
Başıboş temenniler biriktirdim ama
sözcüklerle çürümüyor hasretine biriken acılar..
Saatim yok
gerçi vaktim de yok..
Kayıt: 19 Ocak 2007
Mesajlar: 145
Nerden: ordan burdan şurdan.....
Tarih: 08 Temmuz 2008, 23:03 Mesaj konusu:
Aşk, iki kişiliktir
Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar.
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar.
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini,
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten.
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar.
Boşanır keder zincirlerinden
Sular, tersin tersin akar.
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar.
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken.
Çünkü, hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını.
Severken hiçbir böcek,
Hiç bir kuş yalnız değildir.
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk, iki kişiliktir.