| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
kingarthur
Kayıt: 06 Şubat 2005
Mesajlar: 1751
Nerden: NİŞ@NT@ŞI
|
| Tarih: 21 Şubat 2006, 21:26 Mesaj konusu: Can DÜndar' Dan GÜzel Bİr Yazi... |
|
DUDAKLA BARDAK ARASI
Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim,
yeni yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş.
İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de kölelerini hiç
dinlenmeden
çalıştırıyormuş.
O zavallı kölelerden biri, birgün pek bitkin düştüğü için
dayanamaz ve zalim krala:
- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim?
Siz bu bağın üzümlerinden yapılacak şarabı
hiçbir zaman içemeyeceksiniz ki !.. deyivermiş.
Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış.
Nihayet gün gelip üzümler yetiştikten sonra,
kral köleler de dâhil herkesin hemen toplanmasını emretmiş.
Bir müddet sonra da o bağın
üzümlerinden yapılmış şaraptan bir bardak
getirilmesini emretmiş. Daha önce kehanet gösterisinde
bulunan köleyi de huzuruna çağırtmış.
Şarap bardağını eline alarak:
- Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman içemeyeceğimi
tekrar iddia edebilir misin? diye sormuş.
Köle şöyle cevap vermiş:
- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem.
Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur.
O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem!
Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın adamlarından
biri girmiş.
Bir yaban domuzunun bahçeye girdiğini ve asmaları kırıp
döktüğünü
söylemiş.
Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden
hemen dışarı fırlamış.
Bahçede domuzun bulunduğu yere koşmuş.
Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele başlamış.
Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı dişleriyle,
Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep olmuş.
Kral bostanda, bardak masada kalmış...
Şu söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:
"Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den,
Nasip değil ise ne gelir elden?"
Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın.
Sıkıca asılın onlara tıpkı hayata asıldığınız gibi...
Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır..
Hayatı çok hızlı koşmayın,
nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.
Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması
gereken
güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Dün tarih oldu...
Yarın bir sır...
Bugünün kıymetini bilin.
Sevgiyle Kalın ....
Can DÜNDAR |
|
|
| Başa dön |
|
dJ4
Kayıt: 24 Haziran 2003
Mesajlar: 4044
Nerden: Real World
|
| Tarih: 22 Şubat 2006, 07:03 Mesaj konusu: |
|
İnsanlar koşuşturmacanın o kadar esiri olmuşlar ki ben düşünüyorum bazen daha uzun sürede gitmek istediğimiz daha uzun zaman içinde yapmak istediğimiz şeyler o kadar çabuk oluyor ki, kalan zamanlarımızı can sıkıntısıyla geçiriyoruz ... Hayatı biraz rolentiye almak lazım ... |
|
|
|
| Başa dön |
|
KuPe
Kayıt: 05 Eylül 2005
Mesajlar: 1216
Nerden: İZMİR
|
| Tarih: 22 Şubat 2006, 20:28 Mesaj konusu: |
|
eline sağlık.. |
|
|
|
| Başa dön |
|
grace
Kayıt: 13 Şubat 2006
Mesajlar: 3675
|
| Tarih: 07 Mart 2006, 16:05 Mesaj konusu: |
|
Katılıyorum; kıymeti bilinmeli ama geleceğin de bir gün gelebileceği düşünülerek yaşanmalı bugün... |
|
|
|
| Başa dön |
|
Nefertiti
Kayıt: 19 Aralık 2005
Mesajlar: 2299
Nerden: her an her yerden
|
| Tarih: 07 Mart 2006, 16:13 Mesaj konusu: |
|
çok güzel bir yazıymış Kingarthur ancak okudum..Ellerine sağlık..:thumbup:
gelecek için tasalanarak bugünü mahvetmek de olmaz, bugünü yaşayacağım diye yarını tehlikeye atmak da..dozu iyi ayarlayıp kıymet bilerek yaşamak gerek..eğer o dozu tutturabilirsek, ne yaptıklarımızdan ne de yapamadıklarımızdan dolayı pişmanlık duymayız.. |
|
|
|
| Başa dön |
|
|
|
| |